TVRadyo
İrfan Donat
İrfan Donat

Karnımız neden Avrupalıdan daha pahalıya doyuyor?

Gıda fiyatları gündemden düşmüyor.

 

Sonuçta hepimiz çarşıda, pazarda ya da markette fiyatların yüksek seyrine şahit oluyoruz.

 

Üretici, ürünü para etmiyor diye şikayet ederken, tüketici ise pahalıya tükettiği ürünün hesabını haklı olarak sorguluyor. Ekonomi yönetimi de mevcut tabloyu sona erdirmek ve gıda enflasyonunun önüne geçmek adına bir takım önlemler alma çabasında.

 

Sonuç olarak ortada bir gerçek var. Türkiye'de gıda fiyatları son yıllarda ciddi artışlar kaydetti ve kaydetmeye devam ediyor.

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan Fatih Akçelik ve Canan Yüksel Yücel, gıda fiyatlarındaki artışı uluslararası düzeyde karşılaştırmak üzere önemli bir çalışmaya imza attı.

 

Araştırmanın amacı, gıda fiyatlarının farklı ülke gruplarındaki seyrini inceleyerek, Türkiye’ye ilişkin durum tespiti yapmak ve Türkiye'ye özgü sorunlara karşı çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sunabilmek.

 

Türkiye'de Gıda Fiyatları: Uluslararası Bir Karşılaştırma” başlığı ile hazırlanan araştırma notundan çıkan sonuç şu: Türkiye gibi bir 'tarım ülkesi'nde deyim yerindeyse karnımızı Avrupalı'dan daha pahalıya doyuruyoruz.

 

Türkiye’de gıda enflasyonunun tüketici fiyat endeksindeki diğer mal ve hizmet gruplarına kıyasla yüksek bir seyir izlediğine dikkat çekilen araştırmada, Türkiye’de göreli gıda fiyatlarının Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere kıyasla yüksek olduğuna dikkat çekiliyor.


2007-2008 küresel gıda krizi sonrası dönemde aradaki farkın açıldığına işaret eden araştırma notunda, “2010 sonrası dönemde, gıda enflasyonunun yüksek seyrinin yanı sıra oynaklığın da diğer ülkelere kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğu gözlenmektedir” deniliyor.

 

Son 10 yıllık dönemde gıda fiyat endeksinin TÜFE’ye kıyasla daha yüksek bir seviyede olduğu ve aradaki farkın giderek belirginleştiği belirtilen araştırma notunda, yüksek seviyenin yanı sıra oynaklığı da yüksek olan işlenmemiş gıda fiyatlarının enflasyon oynaklığını artırdığı ve enflasyon görünümü üzerinde belirsizlik yarattığına vurgu yapılıyor.

 

Türkiye’deki gıda fiyatlarının ekonomik büyüklük, coğrafi yakınlık ve iklim koşullarına göre sınıflandırılmış Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke gruplarıyla karşılaştırıldığı araştırmada, “Gıda enflasyonundaki gelişmeler 2006-2015 dönemi için incelendiğinde, Türkiye’de ortalama gıda ve TÜFE enflasyonunun diğer ülke gruplarından belirgin şekilde yüksek olduğu görülmektedir. 2010 sonrası dönemde ortalama gıda enflasyonunun tüm ülke gruplarında gerilediği, Türkiye’de ise bu gerilemenin oldukça sınırlı oranda olduğu gözlenmiştir” deniliyor.

 

Araştırmaya göre 2006-2009 ve 2010-2015 ortalamaları karşılaştırıldığında, Türkiye'de katı ve sıvı yağlar; meyve, sebze ve patates ile süt, peynir ve yumurta gruplarında AB-28 ülkelerine oranla göreli fiyatların belirgin şekilde artmış durumda.

 

GIDA KOMİTESİ NASIL ÇALIŞIYOR?

 

Peki gıda fiyatlarındaki bu yükselişin önüne nasıl geçilecek?

 

Aslına bakarsanız Aralık 2014'te kurulan Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi'nin misyonu da tam burada başlıyor.

 

Neydi Komite'nin misyonu?

 

TCMB'nin raporunda Komite'nin görev tanımı şu şekilde ifade ediliyor: “Gıda ve tarım ürünlerinin kısa ve uzun vadeli arz-talep, ihracat-ithalat ve üretim-tüketim değişimleri ile bu değişimlerin ve dağıtım zincirindeki gelişmelerin fiyatlara olası etkilerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde, alınacak tedbirlere ve uygulanacak politikalara ilişkin önerilerde bulunulması.”

 

Ancak Komite bugüne kadar kapalı bir iletişim modeli seçtiği için yaptığı çalışmalardan medya olarak tam haberdar değiliz.

 

Bu konuda ipuçlarını TCMB Başkanı Murat Çetinkaya veriyor.

 

Komite, genelde üç ayda bir toplanıyor ancak gerektiğinde başkan veya üyelerden birinin talebi üzerine de toplanabildiğini öğreniyoruz.

 

Komitenin bir alt grubu olan Çalışma Grubu'nun da düzenli olarak bir araya geldiği ve elde ettiği bulguları Komite’ye sunduğu belirtiliyor.

 

Bu kapsamda görüşülen konuların da Komite tarafından Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na raporlandığı ifade ediliyor.

 

Enflasyon raporu sunumunda gıda fiyatlarındaki artış oranlarını makul düzeylerde tutmak ve fiyat oynaklıklarını gidererek fiyat istikrarına katkı vermek amacıyla Gıda Komitesi'nin çalışmalarının sürdüğünü söyleyen Çetinkaya, yapılan çalışmaların sadece ürün bazlı faaliyetlerden oluşmadığına dikkat çekiyor.
 

Piyasa izleme ve değerlendirme faaliyetlerine ek olarak, lisanslı depoculuk, ürün ihtisas borsaları, tarımsal destekler, üretici örgütleri ile veri toplama ve derleme gibi yapısal konularda da çalışmalar yürütüldüğünü belirten Çetinkaya, Hal Yasası’nın da bu doğrultuda revize edilmesi üzerinde çalışıldığını belirtiyor.

 

Çalışmalar ne kadar sürede hayata geçilir ve etkisini ne zaman gösterir bilmiyoruz ama adımların çok hızlı ve seri şekilde atılması gerektiğine inanıyoruz.

 

Aksi takdirde gıda fiyatlarında yukarı yönlü hareket tüketicinin cebini yakmaya devam edecek gibi gözüküyor.

 

İrfan Donat

 

Bloomberg HT Tarım Editörü

 

idonat@bloomberght.com

Yukarı