TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

Çok ama boş konuşuyoruz

Şike soruşturması her şeyin önüne geçmiş durumda. Futboldan çok şike soruşturmasını, iddianameyi, Cumhurbaşkanı'nın yasayı veto etmesini, Fenerbahçe'nin UEFA ve Futbol Federasyonu ile davasını konuşuyoruz.
Hatta bu konular yüzünden, sınırlarımızdaki gerginlikleri, Anayasa çalışmalarını, enflasyonu, faizleri, Dersim'i bile konuşamaz hale geldik.
Her gün her kanalda sürüyle yorumcu iddianameyi, vetoyu ve CAS'taki davayı konuşuyor. Ama futbolda nasıl 75 milyon teknik direktörümüz ve 75 milyon yorumcumuz varsa, futbolla ilgili yargı süreçleriyle de konuşan 75 milyon kişi var. En az konuşanlar hukukçular. Herkes sallıyor ama hukukçulara soralım diyen yok. Böyle olunca öyle abuk sabuk sonuçlara varıyorlar, öyle yorumlar yapıyorlar ki gerçekten bunlar bizim ülkemizde mi oluyor diye şaşırıyorsunuz.
Ortalık futbol soruşturmalarıyla o kadar gerilmiş vaziyette ki bugün oynanacak derbi maçı bile unutulmuş görünüyor. Derbi maçının bile konuşulmadığı bir ortamda, sermaye piyasasından, borsadan bahsetmek çok anlamsız geliyor. Ama birçok insan ekranlarda, yazılı basında futbolla ilgili temelsiz, dayanaksız konuşmalar yaparken, konuşulan futbol takımlarının borsada hisseleri var, bu konuşulanlardan etkilenir diye düşünmüyor. Düşünmedikleri gibi umurlarında da değil. Başka bir halka açık şirket hakkında ekrana çıkıp, hakkında olur olmadık tahminler yapmaya kalksanız eminim ki o son yorumunuz olur. Kimse sizi bir daha ekranlara çıkarmaz. Hatta gerçeğe aykırı bilgi vermekten, yalan ve yanlış bilgi vererek yatırımcıları yönlendirmek suretiyle manipülasyon suçu işlemekten dolayı hakkınızda ceza davası dahi açılabilir. Başka şirketler hakkında yapılan yorumlar çok sıkıntılı sonuçlara yol açabilecekken, futbol takımlarıyla ve dolayısıyla halka açık futbol şirketleri için bol keseden konuşmak herhangi bir yaptırıma uğramıyor. Futbolun gücü olsa gerek.
Böyle bir ortamda sermaye piyasasından da konuşmak mümkün olamıyor. Zaten pek konuşulacak bir şey de kalmadı. Sermaye piyasasında yeni bir gelişme yok. Belki önümüzdeki günlerde İMKB başkan ve üyelerini hükümet atarsa küçük bir konuşma konusu bulabileceğiz. Bunun dışında sermaye piyasasında hayat çok durgun geçiyor. Yeni sermaye piyasası kanunundan halen ses seda yok ve bu yasama döneminde de yasalaşma ihtimali görünmüyor, borsanın şirketleşmesi ve özelleşmesinde herhangi bir hareketlilik yok, opsiyonların kime verileceği halen belli değil, forex işlemlerinde lisanslar niye verilmiyor bilinmiyor, İstanbul finans merkezi projesi ne aşamada, taşınma işlemleri ne âlemde belli değil. Zaten yabancılar da yıl sonu tatili nedeniyle işlemlerini olabildiğince azaltmış durumdalar.
Ancak burası Türkiye. Her an her şey olabilir. Hiç beklenmeyen gelişmelerle karşılaşmak da mümkün. Borsa 40.000'li seviyeleri görecek denirken 55.000 düzeyini aştı. Bu nedenle piyasadaki sürprizler gibi, sermaye piyasasında da her türlü sürpriz olabilir. Çünkü hükümet çok üst düzeyde bu piyasaya ne kadar önem verdiğini son dönemlerde çok tekrarlamaya başladı. Bugünler hareketsiz olsa da, önümüzdeki yılın sermaye piyasası yılı olması çok muhtemel. Umarız öyle olur.

Yukarı