Advertisement

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Akdeniz'de petrol aramaya ilişkin takvimini yürütmesi durumunda Türkiye'nin de KKTC ile imzalayacağı kıta sahanlığı anlaşmasının hazır olduğunu, TPAO'nun aramalara gelecek hafta başlayabileceğini ve sismik arama gemisine donanmanın da refakat edebileceğini söyledi.

Bakan Yıldız, Diplomasi Muhabirleri Derneği üyelerini kabulünde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Akdeniz'de petrol arama çalışmalarına başlayacağını açıklamasının hatırlatılması üzerine Yıldız, Rumların bu hareketinin uluslararası hukuka aykırı ve siyasi bir provokasyon olduğunu belirterek, bu çalışmaların daha çok Rum yönetiminin statüsünü pekiştirmeye yönelik olduğunu kaydetti.

Bakan Yıldız, "Bu bir tahriktir, bu bir provokasyondur. Bizlerin duruşunun ne olacağını hep beraber göreceğiz" diyerek Rumların daha önce açkladıkları takvimi yürütmeleri durumunda Türkiye ile KKTC'nin kıta sahanlığı anlaşması imzalayacağını belirtti.

Bu anlaşmanın metninin hazır durumda olduğunu ve gelişmelere paralel şekilde imzalanacağını ifade eden Yıldız, bu çerçevede TPAO'nun Akdeniz'deki çalışmalarına gelecek hafta bile başlayabileceğini söyledi.

Yıldız, Türkiye'nin sismik arama gemilerine, Türk donanmasının da eşlik edebileceğini belirterek aramaların kıta sahanlığı anlaşması ile beraber KKTC'nin elinde hangi sahalar varsa o sahalarda yapılacağına da dikkat çekti.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rum yönetiminin Akdeniz'de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarının başlamadan derhal bitirilmesini istediklerini söyleyerek, "KKTC ile kıta sahanlığı anlaşmasını gelişmelere paralel olarak her an imzalayabilecek durumdayız, anlaşma hazır" dedi.

Yıldız, Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD) üyelerini kabulünde gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Doğu Akdeniz krizinin tırmanmakta olduğu ve Rumların doğalgaz ve petrol arama çalışmalarına başlamak üzere olduğunun hatırlatılması üzerine Yıldız, Rumların bu hareketinin uluslararası hukuka uymadığını, o bölgede münhasır ekonomik sahanın sınırlarının belirlenmemiş olduğunu vurguladı.

Bakan Yıldız şunları kaydetti:

"İster İsrail isterse başka bir ülkeyle, böyle bir çalışmanın yapılmış olması aslında provokatif bir çalışmadır. Fiili hedeflerinden daha ziyade Güney Kıbrıs yerel yönetiminin statüsünü pekiştirmeye yönelik bir çalışmadır. Orada bulduklarını iddia ettikleri gazın kalitesi, fizibilitesi bir kenara, böyle bir yerde böyle bir çalışmayı yapmanın KKTC'nin hakları ile de Kıbrıs'ın bütünlüğü ile de herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır."

Teknik konudan daha ziyade çalışmaların bu bölgenin uluslararası statüsü ve uluslararası hukuka uygun olmadığına işaret eden Yıldız, "Bu bir tahriktir, bu bir provokasyondur. Bizlerin duruşunun ne olacağını hep beraber görürüz" dedi. Kıta sahanlığı anlaşması ile ilgili olarak geçen hafta Enerji Bakanlığı müsteşar yardımcısının KKTC'ye gittiğini hatırlatan Yıldız, KKTC ile yapılacak kıta sahanlığı anlaşması ile beraber TPAO'nun orada fiili durum oluşturacağını kaydetti.

Bakan Yıldız, TPAO'nun bir Norveç firması ile birlikte önce sismik aramalar yapacağını söyleyerek, hemen sonra da petrol arama platformları kurulacağını belirtti ve şöyle devam etti:

"İsteğimiz böyle bir noktaya gelinmemesidir ve Noble firması ile birlikte yürütülen çalışmaların başlamadan derhal nihayetlendirilmesidir. Buna uyulmadığı takdirde komple Kıbrıs'ın denizdeki statüsü ile alakalı konuları hep beraber izleyeceğiz."

Türkiye'nin bu konuda ABD'li bir şirket ile temasa geçip geçmediğinin sorulmasına karşılık Yıldız, ABD'li firma ile muhataplıklarının söz konusu olmadığını, ama ABD'den bu manada görüştükleri kişiler olduğunu, böyle bir çalışma için özel sektörün dikkatinin çekilmesi gerektiğini vurguladıklarını kaydetti.

Yıldız TPAO'nun nerede arama yapacağının sorulmasına karşılık da, imzalanacak kıta sahanlığı anlaşması ile beraber "KKTC'nin elinde hangi sahalar varsa o sahalarda" aramalar yapacaklarını vurguladı. Teknik açıdan bakıldığında petrol ve gaz açısından "bu anlaşmanın sağladığı sınırlar neresi ise o sınırlar çerçevesinde aramalar yapılacağını" yineleyen Yıldız, başka ülkelerle gerilim yaşanmasını ise beklemediklerini kaydetti.

-ÇALIŞMALAR GELECEK HAFTA BAŞLAYABİLİR-

Bakan Yıldız, sismik aramalar için şu anda bir Norveç firması ile anlaşma yaptıklarını ancak firmanın ismini vermesinin doğru olmayacağını belirterek, "Akdeniz'de dediğim bu sahalarda çalışmaları inşallah yürüteceğiz" dedi. Yıldız, ilk etapta bir geminin gitmesinin söz konusu olduğunu söyleyerek, aramalara ne zaman başlayacaklarının sorulmasına karşılık şunları kaydetti:

"Eğer şu anda kamuoyu ile paylaşılan takvim Güney Kıbrıs Rum yönetimi tarafından yürütülürse, o takdirde önümüzdeki hafta dahi başlar."

Konuyla ilgili gelişmeleri dikkatlice izlediklerini, ilgili kurular arasında her gün değerlendirmeler yapıldığını anlatan Yıldız, "KKTC ile kıta sahanlığı anlaşmasını gelişmelere paralel olarak her an imzalayabilecek durumdayız, anlaşma hazır" dedi.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rum kesimimin Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerinin AB için Türkiye'nin büyüklüğü ile Rum yönetimi arasında önemli bir tercih olacağını söyleyerek, "AB dönem başkanlığının Rum yönetimine verilmesi halinde zaten tavrımızın ne olacağı son derece açık ve net. Daha önce böyle bir atağın yapılmış olması bu süreci öne çekecektir" dedi.

Yıldız, Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD) üyelerini kabulünde gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Rumların Akdeniz'de sondaj çalışmalarına karşılık Türkiye'nin de aramalara başlamasının AB ile ilişkileri bozup bozmayacağının sorulması üzerine Yıldız, şunları kaydetti:

"Daha önce de açıklandı. AB dönem başkanlığının Rum yönetimine verilmesi halinde zaten tavrımızın ne olacağı son derece açık ve net. Daha önce böyle bir atağın yapılmış olması bu süreci öne çekecektir."

Bakan Yıldız bu konuyla ilgili olarak AB Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın gerekli çalışmaları yürüttüğünü söyleyerek, Rum yönetiminin enerji alanındaki çalışmalarıyla paralel olarak gelişmelerin belirleneceğini kaydetti. Yıldız, "Bu AB açısından önemli bir tercih olacaktır. Türkiye'nin büyüklüğü ile Güney Kıbrıs yerel yönetimi arasında önemli bir tercih olacaktır" dedi.

Türkiye'nin sismik arama gemisine donanmanın eşlik edip etmeyeceğinin sorulmasına karşılık Yıldız, "Bu konuda refakatleri ve karşılıklı çalışmaların beraberce yürütüleceği aşikar. Bu konuda herhangi bir geri adım söz konusu olmaz. Ama gelişmeleri hep beraber izleyeceğiz." Yıldız, donanmanın arama gemisine refakat edeceğinin söylenip söylenemeyeceğinin sorulmasına karşılık da "Evet söyleyebiliriz" dedi.

TPAO'nun Akdeniz'deki aramalarda ciddi rezervler çıkması durumunda bunun süreci nasıl etkileyeceğinin sorulmasına karşılık Bakan Yıldız, Akdeniz'deki çalışmalardan, özellikle Antalya ve Mersin açıklarında ve Kıbrıs açıklarındaki çalışmalardan umutlu olduklarını, ancak sondaj çalışmaları tamamlanmadan önce ümitleri vaat gibi sunmanın yanlış olacağını kaydetti. Yıldız, bazen bir bölgede keşfedilen rezervin hemen yanı başındaki bölgede olmayabileceğine dikkat çekti.

-İSRAİL İLE İLİŞKİLER-

Konunun İsrail ile ilgili boyutunun hatırlatılması üzerine Yıldız, 9 vatandaşın öldürülmesi ile alakalı süreci hep beraber izlediklerini söyleyerek, "İsrail özür dilemedikçe ve o şartları sağlamadıkça bizim İsrail ile herhangi bir enerji projesi yürütmemiz söz konusu değil" dedi.

Buna ek olarak İsrail'in Rum kesimi ile birlikte Akdeniz'de arama faaliyetlerine girmesi durumunda bunun ilişkileri olumlu yönde etkilemeyeceğinin açık olduğunu kaydetti.

İsrail ile mevcut enerji anlaşmalarının donup donmadığının sorulmasına karşılık da Bakan Yıldız, şunları kaydetti:

"Hiçbir petrolün kendisi ve kalitesi, hiçbir doğalgazın miktarı ve kalitesi bizim herhangi bir vatandaşımızın onurundan daha yüksek değildir. Biz her bir vatandaşımızın onurunu bütün bu petrol ve gaz değerlerinin üstünde tutuyoruz. Bize yakışan ve doğru olan anlayış da budur. O nedenle bizim İsrail ile bu manada herhangi bir proje geliştirmemiz söz konusu değildir. Milli siyasetten bağımsız bir enerji işini uluslararası platformda geliştirmemiz de mümkün değildir. Dolayısıyla enerji sektörüne yük olan İsrail'in bu tür davranışlarının da normalleşmesini bekliyoruz ve o güne kadar da bir proje geliştirmeyi düşünmüyoruz."

Enerji Bakanı Taner Yıldız, çalışmalarına savaş nedeniyle ara veren TPAO ekiplerinin Libya için hazır olduğunu, Libya tarafından gelecek yanıta göre 2 haftaya kadar en azından zemin oluşturmak için çalışmaları başlatabileceklerini kaydetti.

Diplomasi Muhabirleri Derneği üyelerini kabul eden Bakan Yıldız, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye'nin 8 ülke ile yürüttüğü (Ürdün, Filistin, Mısır, Libya, Suriye, Lübnan, Fas, Cezayir ve Tunus) çalışmaya çok önem verdiklerini söyleyen Yıldız, bu çalışmanın kuzeyde tamamlanan ringin Cebelitarık'a kadar güneyde tamamlanmasını kapsadığını kaydetti. Bu çalışmanın master planını Türkiye'nin yapacağını belirten Yıldız, bunun 7-8 yıllık geniş bir çalışma olduğunu, Türkiye'nin elektrik ve enerji pazarını büyütmesi ile alakalı olduğunu kaydetti.

Bakan Yıldız, Libya ile ilgili ikinci konunun TPAO'nun orada 6 kuyuda yürüttüğü çalışmalar bulunduğunu, ancak savaştan sonra ekiplerin çalışmaya ara verdiğini anımsatarak, bu çalışmaya daha da genişletilerek başlanabileceğini, istikrarın tamamen sağlanması ile beraber bu çalışmaya başlayabileceklerini Libya tarafına ilettiklerini kaydetti. Libya'nın kaliteli petrolünün gelirinin artırılması için TPAO'nun bulduğu değerlerin önemli olduğunu belirten Yıldız, Libya ile görüşmelerde kendilerini başka bazı ülkelerden ayrıştırma konusunda hassas davrandıklarını bildirdi.

Karadeniz'deki çalışmalarla ilgili ilk gelen sonuçların olumlu olmadığı yönünde çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine Yıldız, arama gemisi ve platformun Aralık 2010'da Karadeniz'e çıktığını hatırlatarak, o dönemde petrol arama için gittiklerini ancak bulunamayabileceğini söylediklerini kaydetti.

"Arama denen şey böyle bir şey" diyen Yıldız, sondaj çalışmalarından olumlu da olumsuz da sonuçlar alınabileceğini bildirdi. Bakan Yıldız, bu çalışmalara yılmadan devam edeceklerini belirterek, bir kuyuda bulunamayanı bir başka kuyuda bulabileceklerini kaydetti.

İkinci bir kuyu açılıp açılmayacağının sorulmasına karşılık bunun Exxon Mobil şirketinin tercihi olduğunu, açılmaması halinde bazı cezai şartları olduğunu, şirketin ister o şartları yerine getirebileceğini isterse de kuyu açmaya devam edebileceğini kaydetti.

Bakan Yıldız, bir başka soru üzerine de Türkiye'de çıkan kömürlerin düşük kalorili ancak sonuçta kömür olduğunu söyleyerek, yerli kömürü elektrik üretiminde kullanmak kaydıyla ihale sürecine başlayacaklarını belirtti. Yerli kaynaklara dönülmesinin tercihleri olduğunu ancak enerji kaynaklarının hiçbirinden vazgeçmemeyi ve sonuna kadar da kullanmayı düşündüklerini ifade eden Yıldız, yerli kaynakların kullanımının önemine dikkati çekti.

BU HABERE YORUM YAZ
 
19 Eylül 2011 Pazartesi, 12:46 Misafir türkiye nin en son ihtiyacı olan şey bir savaş fakat kktc karasularına girerlerse kendi malları gibi rum gemilerini batırmalıyız... bakalım o zaman 3 haftalık parası kalmış yunanistan savaşa mı girecek...