Advertisement

Türk Lirası'nın Döviz piyasalarındaki hızlı düşüşünü izleyen bazı gelişen piyasa stratejistlerine göre kur, Merkez Bankası'nın müdahale etmesi gereken noktayı geçmiş durumda ve buna göre düşüş için artık bir zemin yok.

TL'deki düşüş finansal istikrar için risk oluşturuyor”

Politika yapıcıların hala müdahalede bulunmamış olmasının “şaşırtıcı” olduğunu belirten Rabobank EM stratejisti Piotr Matys, “Geçtiğimiz birkaç haftada enflasyonun kalıcı şekilde uzun süre yüksek seyretmesi riskine karşı MB'nin liraya istikrar kazandırmak için faiz artırması gerektiğini sürekli söylüyordum.” dedi.

Matys, TL'deki düşüşün şirketlerin önemli miktarda döviz borcu olması nedeniyle finansal istikrar için risk oluşturduğunu ifade etti.

75 – 100 baz puanlık faiz artırımı yeterli olmaz”

TD Securities'den Cristian Maggio, yetkililerin herhangi bir adım atmayarak kurun çökmemesi için daha sert bir hamle ihtiyacı ortaya çıkardığını belirtiyor. Maggio, “(Kur) Halihazırda ağrı eşiğinin altına düşmüş durumda. Şimdi tüm olay MB'nin gelecek toplantıda adım atmasına izin vermek ya da olağanüstü toplantı çağrısında bulunmakla ilgili.” dedi.

Maggio, TL'deki düşüşün çok fazla olduğunu ve TL her gün darbe alırken -gelieşn piyasalaer stratejistine göre bunun sadece gelişen piyasalar çöküşünden ziyade TL özelinde bir sorun olduğu açık- MB'nin oturup izleyemeyeceğini ifade etti.

75 – 100 baz puanlık faiz artırımından daha aşağısının mevcut ortamda faydalı olmayacağını düşünen Maggio, uzun vadede en az 300 – 400 baz puanın gerekli olduğunı söylüyor.

TL bu ay Arjantin Pesosu hariç en kötü performansı gösterdi

TL, dolar karşısında Pazartesi günkü işlemlerde 4.5946 seviyesine kadar gerileyerek tüm zamanların en düşüğünü gördü. Kurun bu ayki yükselişi yüzde 12 oldu; bu, Arjantin Pesosu hariç olmak üzere gelişen piyasa paraları arasındaki en kötü performans.

ABD'de yükselen tahvil faizlerinin doları desteklediği bir dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faiz artırımına yönelik mesafeli duruşu TL üzerindeki baskıyı artırıyor. Erdoğan, Londra'da geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği mülakatta 24 Haziran seçiminin ardından para politikası kararlarında daha büyük bir rol oynayacağını belirtmişti.

MB müdahalesi için büyük ihtimalle dolarizasyonda önemli bir artış görmeleri gerekecek”

UBS gelişen piyasalar strateji birimi yöneticisi Bhanu Baweja, “Merkez Bankası belli bir (kurda) seviye düşünmüyor. Müdahele etmeleri için enflasyonda önemli bir yükseliş, ya da dahabüyük bir ihtimalle dolarizasyonda önemli bir artış görmeleri gerekecek.” dedi.

Sorulması gereken sorunun MB'nin para politikasının tepkisel mi kalacağı ya da piyasaların önüne geçip geçmeyeceği olduğunu söyleyen Baweja, “Bence tepkisel kalacak.” diyor.

Politikanın piyasaların önüne geçmemesi durumunda kurun 4.8, hatta 5.0 seviyesine gitmesinin ihtimal dışı olmadığını ifade etti.

Liranın olumlu yanı çok ucuz ve kısa pozisyon almanın çok pahalı olması”

Londra'da BlueBay Asset Management stratejisti Timothy Ash, MB'nin halihazırda faiz artırımlarına gitmiş olması gerektiğinin altını çizerek “Farklı düşünen biri olduğunu sanmıyorum.” dedi.

Mevcut aşamada TCMB'yi “okumanın” zor olduğunu vurgulayan Ash, “Merkez Bankası neden hareket etmekte yavaş kalıyor? Kur, geçtiğimiz birkaç yılda çok yükseldi, buna karşın bankalarda ya da şirketlerde gerçek stres belirtisi yok; zayıf lirayla yaşamayı öğrendiler.” dedi.

Ash, lira için tek olumlu tarafın çok ucuz olması olduğunu ve yüzde 17 faizle kısa pozisyon almanın pahalı olduğunu ifade etti.

Bloomberg News