Advertisement

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, ''Günlük harcaması 4,3 doların altında olan nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 30 civarındaydı, geçen yıl baktığımızda bu rakam 2,8'lere kadar geriledi'' dedi.


Malatyalı İşadamları Derneği'nin (MİAD) 51. Aylık Toplantısı'nda konuşan Bakan Yılmaz, son 10 yıllık dönemde Türkiye'nin ekonomik gelişmesine değindi. Devletin faize ödediği paranın gayri safi yurt içi hasılaya oranının yüzde 15,5'lar düzeyinde olduğunu, bu rakamın geçen yıl yüzde 3,5'e kadar gerilediğini vurgulayan Yılmaz, güven ve istikrar olduğunda faiz oranlarının düştüğünü söyledi.

Yılmaz, ''Faiz oranları düştüğünde bu hem özel sektör yatırımları hem de devletin hizmetleri açısından yeni imkanlar sunuyor. 'Aynı oran ile geçen yıl faiz ödeseydik ne olurdu' diye bir hesap yaptık. Devlet 120 milyar dolardan daha fazla faiz ödemek zorunda kalırdı. Farka baktığınızda 95 milyar dolarlık bir fark. Biz bu kadar hizmet üretebildiysek bu güven ve istikrarla faiz oranlarını düşürdüğümüz için, faizden elde ettiğimiz kaynağı hizmetlere yönlendirebildiğimiz için bunu başardık. Yoksa Türkiye yeni bir maden keşfetmedi'' diye konuştu.

Türkiye mevcut kaynakları iyi yönettiği için bu hizmeti yapma olanaklarına ulaştığını vurgulayan Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin yükseldiğine, kamu borcunun GSYİH oranının yüzde 74'ten yüzde 36'lara gerilediğine dikkati çekti.

''Eskiden hukuk düzeni oturmadığı için dışardan insanlar gelip Türkiye'ye para yatırmazdı'' diyen Yılmaz, ama artık ciddi bir istikrar sağlandığını anlattı.

Son 10 yılda doğrudan yabancı sermaye yatırımının da arttığına işaret eden Yılmaz, ''Bu sıcak para değil, istihdam, ihracat, katma değer üreten yatırım. Toplam istihdamımız arttı. Dün rakam yayınlandı, aslında 25 milyonu geçti. Türkiye 10 yılda 5 milyondan fazla istihdam üretti'' bilgisini verdi.

Yılmaz, sadece ekonomiyi büyütmediklerini, aynı zamanda sosyal dengeleri de iyileştirdiklerini anlatarak, ''Kalkınma ekonomiden ibaret değil, işin sosyal, çevresel ve temel haklar boyutu olmadan kalkınmayı anlayamayız. Yoksul kişilerin sayısında ciddi azalış gerçekleşti. Günlük harcaması 4,3 doların altında olan nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 30 civarındaydı, bu rakam 20 milyondan fazla insana tekabül ediyordu. Geçen yıl baktığımızda bu rakam 2,8'lere kadar geriledi'' şeklinde konuştu.

-''Türkiye 3 yıl içinde Zenginler Ligi'ne girmiş olacak''-

Orta Vadeli Programa göre 2015 yılında kişi başına gelirin 13 bin dolara çıkacağını söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:

''Dünya Bankası'nın önemli bir göstergesi var. Türkiye 10 yıl önce buna göre düşük orta gelirli bir ülkeydi. Bu süreçte yüksek orta gelirli bir ülke haline geldi. 13 bin dolara ulaşırsak, yüksek gelirli ülkeler sınıfına ilk adımımızı almış olacağız. İnşallah 3 yıl içinde Türkiye bir eşiği aşacak. Alt limitten de olsa zenginler ligine girmiş olacak. İstihdam düzeyi yüzde 14'lere kadar bir dönem çıktı. Şu anda işsizlikte tek haneli rakamları görmeyi başardık. Türkiye, dünyanın, Avrupa'nın daraldığı bir ortamda üretip, iş üretiyor. Toplam istihdamımız içinde kamunun payı yüzde 13'tür, geri kalanı özel sektörün sağladığı istihdamdır.''

-''Avrupa ülkeleri ile mukayese edilebilir şekilde hesaplandığında işsizlik göründüğünden daha düşük''-

İşsizlikle ilgili ham veriyi Eurostat'a gönderdiklerinde 1, 1,5 puan daha düşük hesap ettiğini ifade eden Yılmaz, Avrupa ülkeleri ile mukayese edilebilir şekilde hesaplandığında işsizliğin göründüğünden daha düşük olduğunu söyledi.

Cevdet Yılmaz, ''Özellikle büyük sermaye gruplarına seslenmek istiyorum; zahmetsiz yatırımlar olabilir, ama bir taraftan da Ar-Ge'ye yatırım yapalım. Büyükler Ar-Ge'ye yatırım yapmazsa, KOBİ'ler de yapmaz'' dedi.

Bakan Yılmaz, daha önce enflasyonun Türkiye'nin kaderi gibi olduğunu, son dönemlerde belli bir patikaya indiğini belirterek, gelecek dönemde de yüzde 5-6'lar civarında devam etmesini beklediklerini kaydetti.

Vatandaştan topladıkları vergileri faize ödemediklerini söyleyen Yılmaz, ''Faizlerde de çok şükür tek hanelere gelmiş durumdayız. Türkiye'de artık bu mesele büyük oranda çözülmüş durumda'' diye konuştu.

Bir hükümetin, vatandaşın memnuniyetini ölçmesinin cesaret istediğini dile getiren Yılmaz, ''En büyük memnuniyet asayiş hizmetlerindendir. İkinci sırada sağlık hizmetlerinde memnuniyet var. Ulaştırma da üçüncü sırada yer alıyor'' bilgisini verdi.

Vatandaş memnuniyetinde yüzde 40'ın altında olunan tek bir alan olduğunu anlatan Yılmaz, şunları söyledi:
''O da adalet hizmetleridir. Maalesef yeterince yükseltemedik. Hakim, savcı alımına dahi engeller çıkarıldı. Şimdi önemli reformlar yapıyoruz. Hukuk ekonominin alt yapısını oluşturuyor.

Belirsizliğin olduğu bir yerde ekonomi gelişmez. Belirsizliğin özellikle hukuktan kaynaklanmaması gerekiyor. Bir adaya gitseniz yanınıza ne alırsınız? diye soruluyor ya; kalkınma için 'eğitim, teknoloji ve adalet' derim. Bu üç unsur, kritik unsurlardır. Adalette çok güzel çalışmalar yaptık, ama içini biraz daha doldurmamız lazım. Yeni Anayasa çalışmaları da bu açıdan çok önemli. Türkiye'nin eski hukuk düzenini bırakıp evrensel standartlarda kendini geliştirmesi gerekiyor.''

Türkiye'nin, Küresel Rekabet Endeksi'nde 43. sıraya yükseldiğini anımsatan Yılmaz, yüksek öğretim ve mesleki eğitimde arzu edilen yerde olunmadığını belirtti.

-Bugünkü dünyanın kalkınma anahtarı...-

Yılmaz, bazen eleştirilerde ''Türkiye'de rakamlar büyüdü, ama fiziki olarak bunu göremiyoruz'' diyenlerin olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

''Ham çelik üretimimiz 16,5 milyon tondan 36 milyon tona çıkmış, konut üretimimiz çok ciddi yükselmiş, motorlu taşıtlar üretimi 347 bin adetten 1 milyon 73 bine yükselmiş, buzdolabı, bulaşık makinesinde üretim artmış. Cep telefonu abone sayısı 28 milyondan 68 milyona çıkmış. İnternet abone sayısı 2002'de 18 bin küsurmuş, geçen yıl 20 milyonu aşmış. Demek ki Türkiye, birçok şeyin değiştiği bir ülke. Fakat üretimde ve ihracatta yüksek teknolojinin içeriği konusunda yeterli düzeyde değiliz. Ara mallarını daha fazla üretmemiz gerekiyor.

Donanımlı, nitelikli insan sayımızı arttırmak durumundayız. Geçmişte hep şikayet ederdik beyin göçünden. Öyle bir oluşturmalıyız ki, insanımız dışarıya gitmemeli, aksine dışarıdan bize gelmeli. Kaliteli insanı ve sermayeyi cezbeden ülkeler kalkınır. Bugünkü dünyanın kalkınma anahtarı budur. Bunun için de makro ekonomik istikrar ve sosyal dengeleri gözeteceksiniz. Demokrasi ve hukuk düzenini gözeteceksiniz. İfade hürriyeti sadece demokrasi açısından önemli değil, ekonomik kalkınma için de önemli. İnsan odaklı baktığınızda çok boyutlu olarak bakmak zorundasınız.''

-''10. Kalkınma Planı'nda sona gelindi''-

Türkiye'nin 2023 hedeflerine de değinen Yılmaz, ''2014-2018 yıllarını kapsayan 10. Kalkınma Planı hazırlıkları planda sonlara gelmiş durumdayız. 15 Mayıs 2013'te planın TBMM'nin takdirine sunacağız'' dedi.
Yılmaz, Ar-Ge'ye verdikleri ödenek ve çeşitli destekleri anlatarak, ''Ar-Ge altyapılarına verdiğimiz ödeneği 17 kat arttırdık. Bu merkezler olmadan projeler olmuyor. Bu alt yapıları Türkiye'nin dört bir yanında kuruyoruz. Buradan bütün iş adamlarımıza seslenmek istiyorum; lütfen, bu araştırma alt yapılarını kullanın. Bunu biz sadece bilim-eğitim için kurmadık.

Türkiye'nin dört bir yanına araştırma merkezlerini kurarken, üniversite-sanayi işbirliğiyle katma değere dönüşür diye kurduk. Özellikle büyük sermaye gruplarına seslenmek istiyorum; zahmetsiz yatırımlar olabilir, ama bir taraftan da Ar-Ge'ye yatırım yapalım. Büyükler Ar-Ge'ye yatırım yapmazsa, KOBİ'ler de yapmaz. Biraz zahmetli olabilir ama emin olun bütün yatırımlardan daha fazla geri dönüş sağlar'' şeklinde konuştu.

DAP, DOKAP, KOP Bölge Kalkınma İdareleri Eylem Planlarının önemine dikkati çeken Yılmaz, ''Geçen yıl enerji ithalatımız sadece 60 milyar dolarlık oldu. enerji ithal eden bir ülke olmasaydık 10 milyar dolardan daha fazla cari fazla veren bir ülke olacaktık'' dedi.

Yılmaz, işsizliğin sıfırlandığı herhangi bir ülke olmadığını belirterek, ''Bunun bir kısmı yapısal işsizlik. Önemli olan çok yüksek olmamasıdır. İşsizliği yüzde 5'lere indirebilirsek çok büyük bir başarıdır'' değerlendirmesini yaptı.

-İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu-

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da, sürdürülebilir olan her gayretin özel takdiri hak ettiğini vurgulayarak, ''Kalkınmanın temeli üretim. Sanayi üretim sektörü kalkınmamızda temel araçtır. Gerek İstanbul'da gerek dünyanın önemli yerlerinde üretim yaparken iş adamlarımızı görüyoruz, Malatyalı iş adamlarımızı takdir ediyorum. Buraya gelmişken, Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ı da rahmetle anmak istiyorum'' diye konuştu.

Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD) Başkanı Yunus Akdaş da ''2023 hedefimiz doğrultusunda neler yapacağımız üzerinde durmaktayız. Şirketler arasındaki kümeleşme çalışmalarından faydalanmanızı rica ediyorum. Kalkınmayı sadece ekonomik büyüme olarak görmüyoruz. Kalkınmada adil paylaşım ve özgürlüğü beraberinde getirdiği her şeyi destekliyoruz'' dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Yılmaz'a günün anısına hediye takdim edildi.