TVRadyo
Ali Tezel
Ali Tezel

Teşvik için ortağın borcunun önemi yok ama gel de anlat

Yasa, "İşverenin borcu yoksa teşvikten yararlanır" diyor. SGK ise genelgeyle şirketin ortak, yönetici, işveren vekili, üst düzey yöneticilerinin de hem Bağ-Kur hem işyeri SGK borcu olmaması şartına bağlamış

Ali Bey, mükelleflerimizi 6486 sayılı teşvikten yararlandıramıyoruz. Çünkü şirket ortaklarının başka şirketlerden doğan sigorta prim ve Bağ-Kur borcunun olmaması gerekiyor. Biz hangi ortağın diğer şirket ortaklıklarından doğan borcunu takip edebiliriz? Yedi tane yararlanması gereken şirket var fakat ortaklarının Bağ-Kur borcu veya başka şirket ortaklığından kaynaklanan borç yüzünden yararlandıramıyoruz. Bu sorunu sizin gündeme getirmenizi istiyoruz. Sizin yaptığınızı ne TÜRMOB ne
de ticaret odaları yapabiliyor. Sizin kaleminiz medyalarda yer alıyor. İlgilenirseniz sevinirim. İsmi Saklı
Sayın okurum, hakkımdaki değerlendirmeleriniz için teşekkür ederim. Konunuza gelince, evet bahsi geçen 6486 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 81.maddesinde değişiklik yapılmış ve teşvik sistemi getirilmiştir. SGK ise çıkardığı genelgeyle durumu içinden çıkılmaz hale getirmiştir.
İlgili maddeye göre;
"... i) Özel sektör işverenlerinin yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak yurtiçinden götürülen sigortalılar için, bu maddenin (f) bendine göre prime esas kazanç üzerinden ödenecek primin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazine'ce karşılanır. Bu bent hükümlerinden faydalanabilmek için; çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak işverenler tarafından bu kanun uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde kuruma verilmesi, bu sigortalılara ilişkin olarak yatırılması gereken sigorta primi tutarlarının Hazine'ce karşılanmayan kısmının yasal süresi içinde
işverenlerce ödenmiş olması ve bu işverenlerin kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması şarttır..."

MADDE, 'İŞVERENİN BORCU OLMASIN' DİYOR
Madde metninden de görüleceği üzere adı geçen teşvikten yararlanmak için teşvikli belge, e-bildirge edecek işverenin (şirketin veya gerçek kişi işverenin) kuruma prim borcu olmaması şartı vardır. Ancak, SGK'nın primlerle ilgili biriminde okuduğunu anlamaktan uzak, yasa yorumlamaktan aciz kişiler de olduğu için çıkardıkları genelge tamamen yasadışıdır.
Şöyle bir düşünün; borsaya kote olmuş bir anonim şirketin yüz binlece ortağı var; teşvikten yararlanmak için önce yüz binlerce ortağın kim olduğunu belirleyecek sonra da SGK'ya borçları var mı bakacaksınız. Mantıklı mı? İnsan olan, azıcık aklı olan bu tür genelge yazar mı?
Genelge bu konuyla ilgili diyor ki; (bkz. 201330)
"Bu nedenle, 46486/56486/66486 sayılı Kanun numaralı aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlendiği işyerinden dolayı Kurumumuza yasal ödeme süresi geçmiş prim ve idari para cezası borcu bulunmadığı halde, kendi adına tescil edilmiş diğer işyerleri ile ortak, üst düzey yönetici, işveren vekili ve aracı olarak işlem gördüğü işyerlerinden kaynaklanan yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile işverenin gerçek kişi olması halinde ayrıca kendi sigortalılığından kaynaklanan 5510/4-1-b kapsamındaki yasal ödeme süresi geçmiş prim borçlarının toplamı (gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte) 16 yaşından büyükler için belirlenmiş aylık asgari ücretin brüt tutarını aşan işverenlerce, bahse konu sigorta primi teşvikinden yararlanılmaması gerektiğinden, bu işverenlerce aylık prim ve hizmet belgelerinin Kurumumuza gönderilmesi sırasında 46486/56486/66486 sayılı Kanun numaralarının seçilmemesi gerekmektedir..."

Yukarı