Advertisement

Bloomberg HT’de yayınlanan Elektrik 4.0’ın konuğu Renault Group Türkiye CEO’su Hakan Doğu oldu.

Otomotiv endüstrisinde yeşil dönüşüm süreçlerinin konuşulduğu programda Renault Türkiye CEO’su Hakan Doğu “ Dünyada küresel iklim değişikliği nedeniyle dünyada bir çok önlem alınıyor. Bunlardan en önemlisi birçok ülkenin 2050 yılına gelmeden karbon emisyonlarını sıfırlamaya çalışması olarak göze çarpıyor. Bu çerçevede otomotiv de çok önemli bir yer taşıyor. insanların, hem eşyaların bir yerden bir yere gitmesi son derece yüksek karbon emisyon oranlarına yol açıyor. Öte yanında mobilite insanlar için bir gereklilik.” diye konuştu.

Türkiye’nin yeşil enerji konusunda çok hızlı geliştiğine dikkat çeken Doğu “Biz de Renault grubu olarak 2030 yılından itibaren Renault markalı araçlarımızda yüzde yüz elektrikli araca geçeceğiz. Avrupa’da bu konuda 2035-2040 gibi hedefler konuşuluyor; ama bir çok üretici 2035 yılı gibi tamamen elektrikli araca geçmiş olacaktır. Herkes bütün planlarını buna göre yapıyor. Elektrikli araca geçiş bizim sektörümüz için çok büyük bir adım.” dedi.

Doğu “ Elektrikli araç platformları geliştirmek konusunda çalışmalarımızı daha da hızlandırdık. Araçların geri kazanılabilir hale gelmesi de sektör açısından çok önemli bir konu. Dolayısı ile yeni çıkaracağımız araçların hepsinde, araçların geri kazanım oranları son derece yüksek seviyeye doğru gidiyor. Burada hedefimiz yüzde 95 üzeri orana ulaşmak. Elektrikli araçlar için kritik konulardan bir tanesi de pillerin bundan 10 sene sonra ne olacağı, nasıl yok edileceği sorusu. Bu noktada eski araç pillerinin konutlarda enerji depolamada kullanılmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

İTÜ Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim Ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu Bloomberg HT’de yayınlanan Elektrik 4.0 programına konuk oldu.

Karaosmanoğlu, yeşil elektirifikasyonunun önemini vurgularken bunun ilk aşamada zor olduğuna ama yenilenebilir enerjinin payının arttıkça yeşil elektirifikasyonun büyük bir ekonomi oluşturacağını söyledi.

Karaosmanoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

Elektrifikasyon yani elektriklendirme elektrik enerjisinin endüstri ulaşımının gündelik hayata uygulanmasıdır. Yeşil elektrifikasyon dediğimizde ise yenilenebilir kaynaklardan yaşama uyum sağlaması ve yaygın şekilde kullanımı demektir. Elektrifikasyonun tamamen yeşil olması ilk aşamada zor. Çünkü yenilenebilir elektrik üretimi büyük planda önde olması gerekebilir. Yenilenebilir elektriğin miktarının artması gerekir. Bu büyük bir değişim ve biz bu yolda ilerleyerek yol alıyoruz. Bu kavramlar bize ev mobilite kavramını da getiriyor.

Enerji dönüşümü için gerekli olanları da anlatan Karaosmanoğlu, "Bütün enerji değişmek için dönüşüyor. Biz bunu 3D ile yapıyoruz. Açıklamak gerekirse; düşük karbon ekonomisi, dijitalleşme ve dağıtıcı sistemleri olarak tanımlayabiliriz. Elektrifikasyonla birlikte bu üç kavramı unutmayacağız. Enerjide yenilikçilik inovasyonda enerji sistemlerinin buna uygun olması yani paydaşlarını kendine uygun olması bununla ilgili altyapımızın uygun olması, mevzuatına uygun olması yapılması gereken teşvikler hibelerin söz konusu olması lazım" dedi.

Yenilenebilir enerji de olsa fosil yakıtlarda olsa enerjiyi verimli kullanmanın önemini vurgulayan Karaosmanoğlu sözlerini şöyle devam etti:

Yenilenebilir enerjinin üç başlıkta düşünmemiz lazım. Yenilenebilir enerji kaynakları gücümüz bunu giderek arttıracağız ama bir tarafta kömür petrol doğalgaz diğer tarafta elektrifikasyonla birlikte gelişecek. Yeşil elektrifikasyon müthiş bir ekonomi oluşturacak. Enerji verimliliği dediğimizde kaynaktan bağımsız fosil ve yenilenebilir kaynakların hepsini enerji verimli kullanmamız gerekiyor. Dijitalleşmenin farkına varacağız kesin çözümler tek doğrular yoktur hepsini bilerek yerinde doğru uygulamamız gerekiyor.