TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

ABD'de risk primleri yükseliyor

CDS yani Credit Default Swap terimi geçen yıl Mayıs - Haziran gbi Yunanistan'da ilk borç krizi patlayıp 5 yıllık risk primleri (CDS) oranları  Libor+1000 seviyelerini bulunca, Türk ekonomisinin gündemine girdi. Şimdi nerede ise piyasalar ile ilgilenen hemen herkezin aşina olduğu, Bloomberght.com'da en çok aranan kelimelerden biri olan CDS'ler, dünya finans merkezlerinde öteden beri çok kullanılan türev enstrümanlarıdır.
 
Bir kez daha hatırlatmak açısından CDS'i kısaca tanımalayacak olursak; üstüne yazılmış olduğu enstürümanın (Örneğin Türkiye ülke CDS'leri) temmerüde düşme durumunda belli bir orana kadar sigortalama  yarayan  kontratlardır. Bir ülke yada şirkete yatırım yapmış yatırımcı eğer bu temerrüt durumundan korkuyor ve ana parasını sigortalatmak istiyorsa, bu ürünün üzerine yazılmış olan bu CDS'lerden alır ve karşılığında yılda iki defa olmak şartıyla önceden anlaşılmış bir prim öder. Tabii bu arada CDS'ler organize piyasalarda işlem gören ürünler değildir; tezgah üstü piyasada (OTC) işlem görür ve bu kontratları alan ve satanlar, bankalar/hedge fonlar gibi nitelikli yatırımcılardır.
 
Kısaca CDS mekanizmansını hatırlattıktan sonra şimdi dönelim konumuza. Amerika Birleşik Devletleri'nin de risk primi piyasalarda fiyatlanıyor ve bu oranlar son dönemde hızla artıyor. Aralık 2010'da L+41 baz puan (6 aylık Libor faizi +  %0,41)  olan 5 yıllık ABD risk primi bu gün itibari ile L+51 baz puana yükseldi.

Karşılaştırmak açısından, Danimarka L+30 , İsviçre L+32, Almanya L+39,  Avustralya L+49 seviyesinde. Diğer yandan Malezya'nın örneğin 5 yıllık risk primi L+79 ,Çin'in L+73 ve Japonya'nın da L+85  seviyesinde seyrediyor.
 
Grafikte de görüleceği gibi ABD'de risk primi oranı özellikle son 1 aydır hızlı bir atış göstermiş durumda. 2008'deki Lehman batışı sonrasında krizin en akut olduğu dönemde ABD risk priminin L+100 seviyesine çıktığı hatırlanacak olursa, böyle durumdan uzak olduğumuzu düşündüğümüz bugünlerde, şimdiki seviyeler düşündürücü.
 
ABD Doları'nın zayıflaması belki iç piyasada ihracatın artması gibi konularda Amerika'ya yardımcı olacaktır. Ancak özellikle dolar  endeksinin 75'li seviyerlere indiği dönemlerde risk primininde hızlı arttığı grafikte net olarak gözüküyor.
 
2.tur parasal genişlemenin bitmek üzere olduğu ABD'de yılın ikinci yarısı olukça zor geçecek gibi.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
27 Mayıs 2011 Cuma, 17:44 tunc kar abd'nin risk primleri demokrat cumhuriyetci inatlaşması ve qe2'nin haziran sonu bitişi nedeniyle artıyor.para basmanı bir işe yaramadığını savunan cumhuriyetci çoğunluk para basmadan bu ekonomi batar diyen demokratlar ile ne isa'ya ne musa'ya yaranamayan fed ateş altında.iflas ederiz diyen hjazine bakanı timothy, batarız diyen bernanke. eee risk primleri yükselmezse ne yükselecek. dünyada spekülasyon kar avına çıkan abd bankaları dolarları o korkuyla ülkelerine geri götürürken dünyada dolar yükselip bizim gibi ülkelerde borsa düşer çünkü kapanmayan cari açık korkuların en büyüğüdür.
27 Mayıs 2011 Cuma, 13:28 Misafir ülkemizin siyasi ve teknokrat ekonomi yöneticilerini amerika ya gönderelim, herşeyi kolay atlatır amerika, herşey düzelir, tıpkı ülkemde olduğu gibi...
Yukarı