TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

"Kusursuz Fırtına" değil ama…

Dünyanın en büyük fon sabit getirili fonu olan Pimco’nun CEO’su Muhammed El Erian dün şöyle bir not düşmüş: Alıcınızın ayarları ile oynarsanız  bir daha fabrika ayarlarına geri dönmeniz zor olur.

Ne demek istemiş acaba El Erian bu benzetme ile diyerek makaleyi bir solukta okudum. El Erian’ın üstünde durduğu nokta şu: Parasal genişlemelerde iş raydan çıktı.

Dünyanın bir numaralı ekonomisi olan 17 trilyon $’lık ABD için FED toplam 4 yıla yakın zamanda yaklaşık 3 trilyon $'lık parasal genişleme yaparken,  1/3'ü kadar bir ekonomi olan Japonya’nın sadece 2 yıl içinde 1.5 trilyon $ para basacağını söylemesi birçok yatırımcıyı endişelendirmiş durumda.  Birçok ekonomist aynı soruyu soruyor: Ya Japonlar istenilen büyümeyi sağlayamazsa? Ya ABD ekonomisi tekrar durgunluğa girerse?

Altın, gümüş, bakır fark etmiyor...

Yukarıda sorduğum sorulara makul cevaplar vermeyen piyasa oyuncularının bir kısmı dün satış tarafındaydı. Ellerinde ne var ne yoksa hatta olmayanı shortlayarak (açığa satarak)  likite dönmeye çalıştılar.  Önce emtia piyasasında satış gördük. Güvenli liman olarak bilinen altın dahil, bakır, gümüş, alüminyum, petrol hepsi çok sert satış yaşadı.

Öyle ki altında dün yaşanan % 10’a yakın düşüş son 30 yılda yaşanan en büyük bir günlük kayba işaret ediyordu. Diğer yandan petrol fiyatlarının 1 aylık kaybı % 10, bakırın %7 platinin de  %8’i buldu.

Sıra  hisse senetlerinde mi?

Olası bir global türbülansa karşı hazırlık yapan fonlar için emtia piyasasından sonra akla gelen ilk varlık sınıfı hisse senetleri olacaktır. Dün ABD borsalarında % 2,5’ları bulan satışlar bunun habercisi gibi.  Dünkü satışa rağmen yıl başından beri hala S&P’nin %9, Dow Jones’un % 11,5 yukarıda olduğunu hatırlatalım. Diğer yandan son 4 yıl içine 3. kez resesyona giren İngiltere’nin FTSE borsası yıl başından beri % 7, bu sene % 0 büyüme bekleyen Fransa’nın ise % 1,5 yukarıda olduğunu hatırlatalım.

Dolayısı ile aslında büyüme olmadan, likidite ve risk on sürecinin yansıması sonucu suni olarak şişmiş olan birçok endeks şu panik ortamında yatırımcıların gözüne  'yangın anında ilk likidite edilecek pozisyon' gözüküyor.   Eğer panik devam edecek olursa hisse senetleri en kırılgan gözüken yer.

 Peki ne tetikledi?

İşte asıl mesele burada. BloombergHT.com’da yazdığımız daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi piyasa yıl başından beri şu baz senaryoyu satın alıyor: AB başta olmak üzere gelişmiş ülkeler yavaş ama derinden toparlıyor, Çin yumuşak inişi gerçekleştirdi. Dolayısı ile enjekte edilen likidite işe yaradı. İşte bu hikaye ABD’den gelen zayıf tarım dışı istihdam ve perakende  satış verisi ve Çin’den gelen 1. çeyrek büyüme rakamının aşağıya doğru revize edilmesi ile zayıflamaya başladı. Üzerine bir de Japonya’nın kimine göre boyun aşan likidite pompalaması işleri iyice kritik hale getirdi.

 Bundan sonra ne olacak?

Şu andan itibaren piyasanın sakinleşmesi için acilen ekonomilerin toparlandığı yönünde veriler görmesi lazım. Aksi  takdirde bu paniğin önünü almak her geçen gün zorlaşacak.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
17 Nisan 2013 Çarşamba, 16:57 Misafir kendi̇ lpi̇yasalarinda aradiklarini bulamayan oyuncularin kolaylikla oyuncu deği̇şi̇kli̇ği̇ne gi̇debi̇ldi̇kleri̇ geli̇şen ya da geli̇şmekte olan pi̇yasalara yöneldi̇kleri̇ ve yerli̇ yatirimcilarinda bunu seyretki̇kleri̇ bi̇r manzara i̇le karşilaşmayalim
17 Nisan 2013 Çarşamba, 10:32 Misafir abd ve avrupa birliği ülkelerinin rezervlerindeki altın oranını, üretimde ise; çin,abd ve rusya nın yüksek kapasitesini düşünürsek, bu seviyelerden alınan pozisyonların onsta 3000 doları göreceği aşikardır. altın varolduğu her dönemde geçerli ve bir o kadar da değerli bir takas aracıdır. yatay seyri ne kadar gider bilinmez ancak abd nin savaş sanayine dayalı ekonomisi,altının yönünü yukarı çevirmek için yeterli bir unsurdur. avrupada tehlike çanları durduğunda altın değerini bulacaktır
Yukarı