Advertisement

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Doç. Dr. Hatice Karahan, "Bundan sonraki hedef sürdürülebilir büyümeyi sağlamak" dedi.

Hatice Karahan, "Son çeyrek büyümesi beklentiler dahilinde geldi, son çeyrekte yüzde 7.3 ve yıl genelinde yüzde 7.4 olarak. 2017'ye girdiğimizde çok daha düşük beklentiler vardı ancak herkesi şaşırtan bir büyüme gerçekleşti. Tabi son gelişmeler dahilinde bunu bekliyorduk. İlk yarıda biraz da ha dış talepten de katkı aldığımız bir büyüme ile karşılaşmıştık, ihracatın güçlü performansı sözkonusu oldu 2017 yılında. 2017'nin ikinci yarısında da ihracatta güçlü bir performans var. İhracat dördüncü çeyrekte de 1.9'luk bir katkı sunmuş ancak ikinci yarıda ithalatta gerçekleşen canlanma dış talebin katkısını bir miktar aşağı çekti fakat yıl genelinde cüzi de olsa pozitif bir net ihracat katkısıyla bitirdik" dedi.

Hatice Karahan, "Yıl genelinde ve son çeyrekte iç talebin dominant olduğu bir büyüme resmiyle karşı karşıyayız. İç talebin içinde de tüketim ve yatırım dengesini görmek sağlıklı bir büyümenin işaretlerini almak açısından önemliydi ve bu anlamda 2017 yılı yatırımların yeniden geri döndüğü ve hızlandığı bir dönem oldu ki bu sevindirici. Son çeyrekte her ne kadar yavaşlamış olsa da oldukça iyi bir katkı geldi yatırımlardan. G20'de bir numara, OECD'de iki numara olduğumuz, dünyanın başlıca büyüme oranlarından biri gerçekleşti" yorumunu yaptı.

Karahan, "2017 yılının özeti güçlü bir büyüme, KGF, teşvikler, ihracatı dış talebin desteklemesi gibi gelişmelerdir. Bundan sonraki hedef, sürdürülebilir büyümeyi sağlamak yönündeki politikalarla devam etmek olacaktır" dedi.


Hatice Karahan, "Enflasyon kesinlikle önemsenmeyen bir dinamik değil. Tam tersine, çift hanelere çıktığı için çok daha öncelikli bir madde olarak görüyorum. Çünkü enflasyonda tek haneye dönmek başlıca hedefimiz. Bunun içinde kapsamlı ve koordineli bir politika gerekiyor. Maliye politikası, para politikası ve yapısal reformların da katkısıyla olacaktır bu.
Potansiyel olarak tanımlanan büyümeyle, istihdam yaratan, yatırım kaynaklı bir büyümeyle aynı zamanda enflasyonist baskıları ortadan kaldıran, fiyat istikrarının ve finansal istikrarın olduğu dengeli bir patikada bundan sonra ilerlemek öncelikli hedefimiz.Stabil bir Türk Lirası, dalgalanmaların fazla olmadığı, öngörülebilir bir para birimine sahip olmak sürdürülmesi gereken politika olmalıdır" şeklinde konuştu.