Advertisement

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, "2017 yılında tüm olumsuz koşullara rağmen yüzde 4,4 oranında bir büyümeyi orta vadeli programımıza koyduk. Ama 2017 yılında yüzde 4,4'ün üzerinde Türkiye bir büyüme performansı gerçekleştirecektir. Ben buna sonuna kadar inanıyorum." dedi.

Elvan, MÜSİAD Mersin Şubesi tarafından Mersin Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesinde gerçekleştirilen, "4. Eğitimde Başarı Ödülü Töreni, Yetim Dayanışma Programı ve Geleneksel İftar" programında yaptığı konuşmada, ramazan gününde başarılı gençlerle bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Mersin MÜSİAD'ın güzel bir gelenek başlattığını belirten Elvan, "MÜSİAD, 'Mersin'de okul birincisi olan gençlerimizi altınla ödüllendireceğim' demiş. Biz başarılı gençlerimizin farkındayız demiş. Akdeniz ilçemizdeki, Mezitli, Toroslar ve Yenişehir ilçelerimizdeki okullardan birincilikle mezun olan gençlerimizi ödüllendirmeye karar vermiş. Bugün 90 okul birincisi kardeşim altınla ödüllendiriliyor. Başarılı yetim kardeşlerimizden 40'ı altınla ödüllendiriliyor. Bu güzel geleneği başlatan, Mersin MÜSİAD'ı tebrik ediyorum." diye konuştu.

- "Türkiye ekonomisi tüm olumsuzluklara rağmen büyümüştür"

Elvan, yatırımların tüm hızıyla sürdüğünü, ekonomik alandaki göstergelerin iyiye gittiğini vurguladı.

Türkiye'nin hiçbir şekilde sosyal ve ekonomik hedeflerini ertelemeyeceğini, ağırdan almayacağını ve planladığı gibi yoluna devam edeceğini dile getiren Elvan, şöyle devam etti:

"Türkiye ekonomisi tüm olumsuz, iç ve dış koşullara rağmen 2016 yılında yüzde 2,9 oranında büyümüştür. 2010-2016 yılları arasında yılda ortalama yüzde 6,7 büyüme performansıyla dünyanın önde gelen hızlı büyüyen ülkeleri arasında yer almıştır. Yine 2016 yılında yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, ekonomimizde temel makro dengelerin korunduğu ve yapısal bir bozulmanın söz konusu olmadığı şu an açık bir şekilde görülmektedir. 2016 yılının tamamında cari açıkta sürdürülebilir seviyelerde gerçekleşmiş, yılın tamamında cari açığın milli gelire oranı olarak yüzde 3,8 gibi gayet makul sayılabilecek seviyeye gerilemiştir. Kamu dengeleri korunmuş, bütçe disiplini sürdürülmüştür. Merkezi yönetim bütçe açığımız gayri safi yurt içi hasılanın ancak yüzde 1'i olmuştur. Avrupa Birliği tanımlı borç stokunun milli gelire oranı yüzde 28,3 olarak gerçekleşmiştir ki bu gelişmiş ülkelerde yüzde 100'ün üzerindedir. Özellikle Çin gibi birçok gelişmekte olan ülkelerde yüzde 200'ün üzerindedir. Türkiye'nin borç stokunun milli gelire oranı sadece yüzde 28,3'dür. Yatırımlarımızın milli gelire oranı ise yine AB ve OECD üyesi ülkelerin ortalamasının üzerindedir. Yüzde 28,7 yani toplam yatırımlarımızın milli gelire oranı yüzde 29'a yaklaşmıştır."

- "Türkiye 2017 yılında yüzde 4,4'ün üzerinde bir büyüme performansı gerçekleştirecektir"

Elvan, bankacılık sektörünün güçlü yapısını koruduğunu, bankacılık sektörü sermaye yeterlilik oranının 2016 yılında 15,5 iken bugün yüzde 16,4'e yükseldiğini, bu oranın Çin'de yüzde 13, Portekiz'de yüzde 13,5, Rusya'da ise yüzde 12,7 olduğunu bildirdi.

Takipteki alacakların toplam nakdi kredilere oranının 2016 yılında yüzde 3,24 iken bunun daha da aşağı inerek 2017 yılı nisan ayı itibariyle yüzde 3,19 olduğunu anlatan Elvan, "AB ortalaması yüzde 5,2'dir. Türkiye ekonomisinin kötüye gittiğini söyleyenler, Türkiye ekonomisi aleyhine habire yazı yazanlar önce kendi ülkelerine baksınlar. Kendi ülkelerindeki makro ekonomik göstergelere baksınlar. Sonra Türkiye'yi konuşsunlar. AB ortalamasında takibe düşen alacakların oranı yüzde 5,2. Bizde yüzde 3'ün biraz daha üzerinde. Dolayısıyla bankacılık sektörümüz de gayet iyi ve rasyonel bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor." diye konuştu.

Aralık ayındaki döviz kurundaki aşırı dalgalanmayı Merkez Bankası ve hükümetin zamanında ve etkili uyguladığı sıkı para politikası önlemleriyle durdurulduğunu anlatan Elvan, şunları kaydetti:

"Referandum belirsizliğinin de geride kalmasıyla Türk lirası dolar karşısında değer kazanma eğilimine girmiştir. İş ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik atılan somut adımlar ve ekonomiyi teşvik amacıyla hayata geçirilen cazibe merkezleri gibi kalkınma programları sonucunda hem özel sektör yatırımları hem de net ihracat önümüzdeki dönemde büyümeye, güçlü, pozitif bir katkı sağlayacaktır. Referandum sonrasında siyasi belirsizliğin tamamen ortadan kalkmasıyla Doğu ve Güneydoğu'da güven ortamının sağlanmasının, ertelenen tüketim ve yatırım kararlarının devreye girmesi, turizm sektörünün canlanması, AB ekonomisinde büyümenin yanı sıra Rusya ve İran ile olan ticaretin ivme kazanması ve aldığımız önlemlerle ekonomimiz, yaşanan canlanmayla birlikte özellikle 2017 yılında büyüme hedefimizin üzerinde bir performans göstereceğimizi ortaya koymaktadır.

Bizim büyüme hedefimiz 2017 yılında yüzde 4,4. Ben inanıyorum ki MÜSİAD, diğer sivil toplum kuruluşlarımız gibi girişimcilik yeteneği, yatırımcı ruhu yüksek olan bu alt yapımız, kapasitemiz olduğu sürece Türkiye büyümeye ve güçlenmeye devam edecektir. Türkiye dünyanın güçlü ekonomileri arasında yer alacaktır. Bu konuda kararlıyız ve buna inanıyoruz. 2023 hedeflerimizi teker teker gerçekleştireceğiz. 2017 yılında tüm olumsuz koşullara rağmen yüzde 4,4 oranında bir büyümeyi orta vadeli programımıza koyduk. Ama 2017 yılında yüzde 4,4'ün üzerinde Türkiye bir büyüme performansı gerçekleştirecektir. Ben buna sonuna kadar inanıyorum.

- "Faiz sistemine yeni alternatifler için çalışıyoruz"

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan da Mersin'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Mersin'in nadir bulunan güzellikleri bir arada barındıran bir şehir olduğunu belirten Kaan, "Türkiye'nin en büyük limanı olan Mersin Limanı bugün ülkemizin en büyük ihracat kapılarından biri konumunda. Özellikle Ortadoğu ülkeleriyle kurulan ihracat ağları açısından limanın kıymeti çok büyük. Mersin en fazla narenciyeyle anılıyor belki ama bu topraklar onlarca tarım ürününü bağrında yetiştirebilen bereketli topraklardır." dedi.

Türkiye'nin 16 Nisan'da yeni bir döneme girdiğini aktaran Kaan, şöyle konuştu:

"Bunun bizdeki karşılığı şu; artık cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte hepimiz için hedeflerimize daha fazla odaklanma zamanı. Bizler bir iş adamının temel amaçlarından biri işinde başarı olmak ve bu başarının maddi karşılığını almak. Biz yine MÜSİAD olarak yalnız kendi menfaati için değil, ülkesinin refahı için çalışan iş adamlarını temsil ediyoruz. Bu noktada her zaman ülkemizin, halkımızın yanında olacağız. Biz yeni dönemi doğru okumak gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Çünkü artık dünyanın en güçlü 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefliyoruz. Mersin'i önümüzdeki süreçte Şanghay gibi görmek istiyoruz. Mersin'i dünyanın en büyük limanlarından birisi haline getirmek istiyoruz. Gerek şahsi, gerek MÜSİAD adına yaptığım konuşmalarda özellikle üzerine basarak dile getirdiğim bir faiz konusu var. Mevcut yüksek faizlerle yeni yatırımlara cesaret etmek, var olan yatırımları geliştirmek çok zor. Biz iş adamını yatırım için ikna etsek de böyle bir yükün altına girmeye ikna edemiyoruz. Dolayısıyla girişimci iş adamlarının yatırımdan caymasını engellemek, istihdam sorunun ortadan kaldırmak için faiz sistemine yeni alternatifler için çalışıyoruz. İnşallah bunu da yakında Türkiye gündemine getireceğiz."

Kaan, iş adamları olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını, güçlü Türkiye'nin, iş adamlarının omuzlarında yükseleceğini sözlerine ekledi.

Programda okullarında birinci olan ve başarılı yetim öğrenciler altınla ödüllendirilip yeni MÜSİAD üyelerine rozetleri takıldı.

AA