TVRadyo
Ercan Kumcu
Ercan Kumcu

Merkez bankaları ve altın

Dünya ticaretinin neredeyse yüzde 90’ı dolar ve Euro cinsinden fiyatlanıyor ve ödemelere konu oluyor. Son yıllarda iki para da itibar kaybediyor. Küresel krizle beraber piyasaların dolara boğulması doların güvenilirliğini sorgulatmaya başladı. Yunanistan’da başlayan “borç krizi” giderek diğer Euro Bölgesi ülkelerine de yayılıyor.

Euro dünyaya gelişinden on bir yıl sonra itibar kaybetmeye başladı. Kendilerine öz sorunlarıyla dünya ticaretine egemen iki para da iyi durumda değil. Birbirleri arasındaki parite bugünlerde çok oynak. Biri hakkındaki kaygılar diğerinin değer kazanmasına yol açıyor ya da tersi. Birinin değerlenmesi kendi dinamiklerinden değil, diğerinin zayıflamasından kaynaklanıyor. Artık önemli olan dolar ve Euro’nun diğer paralar cinsinden değeri. Son dönemde iki para da İsviçre Frangı, Japon Yeni ve altın karşısında küçümsenmeyecek boyutlarda değer yitirdi.

REZERVLER VE ALTIN ALIMI
Dünyada merkez bankalarının tuttuğu uluslararası rezervlerin çok büyük bir bölümü dolar ve Euro’dan oluşuyor. İki paranın da giderek değer yitirmesi merkez bankalarını yeni arayışlara sokuyor. Henüz hiç kimse panik yapmıyor. Ama, altın giderek döviz rezervlerinin değerlendirilmesine yönelik daha çekici hale geliyor. Halbuki, 1980’li yıllarda birçok merkez bankası altın satıyordu. Geçenlerde Tayland’ın bu yıl içinde üçüncü kez dolar alımı yaptığı haberi geldi. Aynı şekilde, Güney Kore, Rusya, Kazakistan, Yunanistan, Ukrayna, Hindistan ve Çin’in de döviz rezervleri içinde altının payını artırdıkları biliniyor. Dünya Altın Konseyi raporuna göre, bu yılın ilk yarısında merkez bankaları tüm 2010 yılında aldıkları altından daha fazla altın alımı yaptılar.

Tabloda çeşitli ülkelerin para olarak tuttukları döviz rezervleri, troy ons cinsinden altın rezervleri, 1536.6 dolardan değerlendirilmiş dolar cinsinden altın varlıkları ile altın varlıklarının toplam altın ve döviz rezervleri içindeki payı gösteriliyor. Farklı merkez bankaları bilançolarında altını farklı fiyatlardan değerlendiriyorlar. Karşılaştırılabilir olması için tabloda altın her ülkede aynı fiyattan değerlendirildi. Kabul edilen fiyat İsviçre Merkez Bankası’nın Haziran 2011 için bilançosunda altın rezervlerini değerlendirdiği fiyat. Toplam uluslararası rezervler içinde altının payı en yüksek ülkeler Amerika, Avrupa Merkez Bankası, İsviçre, İngiltere, Güney Afrika ve Filipinler.

Amerika ve Avrupa ülkelerinde altın rezervlerinin payının yüksek olması 1970’li yıllara kadar devam eden altın standardından geliyor. Döviz rezervleri hızla artıp da altının toplam rezervler içinde payı düşük olan ülkeler arasında Brezilya, Hindistan, Endonezya ve Çin gibi ülkeler var. Bu ülkeler göreli olarak yeni döviz rezervi zenginleri. Rezervleri arttıkça son yıllarda altın almaya başladılar. Önümüzdeki dönemde bu ülkelerin altın alımı hızlanabilir. Rezervleri hızla artıp toplam rezervleri içinde göreli olarak altının payı düşük olan ülkelerin altın piyasasındaki hareketleri artık daha önemli olmaya başladı.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
07 Ağustos 2011 Pazar, 19:13 Misafir abd'de gold anti-trust diye bir kuruluş var. bu kuruluşa göre abd merkez bankası fed kağıt üzerinde 8133 ton gözüken rezervinin 7000 tonunu kredi veya leasing olarak elden çıkarmış. yani 7000 ton altın için fiziksel mülkiyete sahip değil. ilk bakışta komplo teorisi gibi gözükebilir ama adamların sundukları bilgi ve belgeler hiç fena değil. aynı şeyin alman merkez bankası bundesbank için de geçerli olduğunu söylüyorlar. eğer doğruysa asrın skandalı olur.
Yukarı