TVRadyo
Gizem Öztok Altınsaç
Gizem Öztok Altınsaç

Artık konuya dönebiliriz..

Dün akşam saatlerinde ABD ile yaşadığımız ve bu haftaya damgasını vuran vize konusu bir köşede dursun; Euro’nun değerlenmesiydi, yaz rehavetiydi, FED’e inanmamaktı derken piyasalar Eylül başında başlayan ve geçtiğimiz hafta netleşen bir şekilde konuya dönüyor: doların değer kazanması.

Ne oldu? FED Aralık faiz artışı netleşti, Trump’tan vergi reformu atağı ve bütçenin Senato’da onaylanmasını gördük. Ardından geçtiğimiz hafta FED’den gelen açıklamalar:  Enflasyonun illa  %2 hedefine değmesini bekleyerek vakit kaybetmek para politikasında hataya sürükler minvalindeki açıklamalar; ve son olarak San Francisco Fed Başkanı Williams’ın “ekonomik veriler bu kadar iyi giderken  faiz artışı için enflasyonu beklemeye gerek yok”  açıklaması önemli. Bunlara bir de olası FED Başkanlarına dair spekülasyonlar Warsh/Powell/Cohn/Taylor eklenince ABD 10 yıllıkların 2.40’lı seviyelere doğru ilerlediğini gördük.

En kısa vadede, geçtiğimiz Cuma saatlik ücretlerdeki artış yıllık %2.9’a yükseldi. Bu Cuma da ABD TÜFE enflasyonu geliyor ve verinin %1.9’dan %2.3/2.4’e yükselmesi halihazırda bekleniyor. Bunlar hep dolar lehine.

Ekim ayı ile beraber de teknik olarak bilanço küçülmesine başlanıyor. İlk aşamada aylık bazda sınırlı rakamlar (6+4 mlr usd) olsa da önümüzdeki iki yıl boyunca  4.5 trl usd olan FED bilançosunun ilk bir yıl 300 mlr usd sonra da 600 mlr usd azalması bekleniyor. Demek ki dolar arzı bundan sonraki iki yıl toplamda yaklaşık 1 trl usd’ye yakın azalacak. Elbette ki bu bilgi yeni değil iki ay önce de piyasalar bu bilgiye haizdi. Yeni olan: değişen piyasa algısı. Bunun da sebebi yavaş yavaş enflasyonun geliyor olması, vergi hikayesinin ciddileşmesi vs.

Faiz artırımına gelince, San Francisco FED Başkanı Williams’ın geçtiğimiz hafta Cuma yayınlanan konuşması özellikle faiz (R*) konusundaki yaklaşımı FED’i doğru anlamak açısından önemli. R* nötr faiz oranını yani denge seviyedeki reel faizi temsil eder. Para politikasının da en önemli belirleyicilerindendir. Ekonominin dengede büyümesini ve enflasyonun dengede kalmasını sağlayan reel faiz seviyesidir. Williams bu seviyenin %0.5 olduğunun altını çiziyor. %2 enflasyonla kısa vadeli faiz hesabı %2.5’u işaret etmekte. Kısa vade ile uzun vade arasındaki spread de (fark) 1 puanın bir miktar altında oluştuğundan bahsediyor Williams. Dolayısıyla uzun vade faizin ulaşması gereken seviyede bu denklemde %3-3.5 arasında. Ekonomide faizin bu denli düşük olmasının sebebi hem yıllar itibari ile verimlilik oranlarının gerilemesi hem de işgücü artışındaki yavaşlama. Bunlar da yeni normal dediğimiz büyüme oranının daha düşük seviyede gerçekleşeceğine, dolayısıyla da nötr faiz oranının 2008 krizi dönemine kıyasla görece düşük seviyede oluşacağına işaret ediyor. FED’in esas korkusu trend büyümenin (yeni normal seviye) çok daha düşük olması ve var olan hızdaki büyümenin + düşen işsizliğin hızla enflasyon yaratma riski. FED bu riski almak istemiyor ve almayacaktır. Bu sebepten pek çok FED üyesi enflasyonda illa %2 seviyesine görmeyi beklememize gerek yok, geç kalırız diyorlar.

Bu tarz konularda analiz yaparken geçmişi baz alıp, ileriyi tahmin etmek hataya sevk edebilir. Yani FED son 4/5 yıldır hep yanıldı piyasa haklı çıktı bu sefer de FED faiz artıramayacak diyerek tahmin yapmak yerine, ABD ekonomisi gerçekten hızlanıyor mu, enflasyon yaratan konular neler,  işsizlik nereye kadar düştü gibi elle tutulur ve cari ekonomik duruma bakarak tahmin yapmak daha sağlıklı olur. Sadece ABD ekonomisi değil, 2008 krizinden bu yana dünya ilk defa bu yıl bu denli genele yayılmış bir büyüme görüyor.

Özetle: FED Aralık’ta faiz artırır, 2018 için 3 tane olan artırım beklentisini değiştirmez. Bu durumda piyasa Aralık dahil 2 tane, yani 50 baz puan daha düşük beklediği faiz oranını zamanla yukarı revize eder. Sonuç daha yüksek bir ABD 10 yıllıklar, daha değerli bir dolar ve baskı altında kalması muhtemel gelişen ülke kurları. Burada bahsi geçen, 2013 Mayıs dönemine benzer bir dönem değil, aksine global anlamda büyümenin de iyi gittiği bir süreç. Bu da özellikle ABD tarafında bugünden daha yüksek bir faiz demek.

TL ile ilgisi ne? Aşağıda ABD 10y ve TRY grafiğinin ne kadar yakından hareket ettiğini görebiliriz. Dolayısıyla ABD faizini doğru öngörebilen sanırım TL’nin de gidişatında fikir sahibi olabilir.

ABD faizi ve TRY arasındaki ilişki

Yukarı