TVRadyo
Ercan Kumcu
Ercan Kumcu

Cari açığın finansmanı iyileşiyor mu?

Son yayınlanan ödemeler dengesi verileri ekim ayında da, ağustos ayında olduğu gibi, cari işlemler açığının çok önemli bir bölümünün döviz rezervlerinin azalması yoluyla finanse edildiğini gösteriyor.
Ekim ayında cari işlemler açığı 4.1 milyar dolar oldu. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile portföy yatırımları ve dış borçlanmaları içeren sermaye hesabı net bazda 481 milyon dolar açık verdi. Yani, ekim ayında net borç ödeyicisi durumundaydık. Net hata ve noksan kalemi 1 milyar dolar kadar cari işlemler açığının finansmanına yardım ederken, döviz rezervlerindeki azalma 3.7 milyar dolar oldu. Kısacası, ekim ayında cari işlemler açığının dörtte üçünden fazlası döviz rezervlerinin azalması yoluyla finanse edildi.
Bu durum, çok sağlıklı diyemeyeceğimiz gibi, sürdürülebilir de değil.

SAĞLIKLI FİNANSMAN
Dış açıkların finansmanının mutlak olarak sağlıklı olup olmadığı göreli bir kavram. Ama, bir durumun diğerinden daha az sağlıklı olduğu konusunda görüş birliği sağlanabilir. Örneğin, en sağlıklı dış açık finansmanı doğrudan yabancı sermaye yatırımları yoluyla gelen finansmandır. Bu kalemden gelen para yetmiyorsa, daha az sağlıklı olan finansman borçlanma dahil diğer kaynaklardır.
Bu kalemi de üç kısımda görebiliriz. Doğrudan kısa ve uzun vadeli borçlanma ile sermaye piyasalarından dış kaynak girişleri (portföy yatırımları). Portföy yatırımları, vadeleri uzun da olsa, girip çıkması her an mümkün olduğundan oynaklık arz eder ve çok fazla güven duyulabilecek bir kaynak girişi olarak görülmez. Çok çabuk terse de dönebilir. Borçlanma içinde en sağlıklısı doğal olarak uzun vadeli doğrudan borçlanmadır. Bu kalem de yetmediğinde, net hata noksan kaleminden girişler kötünün iyisi olarak kabul edilebilir. Dış kaynağın hangi kalemden geldiği bilinmese de, bir çeşit borçlanma olarak kabul edilebilir. En kötü dış açık finansmanı döviz rezervlerinin azalmasıdır.

 

 

İNİŞİN HABERCİSİ
Tabloda 2010 yılının tümü, bu yılın ilk yarısı ve bu yılın son dört ayına (temmuz-ağustos-eylül-ekim) yönelik cari işlemler açığı ve açığın finansman kalemleri gösteriliyor. Bu tabloya bakarak ve çeşitli finansman yollarının göreli sağlıklılığını göz önüne alırsak son aylarda cari işlemler açığının finansmanının daha sağlıklı hale geldiğini iddia etmek biraz zor.
2010 yılının tümünde ve bu yılın ilk yarısında yaklaşık aynı düzeyde cari işlemler açığı verdik. Ama, iki dönemde de cari işlemler açığının üzerinde finansman sağladık. Dolayısıyla, net hata noksan kaleminden gelen dövizlerle beraber döviz rezervlerimiz arttı. İki dönem arasında finansman kalemlerinin alt başlıkları arasında da çok büyük bir fark yaşanmadı.
Bu yılın temmuz-ekim dönemini kapsayan dört aylık dönem diğer dönemlerden çok farklı. Cari işlemler açığının finansmanında radikal bir değişim yaşandı. Bu dönemde dış kaynak girişi cari işlemler açığının yüzde 40'ı civarında. Portföy yatırımlarından giriş değil, çıkış söz konusu. Doğrudan borçlanmalar da radikal bir biçimde azalmış. Net hata ve noksan kaleminden girişler yetmemiş, döviz rezervleri son dört ayda 7 milyar dolar kadar azalmış.
Bu farklara bakarak, cari işlemler açığının finansman kalitesinin bozulduğu ve açığın geçmişe göre daha da sürdürülemez hale geldiği sonucuna varabiliriz. Türkiye ekonomisinin inişe geçmesi bu durumun devamı halinde gerçekleşecek. İnişin sertliği finansman yapısının ne denli sert olarak kötüleşmesine (döviz rezervlerinden yeme ihtiyacının artmasına) bağlı.

Yukarı