Advertisement

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Dün kararlaştırdık, İstanbul'un Tahkim Merkezi yapılmasına yönelik yasa bu hafta Meclis'ten geçecek" dedi.

Şimşek, Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda, Capital ve Ekonomist Dergileri öncülüğünde düzenlenen "CEO Club Buluşmaları"na katıldı.

Burada konuşan Şimşek, bir ülkenin temellerinin sağlamlaşması halinde, kaygılara, risklere rağmen yoluna devam edeceğini, esas belirleyicinin bilanço ve temellerin sağlamlığı olduğunu vurguladı. Bakan Şimşek, "Türkiye'ye ilişkin bazı soru işaretleri, kırılganlık noktaları var ama biz bütün hazırlıklarımızı hep kışa göre yaptık ve önümüzdeki dönemde global para politikası normalleşse de kalıcı bir tahribat yaşamadan yolumuza devam ederiz" ifadelerini kullandı.

Global ekonomideki gelişmelere değinen Şimşek, "90'lı yıllarda olduğu gibi bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin sermayeye aç bırakılması riski son derece düşüktür, bunun altını çizmek istiyorum. Siyasi istikrar tek başına ilerleme için yeterli değil. Siyasi istikrar reformlarla donatılırsa, desteklenirse o zaman başka ülkelerle arayı kapatma, hızlı büyüme sürecini yaşarsınız" diye konuştu.

Bakan Şimşek, Türkiye'nin, son 10 yılda global kriz dönemine, Ortadoğu'daki sorunlara, global emtia fiyatlarındaki yüksekliğe rağmen iyi bir performans yakaladığını dile getirerek, yakalanan yüzde 5'lik büyümenin iyi bir performans olduğunu ifade etti. Bundan sonraki 10 yıllık sürecin önemine işaret eden Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bundan sonraki 10 yılda küresel büyüme bugünkü kadar yüksek seyretmeyecek, gelişmekte olan ekonomiler geçmişteki kadar arkadan gelen rüzgarı hissetmeyecek, gelişmiş ülkelerin ciddi sorunları var bu yüzden bunların iç tüketimi üzerine bir senaryo kurgulanamaz, bu Çin için de geçerli. Gelişmiş ülkeler bu sorunu aşmak için hangi formülü uygularsa uygulasın, geçmişteki kadar gelişmekte olan ülkelerin ihracatını destekleyemeyecek. Emtia fiyatları önümüzdeki 10 yıl geçmişteki 10 yıl kadar hızlı artmayacak. Bu gelişmekte olan ülkelerin yüzde 70-80'i için kötü bir haber. Global likidite bir sure daha yüksek seyredebilir ama bir noktada normalleşme beklemek lazım. İşin özü itibariyle önümüzdeki 10 yıl performansı iyi olan ülkeler bugünden hazırlığını yapıp, çok güçlü reform programı uygulayacak, demografik yapısı iyi olan, özel sektörün önünü açan ülkeler olacaktır."

Konuşmasında Türkiye'nin 2023 vizyonundan da bahseden Mehmet Şimşek, bu hedeflerin gerçekleşmesi için ortaya konulacak ilave eforun önemli olduğunu aktardı.

Şimşek, Türkiye'de gelecek yıl yapılacak genel seçimlerin ardından 2019 yılına kadar herhangi bir seçim süreci yaşanmayacağını hatırlatarak, bu dönemi değerlendirmek için uzun süredir çalıştıklarını söyledi.

Geçen sene açıklanan Kalkınma Planı'nı "farklı" olarak niteleyen Şimşek, şöyle devam etti:

"Farkı şu; oturduk bu planı Türkiye'nin değişim ve dönüşüm reform programına dönüştürüyoruz. Yani 25 tane dönüşüm alanı belirledik, bu dönüşüm alanlarına ilişkin atmamız gereken, atacağımız, özellikle de büyük bir kısmı mikro düzeyde bin 250'ye yakın reform tedbiri belirledik. Şimdi bu tedbirleri çalışıyoruz. 'Bu reformları kim, ne zaman uygulayacak', 'bu reformların gerektirdiği mali külfet nedir' gibi konular şu an paketler halinde, 25 değişik alanda neredeyse tablet haline geliyor. Sayın Başbakanımıza da durumu sunduk, çalışmalarımız bitince kendisi de detayları açıklayacak. Bu reformların bir kısmının uygulanması için 2015 yılı ortasındaki seçimi beklemek zorunda değiliz. Bu hafta çok önemli bir reform yapılacak, dün kararlaştırdık. İstanbul'un Tahkim Merkezi yapılmasına yönelik yasa bu hafta Meclis'ten geçecek."

Bakan Şimşek bu reforma ilişkin, "Bizde yargı sürecinin yavaş işlediğinden, sorunlu olduğundan herkes şikayet ediyor. Bir ortalama dava kaç yıl sürüyor bu ülkede? Dünya Bankası verilerine bakarsanız durumumuz vahim. Bunu nasıl düzelteceğiz? İşte İstanbul'un Tahkim Merkezi olmasına ilişkin yasal altyapı bu hafta içinde çıkacak, bu önemli bir karar" değerlendirmesini yaptı.

Reformların devam edeceğini bildiren Şimşek, ekim-kasım ayında Patent Kanunu gibi, Kişisel Verilerin Korunması gibi birçok reformun geçebileceğini aktardı.

Şimşek, sorunların büyük kısmının endüstri ölçekli olduğuna işaret ederek, "Tamam geçici bir enflasyon problemimiz var. Enflasyonu tek haneye indirdik, ama düşük tek haneye mutlaka inecek, inmezse, yüksek, sürdürülebilir büyümenin önünde hep bir engel olarak kalacak" dedi.

-"Enflasyonla mücadelede Merkez Bankası'nın elini güçlendirmek istiyoruz"

Cari açık sorununa da değinen Bakan Şimşek, özüne inildiğinde cari açığın birçok mikro sebebi olduğunu, verimliliğin artırılması için rekabetin önündeki engellerin kaldırılması, rekabetin güçlendirilmesi gerektiğini anlattı.

Mehmet Şimşek, büyümenin ılımlı olduğunu belirterek, Asya düzeyindeki büyümenin sağlanması için mikro düzeydeki reform çalışmaları yapıldığını söyledi.

Şimşek şunları kaydetti:

"Enflasyon önemli ölçüde gıda fiyatlarından, kısmen de liradaki değer kaybından kaynaklanıyor. Ama Türkiye bağımsız bir Merkez Bankası'na sahiptir, 2001'den sonra para basması yasaklanmıştır. Bizim Merkez Bankası'nın bilançosuna bakarsanız küçülüyor, dünyanın Merkez Bankalarının bilançolarında inanılmaz bir büyüme var. Bunu nasıl normalleştirecekler bu da ayrı bir konu. Dolayısıyla Türkiye'de enflasyonun kalıcı şekilde yükselmesi için bir sebep yok. Mali dengelerimiz oldukça güçlü."

Brüt kamu borcunun milli gelire oranının bu sene yüzde 33 civarına ineceğini belirten Şimşek, nominal olarak 2017 yılında Türkiye'nin orta vadeli hedefleri çerçevesinde bütçe fazlası vereceğini bildirdi.

"Biz Türkiye'de enflasyonla mücadelede Merkez Bankası'nın elini güçlendirmek istiyoruz" diyen Şimşek, "Mali dengelerde iyi noktadayız ve bunu devam ettireceğiz, kısa vadede de büyüme ılımlı ama dengeli. Orta vadeli programları mütevazı bulabilirsiniz ama yeni dünyaya göre fena değil, ama bunları yeterli bulmuyoruz, reformlarla bunu daha yüksek bir patikaya götüreceğiz" diye konuştu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Kurumların kalitesini artıracağız, demografik yapı çok elverişli, verimlilik çok yüksek, özel sektör yatırımları artıyor, verimlilik artacak ve Türkiye hedeflerini yakalayacak" dedi.

Şimşek, enflasyon beklentilerinde biraz bozulma görüldüğünü, ancak bunun makul olduğunu söyledi.

TCMB'nin gereken tepkiyi verdiğini belirten Şimşek, enflasyonda geçici bir sorun gördüklerini fakat sorunun enflasyonun geçici olarak yüzde 9,4'e yükselmesi değil, yüzde 5-7 arasında bulunması olduğunu ifade etti. Enflasyonun yüzde 3-5 arasında indirilmesi gerektiğini dile getiren Şimşek, bu temel hedef için reform programının önemli olduğunu vurguladı.

Bakan Şimşek, bir hedeflerinin de cari açığı daha da azaltmak olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Bu yıl cari açık muhtemelen GSYH'ye oran olarak 5,7 olacak. Bu yüksek bir rakam ama birkaç yıl öncesine göre makul bir rakam. Şu Irak şoku yaşanmasaydı, Avrupa biraz IMF'nin öngördüğü şekilde büyüseydi, muhtemelen bu yıl yüzde 5'i biraz zorlar mıydı diye düşünmedim değil... Yukarı yönlü riskleri nispeten yönetilebilir riskler olarak görüyorum. Ama aşağı yönlü riskler, yani cari açığı öngördüğümüzden, yüzde 5,4'ün altına çekebilecek faktörler var. İç talep ılımlı olmaya devam edecek. Ama enerji fiyatları öngörümüzün altında seyrediyor. 10 dolarlık petrol fiyatlarındaki düşüş bizim cari açığımızı muhtemelen net bazda 5 milyar dolar azaltır."

Döviz pozisyon açığının bir diğer sorun olarak görüldüğünü, ancak resmin o kadar da kötü olmadığını belirten Şimşek, bankacılık sektöründe döviz açık pozisyonuna izin vermediklerine işaret etti.

Kamuda, döviz açık pozisyonları değil fazlaları bulunduğunu aktaran Şimşek, "Hane halkının dövizle borçlanmasına izin vermiyoruz. Geriye reel sektör kaldı. Yüzde 63'ünün hiç döviz borcu yok. Toplamda yüzde 88'in sağlam, sigorta poliçesi var. Yüzde 12'yi de inceletirseniz önemli bir kısmının KOBİ olduğunu görürsünüz. KOBİ'lere de kim döviz borcu veriyor o da ayrı bir soru işareti. Muhtemelen göründüğü gibi değildir. İkinci nokta ise açık pozisyonun büyük kısmının uzun vadeli olması" ifadelerini kullandı.

- "Türkiye'de idari kapasiteyi iyileştireceğiz"

Mehmet Şimşek, Türkiye'nin, coğrafi konumu çok önemli bir ülke olduğunu belirterek, ülkenin hem üretim hem hizmet açısından doğal bir merkez haline geleceğini söyledi.

Hane halkının milli gelire oranının mütevazı düzeyde olduğunu dile getiren Şimşek, herkesin "ayağını yorganına göre uzatması" için birtakım tedbirler aldıklarını ve bu tedbirlerin etkisini gösterdiğini ifade etti.

Şimşek, yüksek ve sürdürülebilir büyüme için kurumların kalitesinin artırılmasının önemine de değinerek, "AB sürecine dört elle sarılmamız lazım. Şu anda şeklen 14 fasıl açılmış 20 fasıl duruyor diye biliyorsunuz. İyi bir analizci AB ilerleme raporunu okusun, bizim 26-27 fasılda iyi derecede uyum sağladığımızı Avrupa söylüyor. İyi derecede uyum sağlamışsanız, aslında o fasıllar açılmış demektir. Şu anda siyaset buna elverişli değil. Avrupa'nın siyasi durumu nedeniyle bu fasıllar açılmıyor ama AB İlerleme Raporu'nu okuyun. Biz Türkiye'de idari kapasiteyi iyileştireceğiz, yasal çerçeveyi iyileştireceğiz, kurumların kalitesini artıracağız" açıklamasını yaptı.

Şimşek, bugüne kadar gerçekleştirdikleri reformlara işaret ederek, Türkiye'nin şu anda çok farklı bir noktada olduğunu söyledi.

Vergilerin neredeyse dörtte birinin eğitime gittiğini hatırlatan Şimşek, eğitimde kalitenin artırılmasının da çok önemli bir reform alanı olduğunu vurguladı.

- "Bugün mali kural olsaydı, bütçe bu kadar güçlü olmazdı"

Mehmet Şimşek, altyapının da diğer önemli konulardan biri olduğunun altını çizerek, "Altyapıyı iyileştirirsek, sizin önünüzü açarız, verimliliği artırırız. Bunu ben söylemiyorum, uluslararası çalışmalar söylüyor" dedi.

THY'nin Avrupa'da en büyük 2. havayolu şirketi olduğunu, 2 yıl içinde de yolcu taşımada en büyüğü olacağını dile getiren Şimşek, şunları kaydetti:

"Demek ki Türkiye'de istenirse güzel şeyler oluyor. Özelleştirmeye hala niye bu kadar karşı çıkılıyor, niye bu konular tartışılıyor anlamakta güçlük çekiyorum. THY yolcuyu daha ucuza taşıyor, daha çok yere uçuyor, devlete yük değil, para kazanıyor, vergi veriyor, dünyada bir marka... Niye hala özelleştirmeye karşı çıkıyorsunuz? Hala zaman zaman bu konular tartışılabiliyor. Buna rağmen geçen yıl biz Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekorunu kırdık, 12,5 milyar dolar özelleştirme uygulaması yaptık.

Türkiye büyüyor ve altyapı çok önemli. IMF daha yeni fikir değiştirdi ve 'altyapıya bol bol para harcayın' dedi. 2008-2009'da birçoğunuz bizi haksız yere eleştiriyordu. 2008'de dünya ekonomisi altüst olmuş, her taraf küçülecek, bizden bu küçülmeyi daha da büyültecek tedbirler istiyorlardı. Makro teorisi diyordu ki 'böyle bir ortamda faizleri indir, kamu harcamalarını artır, vergileri indir'... Biz tersini yaptık. Bugün mali kural olsaydı, bütçe bu kadar güçlü olmazdı..."

İşgücü piyasası reformunun da yapılması gerektiğine işaret eden Şimşek, işgücü piyasasının ihtiyaçlarıyla eğitimin bir şekilde çakışması ve piyasanın esnekleşmesi gerektiğini belirtti.

Şimşek, uzun vadede kişi başına milli geliri belirleyen 3 faktör olduğunu dile getirerek, bunları, "kurumların kalitesi, demokrasinin standartları ve hukukun üstünlüğü" şeklinde sıraladı.

Buralarda ilerleme sağlandığını, ancak arzu ettikleri noktada bulunmadıklarını ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:

"İşgücünün kullanımında Türkiye demografik yapı ve trend olarak çok iyi bir noktada. Siz çözüm üretince verimlilik artar. Biz devlet olarak rekabetin önündeki engelleri azaltacağız. En büyük engel de devletin kendisi, kayıt dışılık... Altyapınızı yapıyoruz. Gerekli teşvikler var, geriye sizin daha fazla çalışmanız kalıyor.

Sermaye piyasaları da çok önemli bir alan. Bizim daha katedeceğimiz çok mesafe var. Pek çok firma sermaye erişiminde sıkıntı yaşıyor. Sermaye piyasaları bankalardan da öte çok daha geniş bir enstrüman ve bir derinlik gerektiriyor. O nedenle gerekli reformları yapıyoruz. Sermaye piyasaları derinse inanın destek bulursunuz. Daha uzun vadeli sermayeye erişirsiniz. Halka açılıp sağlam şekilde devam etmek varken neden işin zorunu seçiyorsunuz? Son dönemlerde çok özelleştirme yaptık, çok şirket çok şey satın aldı. Yakında mecbur kalacak, pazara gelecekler. Onun için sermaye piyasalarında halka arzlar önümüzdeki dönemde artacak, artmak zorunda. Biz gereken reformları yaptık. Maliye Bakanlığı olarak sermaye piyasalarının gelişmesi için ne gerekiyorsa destek veriyoruz."

- "Türkiye son 10 yılda çok iyi bir performans ortaya koydu"

Enerji verimliliğini artırmak için de çalışmalar yapıldığını anlatan Şimşek, "Amerika'da güneş enerjisinde maliyetler ortalama 10 sente kadar indi. 2018 yılında belki Türkiye çok farklı bir noktada olacak. Herkesin hazırlıklarını ona göre yapması lazım. Mevcut kapasitemizin yüzde 40'ı yenilenebilir. İnşa halindeki santrallerin yüzde 75'i yenilenebilir" diye konuştu.

Bakan Şimşek, özel sektörün Ar-Ge yapması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin, özel sektörün yaptığı Ar-Ge'nin milli gelire oranında Avrupa ile karşılaştırıldığında oldukça geride kaldığını söyledi. Kamuda çok geride olmadıklarını, ancak kamuyu da artıracaklarını belirten Şimşek, özel sektörün bu alanda çalışmalarını artırması için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getirdi.

Kayıt dışılıkla mücadele edilmesi gerektiğine de değinen Bakan Şimşek, şunları kaydetti:

"Kayıt dışılık haksız rekabettir, finansmana erişememek, düşük verimliliktir. Kayıt dışılık Türkiye'yi aşağı çekmektir. Kayıt dışılık bir ülkenin en büyük problemidir. Biz şimdi yeni bir eylem planı hazırladık. Sayın Başbakanımıza da bunu sunduk kendisi açıklayacak. Biz önümüzdeki dönemde çok daha sofistike bir şekilde kayıt dışılıkla mücadeleyi ileri bir noktaya getireceğiz. Özetle, kurumların kalitesini artıracağız, demografik yapı çok elverişli, verimlilik çok yüksek, özel sektör yatırımları artıyor, verimlilik artacak ve Türkiye hedeflerini yakalayacak. Türkiye büyüdü, satın alma gücü büyüdü... Hangi veriyi alırsanız alın Türkiye son 10 yılda inanın çok iyi bir performans ortaya koydu."

AA

BU HABERE YORUM YAZ
 
21 Ekim 2014 Salı, 14:18 Misafir bağımsız bir merkez bankasının elini güçlendirmek de ne demek. ilk önce sayın bakan bağsızkığın bir tanımını yapsın. artı bağımsız bir merkez bankası temel amaç olarak belirlediği hedefe göre istediği güce sahip eğer dışarıdan müdahele yoksa..