TVRadyo
Ercan Kumcu
Ercan Kumcu

Kısa vadede ekonomik görünüm

Piyasalara henüz yansımamış da olsa, Euro Bölgesi’ne yönelik temkinli bir iyimserlik var. Son liderler toplantısında kurtarma fonlarının faizleri yükselen ülkelerin bonolarını ikinci piyasada alabileceği yönünde yapılan açıklama günü kurtarabileceği için olumlu karşılandı. Euro genelinde bankaların birliğini oluşturma yönünde de adımlar atılabileceği beklentisi moralleri düzeltti. Avrupa Merkez Bankası’nın daha fazla ve ucuz para basmaya niyetli olduğu görüntüsü de beklentilere olumlu katkı yaptı.

Daha ortada elle tutulur bir şey yok. Uygulama zaman alabilir. Yine de, kısa dönemde daha fazla bir iyimserlik oluşabilir. Finlandiya ve Hollanda gibi ülkelerin kurtarma fonlarının bono alımına muhalefet ettikleri kesinleşirse, moraller bozulup İtalya ve İspanya gibi ülkelerin faizleri yeniden yıllık yüzde 7 düzeyini deneyecektir. Aynı şekilde, Almanya’nın bankaların birliğine ve ortak bono çıkarma fikrine soğuk bakmaya devam ettiği anlaşılırsa, geriye dönüş çabuk olacaktır.

Amerika ve Avrupa’da merkez bankaları yeni parasal genişleme seçeneğini açık bırakmaya devam edecek gibi görünüyor. Merkez bankalarının bu duruşu da ileriye dönük fiyat beklentilerinin olumlu olmasına katkı yapabilir. Dolayısıyla, sonbahara kadar oynak, ama genelde çok olumsuz olmayan bir dış dünya gözleyebiliriz. En azından Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler gelişmişlerden olumlu yönde ayrışmaya devam edecek gibi görünüyor.

TÜRKİYE EKONOMİSİ

Yurtdışı gelişmelere çeşitli açılardan endeksli olan Türkiye ekonomisi de, en azından çok olumsuz olmayan yurtdışı koşullardan olumlu yönde etkilenebilir. Türkiye ekonomisinin yurtdışı koşullardan olumlu etkilenmesi iki önemli değişken üzerinde oluyor: yurtdışı kaynak girişinde bir sorun olmaz ve döviz kurlarının artması söz konusu olmaz. Ekonomik büyüme büyük bir olasılıkla yılın ilk üç ayında dip yaptı. İkinci üç ayda az da olsa ekonomide bir kıpırdanma olmuş olabilir. Cari işlemler açığının aylık bazda artması pahasına ekonomik büyümenin önümüzdeki üç aylarda yüzde 4, hatta üzerinde olması siyasi açıdan da arzu edilen bir gelişme. Merkez Bankası da kısa vadeli faizleri bugünkü düzeylerinden daha aşağıda tutarak kendi olanakları içinde ekonomik büyümeye destek verebilir. Popüler deyimle, Merkez Bankası’nın manevra alanı genişledi. Merkez Bankası iki açıdan büyük bir olasılıkla kendini rahat hissediyor. Birincisi, beklenmedik bir şok yaşanmadığı takdirde, enflasyon önümüzdeki dönemde, özellikle ekim ayında yıllık bazda bugünkü düzeyinden daha aşağı olacak. Belki yıl sonuna gelindiğinde enflasyon hedefi tutturulamayabilecek, ama en azından çift haneli enflasyondan uzakta kalınacak. İkinci önemli parametre döviz kurları üzerine yaşanabilecek yukarı yönde bir baskının olup olmayacağı. Yurtdışı kaynak girişinde bir sorun olmadığı takdirde, Merkez Bankası bu konuda da rahat. Sonuçta, kısa vadeli faizleri daha dar bir aralıkta, ama bugünkü düzeyinden daha düşük tutmak kısa vadede önemli bir risk yaratmıyor.

AVRUPA ‘DEMOKLESİN KILICI’ DURUMUNDA

Kısa dönemde, özellikle sonbahar aylarında bu olumlu tabloyu bozabilecek olası dış gelişmeler oldukça fazla. Amerika’da kamu finansmanına yönelik atılması beklenen adımların gecikmesi “mali uçurum” denen fiskal (maliye) sıkılaştırmayı gündeme getirebilir. Yalnızca bu gelişme dahi küresel ekonomik görünümü allak bullak edebilir. Başta Çin olmak üzere Güneydoğu Asya ekonomilerinden büyüme konusunda olumsuz haberler yoğunlaşabilir. Ortalık allak bullak olmayabilir, ama moraller bozulur. Euro Bölgesi’nin sorunlarının çözümü yönünde henüz elle tutulur bir gelişme ufukta görünmüyor. Yunanistan ekonomisinin hedefleri gerçekleştiremediği ya da Portekiz’in zorlandığı gibi haberler moralleri bozabilir. Daha da önemlisi, İspanya ve İtalya gibi ülkeler mali destek isteme durumuna düşebilir. Küresel ekonomik görünüm yine kararabilir. Avrupa için “Ancak yanlış yapabilme olanakları tükenince doğruyu bulurlar” derler. Son 3-4 yıldır Avrupa bunu bir kez daha kanıtladı. Avrupa’da çözüm uzun sürecek. Dolayısıyla, küresel riskler uzun süre “Demoklesin kılıcı” gibi başımızın üzerinde sallanıp duracak.

Yukarı