TVRadyo
İrfan Donat
İrfan Donat

Brezilyalı gıda devi BRF, Banvit'i neden satın aldı?

Kanatlı sektörü denilince Türkiye'de akla gelen en önemli şirketlerden Banvit, Brezilyalı gıda devi BRF'nin oldu.

Gelin önce son gelişmeleri bir hatırlayalım...

Banvit, yüzde 79.48 oranında hissesinin satışı için Brezilya merkezli BRF S.A.'nın bağlı ortaklığı olan BRF GmbH ile hisse satış sözleşmesi imzaladı.

Sözleşmede toplam satın alma bedeli toplam 915 milyon TL olarak belirlendi.

BRF ve Qatar Investment Authority, Banvit'i satın almak için bir ortak sermaye girişimi oluşturacak. Oluşturulacak bu şirkette BRF'nin payı yüzde 60, Qatar Investment Authority'nin payı yüzde 40 olacak.

BRF yönetimi, Twitter hesabından, "BRF 2017 yılına yeni bir gelişme ile başlıyor; Türkiye'de yeni bir üretim birimi ile ayaki izi alanımızı genişlettik. BRF dünyanın en büyük helal piliç tüketicisine ulaştı" açıklamasında bulundu.

Şirket, satın alma haberlerinin medyada yer aldığı gün, “Türkiye pazarında ihracatı artırmayı hedefliyoruz” değerlendirmesi yaptı.

Brezilyalı gıda şirketi BRF ile Banvit'in yapısına baktığımız zaman söz sonusu satın almayla hedeflenen strateji de ortaya çıkıyor.

Önce BRF'den başlayalım...

Portföyünde 30'dan fazla markaya sahip olan BRF, dünyanın en büyük gıda şirketlerinden bir tanesi ve en büyük kanatlı hayvansal ürün ihracatçısı konumunda.

105 binden fazla çalışana sahip olan 82 yıllık şirket, Arjantin (10), Brezilya (35), Birleşik Arap Emirlikleri (1), Hollanda (1), Malezya (1), İngiltere (1) ve Tayland (5) olmak üzere 7 ülkede 54 üretim merkezine sahip. Banvit ile birlikte bu sayı 8 ülkede 55 üretim merkezine çıktı.

Bugün itibariyle 5 kıtada 150'den fazla ülkeye hayvansal protein ve işlenmiş gıda ürünleri ihraç ediyor.

Son 3 yılda BRF, üretim birimi ve marka edinmek adına 1 milyar doların üzerinde yatırım yaptı.

Söz konusu yatırım stratejisi şirketin profilini de değiştirdi.

BRF, kanatlı sektörünün en büyük ihracatçılarından biri olan konumunu uluslararası gıda şirketi formuna dönüştürdü. İş modelini, global olan ancak lokal hareket eden bir konseptte “glocal” olarak tanımlıyor.

Margarinden lazanyaya pek çok alanda üretim yapan BRF, binlerce çeşit üründen yıllık 4 milyon ton gıda satışı gerçekleştiriyor.

Şirketin cirosu 10 milyar dolar seviyesinde.

Peki BRF için Banvit markası ne ifade ediyor?

Banvit markası her ne kadar beyaz et ile özdeşleşse de 1968 yılında yem üreticisi olarak faaliyetlerine başlayan şirket 1984'te piliç eti üretimine geçiş yaptı. 2011 yılı itibariyle de hindi eti ve ardından ileri işlenmiş hazır gıda üretimine başladı.

2005 yılından itibaren kademeli olarak kırmızı et sektörüne de giriş yapan Banvit, salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünlerinin yanısıra köfte, döner, kebap gibi gıda ürünleri ile schnitzel, nugget, cordon bleu gibi kaplamalı ürünler de üretiyor.

Şirket besicilik ve kırmızı et yatırımlarına paralel olarak 2005 yılında büyükbaş yem üretimine de başladı.

Entegre bir üretim modeline sahip olan Banvit'in beş besleme, dört kuluçkahane ve beş de üretim tesisi bulunuyor.

Şirket, BRF'ye satılmadan önce mevcut ürün portföyüne hamur işi ve porsiyonluk hazır yemeklerin de eklenmesini planlıyordu. Bu projenin devam edip etmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Romanya’da da yatırım hamlesi gerçekleştiren Banvit, Birleşik Arap Emirlikleri ve Dubai’de gerçekleştirdiği satış ve pazarlama yatırımlarıyla Körfez ülkelerinde de kendi markasıyla tüketicilerine hizmet veriyor.

Banvit aynı zamanda KFC Türkiye gibi bazı uluslararası fast food firmalarının Türkiye operasyonlarının da beyaz et tedariğini gerçekleştiriyor.

Türkiye'nin en büyük 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan şirket, son açıklanan listede 1 milyar 886 milyon liralık ciro ile 44'üncü sırada yer alıyor.

Hatırlanacağı üzere 2011 yılında Banvit'in yüzde 16'sı Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Aabar Investment şirketine satılmıştı.

Tüm bu bilgiler ışığında BRF hem Türkiye pazarında hem de yakın coğrafyada-özellikle helal et tarafında- sahip olduğu pazar payını önemli ölçüde artırmayı planlıyor.

Peki BRF'nin Türkiye üzerinde bölgesel stratejisi nasıl olacak?

Banvit'in varlıkları, Patricio Rohner liderliğindeki BRF yan kuruluşu olan ve helal pazarı amaçlayan OneFoods'a dahil edilecek.

Böylece başta Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetler olmak üzere helal et pazarına daha fazla odaklanacaklarını tahmin etmek güç değil.

Zaten OneFoods, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suudi Arabistan ile Umman'daki piliç eti pazarının yaklaşık yüzde 45'ine sahip konumda.

BRF için Suudi Arabistan’ın ilk sırada olduğu Körfez ülkeleri ve Ortadoğu piyasası her ne kadar anahtar bir ihracat pazarı olsa da 2017 ve sonrasında yoğunlaşacağı bir diğer önemli pazar da Çin ve yakın coğrafyası.

Gelelim Türkiye stratejisine...

BRF'nin Banvit'i satın alma hamlesi sonrası şirketten yapılan açıklamada Türkiye, 80 milyon nüfusu ile küresel helal kanatlı eti tüketiminin yüzde 10'unu gerçekleştiren ülke olarak tanımlandı.

Bildiğiniz üzere Türkiye'de yılık kişi başına beyaz et tüketimi 21 kilogram gibi oldukça düşük bir oranda. BRF, işlenmiş gıdaların penetrasyonunun düşük olduğu Türkiye pazarını büyüme için mükemmel bir potansiyel olarak görüyor.

Peki bu gelişme Türkiye kanatlı sektörü ve pazarı açısından ne anlama geliyor?

Öncelikle şunu hatırlatalım..

Sektörün yem girdilerinin önemli bir kısmında ve damızlık materyal tarafında ithalata bağımlılığı söz konusu.

Haliyle kurdaki artışlar da maliyetleri yukarı taşıyor ve ihracat tarafında rekabet avantajını ortadan kaldırıyor.

Bu açıdan sektör oldukça zor bir dönemden geçiyor. Şeker Piliç'in iflası, Köytür Piliç markasının sahibi olan Yemsel Tavukçuluk şirketinin iflas erteleme talebi, Mudurnu ve Aytaç gibi firmaların üretimi bırakması sektördeki mevcut tabloyu daha net ortaya koyuyor.

Hatırlayacağınız üzere geçen yılın başında Banvit, mevcut banka kredi borçlarının yeniden finansmanını sağlamak ve uzun vadeye yaymak amacıyla, çeşitli bankalarla kredi kullanımı konusunda görüşmelere başladığını duyurmuştu.

Kısacası Türkiye'deki kanatlı sektörü oldukça kırılgan bir yapıya sahip.

Bu noktada dünya devi bir şirketinin pazara girmesi görece daha küçük ölçekte kalacak yerli üreticileri rekabet açısından daha da zorlayabilir.

Özetin özeti, düşük maliyetli üretim politikası ile bilinen BRF, Banvit markası ile hem Türkiye pazarında tüketimi artırmaya yönelik pazar payını artırmayı hedeflerken, hem de üretim üssü olarak kullanacağı Türkiye üzerinden başta Ortadoğu/Körfez ülkeleri olmak üzere yakın coğrafyaya ihracat payını artıracak.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
02 Temmuz 2017 Pazar, 20:29 Misafir Ben türkiye iç pazarındaki rekabetciligine katılmıyorum çünki perakende tarafında rekabetçiliği minimum seviyede ve bayağı güç kaybediyor işi ulusal marketcilige yöneltmek bu işin ruhunu bozar şu an banvitin sahada çok yetenekli sıcak satış elamanları var bu insanların ruhunu ve sinerjini kaybetmemek lazım.
28 Mayıs 2017 Pazar, 22:31 Misafir Bu detaylı analiz için çok teşekkürler İrfan bey.
10 Mayıs 2017 Çarşamba, 22:10 Misafir görener ailesi bandırma ya çok şey kazandırdı
Yukarı