TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sırat köprüsü hasarsız geçildi, yakalanan coşku abartılır mı?

Haziran ayının ikinci yarısı küresel piyasalar için tam bir sırat köprüsü özelliği taşıyordu. ispanya sorunu zaten gündeme girmişken, 17 Haziran'daki Yunanistan seçimleri, ardından G-20 toplantısı, Amerikan Merkez Bankası'nın faiz kararı ve nihayet AB Liderler Zirvesi de üst üste geldi.
■ Bunlar içinde sadece G-20 toplantısının piyasalar üzerinde net bir etkisi görülmedi.
■ FED'in 267 milyar dolarlık kısa vadeli kâğıtları yerine uzun vadelilerle değiştirme kararı yarım gönül alma gibi oldu.
■ Ama Yunanistan seçimleri ve AB Liderler Zirvesi tam bir piyasa dostu sonuçlar verdi.
İKİNCİ YARIYA İYİ BAŞLAMA: Zaten küresel piyasalar üçüncü ayını dolduran kötü gidişi ya küresel krizin ikinci dibine kadar devam ettirecekti, ya da yeni bir coşku yaşayacaktı. En önemli iki gelişmenin pozitif yönde çıkmasıyla piyasaların yol ayrımı yeni bir coşku yaşamak yönünde oldu. 18 Haziran'la başlayan bu ayrım son olarak liderler zirvesiyle iyice belirginleşti. Küresel piyasalar yılın ikinci yarısına iyi bir başlangıç yapma fırsatı yakaladı.
ZİRVEDEN NE ÇIKTI: AB Liderler Zirvesi'nin finansal piyasaları en çok etkileyen sonuçlarından biri, 130 milyar Euro'luk Büyüme Paketi üzerinde anlaşılmasıydı. Bunun 10 milyarı Avrupa Yatırım Bankası'nın sermaye artışı olacak. 10 milyarlık sermaye artışı 60 milyar Euro'luk yatırım kredisi verilmesi sonucunu doğuracak. Doğrudan kredi arzı yaratan somut bir adım. Büyümeyi destekler. Geriye kalan paranın ise italya ve ispanya'nın tahvillerinin alınmasında kullanılacağı tahmin ediliyor. Bu da piyasa için en çok istenen durum. Nitekim kararla birlikte İspanya ve İtalya faizlerinin sert biçimde gerilemesi bunu doğrular nitelikte.

TEK BANKACILIK SİSTEMİ: Zirvenin en önemli sonucu ise AB'nintek bankacılık sistemine geçmeyi kararlaştırmasıydı. Yıl sonuna kadar hazırlıkları yapılacak ve sonrasında oluşturulacak bir denetim ve gözetim kurumuyla AB üyesi ülke bankalarına müdahale edilecek. Sermaye eksiklikleri EFSF'nin bizdeki TMSF benzeri uygulamaya dönüştürülmesiyle karşılanacak. Ancak bu kurumun bankalardan alacağı, herhangi bir borç yeniden yapılandırmasında veya iflas durumunda öncelikli olamayacak. Bu kurum oluşturulana kadar ispanya bankalarına aktarılacak fonlar daha sonradan bu uygulamaya dahil edilecek.
Atılan bu adım Türkiye'nin 2001 krizinde yaptıklarının farklı boyutlardaki bir benzeri. Bu önlem veya getirilecek sistem banka krizini çözer. Bu açıdan bankacılık birliği mali birlik kadar önemli bir karar. Ama kurumlar oluşturulduktan sonra uygulama belirleyici olacak. Avrupa bankacılık krizinde çözüm ufukta gözüktü de, gelip devreye girmesi her zamanki gibi çok ağır olacak.
SERMAYE SORUNUNA ÖTELEME: Buna rağmen alınan kararın piyasalar üzerindeki asıl etkili yanı ise şimdilik sorunlu bankaların ameliyat masasına yatırılmaması oldu. Çünkü yıl sonuna kadar yeni sistemin kurulması beklenecek. Yeni sisteme geçilmeden de acil vakalar dışında müdahale edilmeyecek. Bu doğal olarak yıl ortasında geçilmesine karar verilen yüzde 9'luk sermaye yeterlilik oranının fiilen ötelenmesini beraberinde getirdi. Üstelik AB resmi bir öteleme açıklaması yapmak durumunda da kalmadan. Sermaye eksiği olan bankalar böylece altı ay daha süre aldılar. Piyasalar da gerçekle yüzleşmekten kurtuldular.

SONUÇ: "Unutma, sana ışık tutanlara sırtını dönersen, göreceğin tek şey kendi karanlığındır." Descartes

 

Faiz indirimi ve bilançolar coşkuyu artırmada etkili olur

Piyasaları coşturan faktörler sadece zirveyle de sınırlı değil. 5 Temmuz Perşembe günü Avrupa Merkez Bankası'nın faiz toplantısı yapılacak. Buradan piyasaların baskın beklentisi faiz indiriminin geleceği yönünde. Bir de önümüzdeki günlerden itibaren ABD'den başlayarak dünyada yılın ikinci çeyrek şirket bilançoları açıklanmaya başlayacak. Bilanço dönemi her zaman piyasaları heyecanlandırır ve dalgalandırır.
SONU NE OLUR: Zaten başlamış bir dalga var. Üzerine ECB faiz indirimi ve bilanço etkisi bindi mi, ivme kaybederek de olsa coşkunun devamı gelebilir.
Sonrasında ne olacağı aşağı yukarı belli. AB ve dünya ekonomisi krizden kurtulamadığına göre, coşkuyu fazla abartmaya gerek yok. Abartmanın arkasından neyin geleceği ise herkesin bilgisi dahilinde.

Yukarı