Advertisement

Yoksulluk oranındaki gerileme "hedefe koşuyor"

Yoksulluk oranındaki gerileme "hedefe koşuyor"

Türkiye'de cari Satınalma Gücü Paritesi'ne göre kişi başı günlük harcaması 4,3 doların altında kalanların oranı 2014'te yüzde 1,62'ye düşürülerek, Onuncu Kalkınma Planı hedefine yaklaşıldı

04 Aralık 2015 Cuma, 13:38 Güncelleme: 04 Aralık 2015 Cuma, 14:28

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kişi başı günlük harcaması cari Satınalma Gücü Paritesi'ne göre 4,3 doların altında kalan fert oranının 2002 yılında yüzde 30,3 iken, 2014'te yüzde 1,62'ye gerilediğini belirterek, "Onuncu Kalkınma Planı hedefimiz 2018 yılında 4,3 doların altında kalan fert oranının yüzde 1'in altına düşmesidir. Bu iyileşmenin devamının sağlanması suretiyle 2023 yılına kadar bu sınırın altında yaşayan nüfusun kalmaması için çalışmalarımız devam edecek" dedi.

Yılmaz, Türkiye'de yoksulluk oranındaki gerilemeye ilişkin AA muhabirinde değerlendirmede bulundu.

Kişi başı günlük harcaması, cari Satınalma Gücü Paritesi'ne göre 4,3 doların altında kalan fert oranının 2002'de yüzde 30,3 iken, 2014'te yüzde 1,62'ye gerilediğini belirten Yılmaz, 2,15 doların altında kalan fert oranının 2002 yılında yüzde 3,04 iken, 2014'te yüzde 0,03 seviyesine indiğini ifade etti. Yılmaz, 1 doların altında kalan nüfus oranının ise 2006 yılında sıfırlandığını anımsattı.

Onuncu Kalkınma Planı hedefinin, 2018'de 4,3 doların altında kalan fert oranının yüzde 1'in altına düşmesi olduğunu ifade eden Yılmaz, "Bu iyileşmenin devamının sağlanması suretiyle 2023'ye kadar bu sınırın altında yaşayan nüfusun kalmaması için çalışmalarımız devam edecektir. Nitekim gelişmiş ülkelerde mutlak yoksulluk sorunu bulunmamaktadır" diye konuştu.

Göreli yoksulluk oranlarında da iyileşmeler yaşandığını anlatan Yılmaz, bundan sonraki diğer bir hedefin göreli yoksulluk oranlarını daha da düşürerek AB ortalamasına yaklaştırmak olduğunu söyledi. Onuncu Kalkınma Planı'nda, 2018 yılında medyan gelirin yüzde 60'ının yoksulluk sınırı olarak alındığı durumdaki göreli yoksulluk oranının yüzde 19'a düşürülmesi hedefinin yer aldığını anımsatan Yılmaz, söz konusu oranın geçen yıl yüzde 21,8 olarak gerçekleştiğini bildirdi.

Yoksullukla mücadelede 3 unsur

Yılmaz, yoksullukla mücadelenin geniş bir bakış açısını ve çok yönlü uygulama araçlarının kullanılmasını gerektirdiğini belirterek, bu kapsamda bütüncül bir yaklaşımın izlendiğini, makroekonomik ve sektörel politikalar ile sosyal yardımların, yoksullukla mücadelenin üç ana unsuru olarak işlev gördüğünü dile getirdi. GSYH'nin 2003-2014 döneminde yıllık ortalama reel bazda yüzde 4,7 artış gösterdiğine, buna paralel olarak fert başına milli gelirin (Satınalma Gücü Paritesi'ne göre) 2002-2013 döneminde yıllık ortalama yüzde 7,1 büyüdüğüne işaret eden Yılmaz, ekonomik büyümenin Türkiye'de yoksulluk oranlarındaki düşüşe en fazla katkıyı yaptığını ancak toplumun tüm kesimlerinde bir refah artışı yaşanmakla birlikte gelir eşitsizliğindeki azalışın daha sınırlı kaldığını kaydetti.

"Düşük gelir gruplarındaki artış daha fazla"

En önemli gelir kalemi olan işgücü gelirinin, tüm gelir grupları için toplam gelirin yüzde 70'inden fazlasını oluşturduğunu vurgulayan Yılmaz, kalıcı ve sürdürülebilir bir biçimde yoksulluğun azaltılması için işgücü piyasasında düşük gelirli kişilere fırsatların sunulmasının taşıdığı öneme dikkati çekti. Yılmaz, işgücü gelirindeki reel artışa bakıldığında düşük gelir gruplarındaki artışın üst gelir gruplarına göre daha fazla olduğunun göze çarptığını, 2005-2011 döneminde haftalık reel ücretin en yoksul yüzde 20'lik grup için yüzde 25 artarken, en zengin yüzde 20'lik grupta yüzde 7,5'lik bir artış gösterdiğini vurguladı.

Düşük ücretlere yapılan yüksek oranlı artışların bu duruma katkıda bulunduğunu ifade eden Yılmaz, asgari ücretin 2002 Aralık-2015 Temmuz döneminde reel olarak yüzde 79,3, en düşük memur maaşı yüzde 68,6 artarken, en yüksek memur maaşının yüzde 9,3 gerilediğini anlattı. Yılmaz, benzer şekilde düşük emekli maaşlarındaki artışın da ortalama emekli maaşlarındaki artıştan daha yüksek olduğuna dikkati çekti.

"Özel çaba gerektiren bir grubun kaldığı söylenebilir"

Cevdet Yılmaz, gençlerin ve kadınların istihdamını teşvik edici politikalar uygulandığını anımsatarak, kadınların işgücüne katılma oranının 2002-2014 döneminde yüzde 27,9'dan yüzde 30,3'e yükseltildiğini, kayıtlı istihdam oranının aynı dönemde yüzde 48,9'dan yüzde 65'e yükseldiğini, ayrıca istihdam üzerindeki vergi yüklerinin indirildiğini söyledi.

Yoksulluğun nesiller arası aktarımını engellemek için beşeri sermayeye yapılacak yatırımın büyük önem taşıdığını, bu anlamda özellikle sağlık ve eğitim alanlarında önemli iyileşmeler kaydedildiğini dile getiren Yılmaz, bedava ders kitabı, taşımalı eğitimdeki öğrencilere ücretsiz öğle yemeği, şartlı eğitim yardımları, karşılıksız burs hizmetleri gibi eğitim yardımlarının daha geniş kesimlere ulaştırıldığını ve yapılan yardımların miktarlarının önemli oranlarda artırıldığını belirtti. Yılmaz, bu tür politikaların çok boyutlu yoksulluk oranlarının azaltılması açısından da önem taşıdığına işaret etti.

Kalkınma Bakanı Yılmaz, toplam kamu sosyal yardım miktarının 2002 yılında GSYH'nın yüzde 0,49'uyken, 2013 yılında GSYH'nın yüzde 1,28'ine ulaştığını, sosyal yardım sisteminin etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların da devam ettiğini ifade ederek, "2003 yılından bu yana yaşanan yoksulluktaki düşüşte, yoksullar arasında bir seleksiyon olduğu ve daha avantajlı olanların yoksulluktan çıkıp geriye yoksulluktan çıkarılması için özel çaba gerektiren bir grubun kaldığı söylenebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Hedefler yakalanıyor

Onuncu Kalkınma Planı'nda, 2018'de günlük geliri 4,3 doların altında kalan nüfusun oranının, 2018'de yüzde 1'in altına indirilmesi, gelir dağılımında sağlanan iyileşme sonucunda milli gelirin dağılımının eşit olup olmadığını ölçmeye yarayan Gini katsayısının ise yüzde 0,36'ya gerilemesi öngörülüyor. 0 ile 1 arasında değer alan Gini katsayısının sıfıra yaklaşması gelir dağılımındaki eşitsizliğin azaldığı anlamına geliyor.

Ayrıca plan döneminde Türkiye'de mutlak yoksulluğun ihmal edilebilir seviyelere indirilmesi ve gelişmiş ülkelerde olduğu gibi göreli yoksulluğa odaklanılması amaçlanıyor. Bu kapsamda 2006'da yüzde 25 olan ve geçen yıl yüzde 21,8 olarak gerçekleşen göreli yoksulluk oranı, 2018'de yüzde 19'a düşürülecek.



ÖNE ÇIKAN HABERLER
PİYASA ÖZET
Son %
BIST 100 99.750 1,76
USD/TRY 5,6956 -0,31
EUR/TRY 6,3903 -0,25
EUR/USD 1,1215 0,03
FAİZ 18,76 -0,37
ALTIN/ONS 1.406,90 0,05
BRENT 65,14 1,20
© haberturk.com
Yukarı