Advertisement

İran devlet televizyonunun haberine göre, Ruhani, başkent Tahran'da düzenlenen İran Merkez Bankası yıllık toplantısında yaptığı konuşmada ülkesindeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.

Ruhani, "Meclis (nükleer yasayı çıkararak) bize engel olmasaydı, geçen yıl sonu itibarıyla yaptırımlar kalkmıştı. Çıkartılan yasayla elimiz kolumuz bağlandı." dedi.

Cumhurbaşkanı Ruhani, Viyana'da 5+1 ülkeleriyle varılan anlaşmaya dair metnin o dönemde İran Meclisine iletildiğinin altını çizdi.

"FATF'in onaylanmaması büyük bir sorun"

Ayrıca Ruhani, Meclisten geçen ancak yasalaşması için muhafazakarların kontrolündeki Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyinin (DMTK) onayını bekleyen mali reform yasa tasarılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kamuoyunda "Mali Eylem Görev Gücü (FATF) yasaları olarak bilinen kara para aklama ve terörün finansmanının engellenmesine yönelik yasa tasarısının Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyinin onayına takılmasını eleştirdi.

Ruhani, "FATF'in onaylanmaması büyük bir sorun olarak kaldı. Ekonomik faaliyetler için FATF onaylanmalıydı. Yaptırımlar kalksa bile FATF onaylanmazsa uluslararası bankacılık faaliyetini yürütemeyiz." şeklinde konuştu.

İran'da 2 dönem üst üste cumhurbaşkanlığı yapan Ruhani, makamını 3 Ağustos günü, haziran ayındaki seçimleri kazanan muhafazakar siyasetçi İbrahim Reisi'ye devretmeye hazırlanıyor.

İran'da hükümetin itirazlarına rağmen onaylanan "nükleer yasa"

Muhafazakarların çoğunlukta olduğu İran Meclisi, nükleer bilimci Muhsin Fahrizade'nin 27 Kasım 2020'de öldürülmesinden kısa süre sonra nükleer faaliyetleri hızlandırmayı hedefleyen "Yaptırımların Kaldırılması ve İran Ulusunun Çıkarlarının Korunması İçin Stratejik Eylem Planı" yasasını 1 Aralık 2020'de çıkarmıştı.

Cumhurbaşkanı Ruhani'nin başkanlığındaki hükümet, dış politikada ülkeyi zora sokacağı gerekçesiyle itiraz ettiği yasayı, Anayasayı Koruyucular Konseyinde nihai onayı almasının ardından uygulamak zorunda kalmıştı.

İran Atom Enerjisi Kurumunun uranyumu en az yüzde 20 zenginleştirmeye başlamasını ve düşük düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stoklarını artırmasını zorunlu kılan yasa, nükleer anlaşmanın taraflarının iki ay içinde Tahran'ın bankacılık ilişkilerini ve petrol ihracatını normale döndürecek adımlar atmaması halinde, İran'ın NPT kapsamında 2016'dan bu yana gönüllü olarak uyguladığı Ek Protokol'den ayrılmasını gerektiriyordu.