Advertisement

Koronavirüs, ABD'de sebep olduğu onca insani ve ekonomik hasarın yanından Amerikan gücünün en önemli işaretini pekiştirdi: Doların üstünlüğü.

ABD, piyasaların bozulmaya başladığı Mart ayında yabancıların dolara ulaşması için kararlı bir şekilde hareket etti. ABD Başkanı Donald Trump, güçlü kurun negatif yönlerine vurgu yapma eğilimine karşın dolara yönelik yabancı talebinin avantajlarına vurgu yaptı.

Pekin ise bu esnada doların dünya üzerindeki büyük rolüyle ilgili dikkat çekici derecede sessiz kaldı. Halbuki merkez bankası başkanı Lehman olayı sonrasında doların yerine geçecek küresel bir paranın benimsenmesi çağrısında bulunmuştu.

"The People's Money" kitabının yazarı Paola Subacchi, "Fed, gelişen piyasalar ile swap hatlarını genişletme yönündeki hamleleriyle uluslararası piyasalarda dolar likiditesini korumanın öneminin sinyalini verdi. Yuanın dolar ile kafa kafaya rekabet ettiği sorusu sekiz yıl önce ilgi görebilirdi. Ancak artık durum bu değil." dedi.

Rakamlar hikayeyi anlatıyor. Uluslararası Ödemeler Bankası'nın (BIS) üç yılda bir gerçekleştirdiği son anketine göre dolar tüm Döviz işlemlerinin yüzde 88'ini oluşturuyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre dünyadaki tüm döviz rezervinin yüzde 61'i dolar ve Swift üzerinden yapılan ödemelerdeki payı yüzde 44. Ancak ABD'nin küresel GSYİH'deki payı çok daha az.

Fed, swap hatları ile diğer merkez bankalarının elinde tuttuğu ABD Hazine tahvilleri karşılığında nakit dolar almalarını kolaylaştırdı. Bu karar, bazı yasa yapıcıların Fed'i küresel finans krizinin ardından yabancı merkez bankalarına dolar sağladığı için eleştirmiş olmasından dolayı dikkat çekiyor.

Trump, 17 Nisan'da güçlü doların ihracatçılara zarar verdiğini belirtirken, diğer yandan yabancı sermayenin değerini överek, "Herkes ülkemizde yatırım yapmak ve ülkemizin güvenliliğini istiyor. Güçlü dolar genel olarak çok iyi." dedi.