TVRadyo
Hakan Özyıldız
Hakan Özyıldız

Özel sektörün dikkat çeken yatırım iştahı!

Büyüme verileri açıklanınca en çok özel sektör yatırımlarında görülen ivme ve stok birikiminde görülen artış dikkatimi çekti. Stoklar son iki çeyrektir büyümeye pozitif katkı yapıyor, öncesinde yedi çeyrek boyunca stokların büyümeye katkısı negatifti. Uzmanlar bu hareketleri kısmen altın ihracat ve ithalatı gelişmelerine bağlıyorlar. Altın ihracatının stok azalışı, altın ithalatının ise stok artışı şeklinde göründüğünü söylüyorlar. Tamam, bir bölümünü böyle açıkladık diyelim. Peki, kalanı için ne söylenebilir? Tam bir cevap bulabilmek için sektör bazında stok bilgisine sahip olmak lazım. Örneğin, inşaat sektöründe aşırı stok oluşumu varsa sektörü biraz daha yakından izlemek gerekecek.

YİD VE KÖİ YATIRIMLARI

İnşaat deyince. Sektördeki büyüme hızı oldukça artmış. Geçen yıl yüzde eksi 0.8 ile artı 2.4 arasında büyüme hızı gösteren sektör bu yılın ilk üç çeyreğinde, sabit fiyatlarla sırasıyla yüzde 5.9, yüzde 7.6 ve yüzde 8.7 oranında büyümüş.

Genel olarak yurtdışındaki ekonomik belirsizliklerin azalmasının beklendiği, içeride de seçim dönemine girilmesinin oluşturduğu bir ortamda, özel sektörün bu kadar yatırım iştahının olması ilginç. Sıra dışı bir davranış biçimi.

Gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için bir de BDDK’nın kredi rakamlarına göz attım. Bankaların verdiği yabancı para spot kredilerde aylık artışlar, mayıs ayında yüzde 13, ağustos ayı yüzde 7; nisan-ağustos arasında toplam yüzde 25 olmuş. Sayısal olarak Nisan 2013 tarihinde toplam 54.5 milyar dolar olan yabancı para spot kredi stoku ağustosta 69 milyar dolara ulaşmış. Bazı uzmanlar bu kredilerin bir bölümünün, kamu garantili “yapişlet-devret” ve “kamu-özel işbirliği” programları kapsamında yapılan hastane, köprü ve diğer projeler için kullandırılan krediler olduğunu söylüyorlar. Eğer bu doğru ise özel sektör yatırımı olarak görünen harcamalar aslında, doğrudan olmasa da kamu yükümlülüğü olarak değerlendirilebilir. Kamu dengelerinde yatırım harcaması olarak görünmese de devlete ait koşullu bir yükümlülük olduğunu söyleyebiliriz. Bu köşede defalarca yazdım. Koşullu yükümlülükler, özellikleri gereği doğrudan bütçe açığında değil bütçe dışında yer alıyor.

TOKİ YATIRIMLARI VE AÇIKLARI

İnşaat ve bütçe dışı işlem diye araştırmaya başlayınca karşıma TOKİ çıktı. Klasik görevi sosyal konut üretimi olan kurum “son yıllarda kamu kurumlarının arsaları karşılığı kamu yatırımlarını da üstlenmeye başlamış. Özellikle hastane, lise-ilköğretim okulu, yurt-pansiyon, sevgi evi ve engelsiz yaşam merkezi gibi kamu yatırımlarının bir kısmı arsa karşılığı TOKİ tarafından yapılıyormuş”. Bilindiği gibi TOKİ “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu“ ile “Kamu İhale Kanunu” kapsamında değil. Dolayısıyla yukarıda belirtilenler dışında kalan, arsa karşılığı yüklenicilere yaptırılan konutlar, genel kamu dengesinde değil özel sektör yatırımı olarak gösteriliyor. Kamu dengelerine dahil edilmeyen diğer bir TOKİ rakamı da borçları. 17-20 milyar lira kadar olduğu tahmin edilen borçlar, toplam kamu iç borcunun yüzde 5’i kadar bir büyüklük, herhangi bir kamu borç kalemde izlenmiyor. Kısacası, kamu için yapılan yatırım harcamalarından doğan açıklar bütçe açığına dahil edilmiyor. Yukarıdaki veriler aklıma Anadolu’da çok sevdiğim bir özdeyişi hatırlattı. “Yarı cahil, kör cahilden beterdir” derler. Yarı cahilliğin azalması için önce eğitime, sonra sağlıklı bilgiye ihtiyaç olduğunu hatırlamakta yarar var.

Yukarı