Advertisement

Global piyasalarda finansal kafa karışıklığı sürerken satın alma ve birleşmeler tarafında da geçtiğimiz yıla göre yavaşlama var. Global pazarda, kriz sonrası korumacı yaklaşımlar ve vergi gelirlerini maksimize etmek isteyen hükümetler nedeniyle süreçler yavaş ilerliyor.

Türkiye'de ise tablo farklı. Başta özelleştirmeler olmak üzere satın alma ve birleşme işlemleri hızla devam ediyor. Özellikle Haziran'dan bu yana hareketliliğin arttığına dikkat çeken uzmanlar, gelecek 6 ayın da hızlı geçeceğini öngörüyor.

KPMG Türkiye Danışmanlık Bölümü Başkanı Keith Durward, pek çok sektörde hareketlilik olduğunu ama özellikle 3 sektörün öne çıktığını söylüyor. Bu sektörleri finansal hizmetler, enerji ve sağlık olarak sıralıyor.

Durward, “Sartın alma ve birleşmeler için güven çok önemli. Geçtiğimiz döneme göre de güvenin bir miktar kaybedildiğini söylemek yanlış olmaz. Bu yıl gelişen piyasalara yapılan yatırımlarda geçtiğimiz yıla oranla hacim olarak yüzde 25 daralma var. Ancak buna rağmen bu piyasaların sunduğu avantajlar da devam ediyor. Yatırımcılar uzun vadeli bakıyor. Örneğin Türkiye'de seçimler sonrasında ekonomik büyüme devam eder ve yabancı yatırımcıya sunulan koşullar iyi olursa olumlu gidişat devam eder. Sınırötesi anlaşmalardaki düşüş telafi edilir” diye konuşuyor.

DP World, Dubai Port projesiyle Türkiye'de 9 yıldır faaliyette. Şirketin CEO'su Nichola Silveira, uzun vadeli yatırım planlarında Türkiye'nin yerini koruduğunu söylüyor. “Türkiye bol miktarda doğal güzelliklerle çevrili, çok iyi eğitimli bir nüfusu var. Birçok ülke bu konularda eksik. Elbette burada da sıkıntılar var ama iyileşme de var. Biz bir iş yatırım şirketiyiz, her zaman iş fırsatlarına bakıyoruz. Arz zincirine baktığımız zaman gidişat iyi. Faaliyetlerimizi sürdüreceğiz ve en iyi şekilde hizmet vermeye devam edeceğiz” diyor.

Özel sektör yatırım şirketi The Abraaj Group'dan Levent Yeşildağ da Türkiye'ye uzun vadeli, pozitif baktıklarını söylüyor. Yeşildağ, “Demografik özellikleri, iyi regüle edilen bir yapısı olması, bölgede bir istikrar kaynağı olarak yer alması uzun vadeli planlarımız açısından Türkiye'yi önemli hale getirdi. Önümüzdeki dönemde hem küçük hem orta ölçekli işletmeler tarafında çok aktif olacağız, yatırımlarımızı sürdüreceğiz” diye konuşuyor.

Nurol Holding CFO'su Kerim Kemahlı, yabancı yatırımcının Türkiye'ye ilgisinin devam ettiğini söylüyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Türkiye'de satın alma ve birleşme aktivitelerinin yüzde 80-90 gibi önemli bir bölümü özelleştirmelerle gerçekleşiyor. 2015'de de Milli Piyango ve Otoyol özelleştirmelerini bekliyoruz. Bu ikisi yine milyon dolarlık yatırımlar, dolayısıyla yine satın alma ve birleşmelerin önemli bir bölümünü özelleştirmeler oluşturacak. Ama bunun dışında da her zaman, daha küçük ölçekte, ortalama 40-50 milyon dolarlık başka satın alımlar da oluyor.

Türkiye bölgede bir üretim üssü. Yabancı şirketlerin Türkiye'deki üretim şirketlerini satın alma eğiliminde olduğunu görüyoruz. Ayrıca Türkiye yatırım yapılabilir kategorisine girdiğinden beri fonlar da küçük ölçekli şirketlerle ilgili. Türkiye'nin görünümü bundan 2-3 yıl öncesine göre aynı parlaklıkta değil ama farklı alternatif çıkmadığı için Türkiye'ye yabancı ilgisi hala devam ediyor.”

 

Hande Demirel

hdemirel@bloomberght.com