Advertisement

Apple, Microsoft, Alphabet (Google), Amazon 2019 yılı içinde 1 trilyon dolar değer yakalayan, dev teknoloji şirketleri oldu. Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere, 31 Aralık 2019 piyasa kapanışı itibarıyla, 1 trilyon dolar değeri aşan iki teknoloji şirketi var.   

Diğer ikisi ise yakın takipte...  
 Kaynak: Yahoo Finance, 31 Aralık 2019

Görüldüğü gibi, teknolojinin nimetlerini en iyi şekilde hayata geçiren yenilikçi şirketler, kazanmaya devam ediyorlar,  pay sahipleri için de çok ciddi değer oluşturuyorlar.  Dünya’da en yüksek değere sahip 10 şirketten 8 tanesi zaten teknoloji şirketi.
Bu nedenle, yatırımcıların 2020’de gözleri teknoloji şirketlerinde olmaya devam edecek.  1 trilyonu söylemesi dile kolay geliyor.  Miktarı biraz daha anlamak için iki örnek verelim.
1) S&P 500’de yer alan 100 şirketin değeri 1 trilyon doların altında bulunuyor. 
2)  Dünya’nın en büyük bankalarından JP Morgan, Citigroup, Bank of America ve Wells Fargo’nun 31 Aralık itibariyle toplam değerleri ancak 1.1 trilyon dolar ediyor.

Yani, bu teknoloji şirketleri, tek başlarına, her yönden büyük hakimiyet sağlamış durumdalar.

Bu şirketler hangi konularda hakim durumdalar?

Microsoft, teknoloji sektörü üzerindeki hakimiyetini net bir şekilde devam ettiyor.  Microsoft’un kazanmaya devam etmesinin en önemli nedenlerinden birisi, bulut teknolojileri çözümü olan Azure.  Microsoft Azure’u özellikle pazar lideri yazılım ürünlerine (Windows, Dynamics ve Office 365) çok iyi entegre etmiş durumda ve bu sayede kurumsal pazarda müşteriler nezdinde gücünü arttırıyor.

Apple, ‘kapalı sistem’ formulüne öncülük eden, efsane CEO Steve Jobs’dan sonra da, en değerli teknoloji şirketlerinden biri olmaya devam ediyor.  Apple CEO’su Tim Cook, 2019’un son çeyrek  açıklamasında, genel olarak, hizmet gelirlerindeki artış, giyilebilir ürünlerin ve İpad’in büyüme hızlarındaki artışlar nedeniyle rekor seviyede gelir kaydettikleri söylemişti.  Apple’ın müşterileri, yeni nesil iPhone’ları beğenmiş görünüyorlar.

Amazon şu anda 70’den fazla şirketin sahibi.  Whole Foods gibi büyük satın almalar yapan şirket,  perakendenin farklı alanlarında yer alıyor.  Super marketlerden, sağlık, güzellik bakım ürünleri satan internet şirketlerine kadar, bir çok şirketi satın almaya devam ediyor.  Perakende sektörüne zarar verme pahasına, ucuz fiyatlama yapan Amazonun kendi düşük kar/zararını, bulut çözüm şirketi AWS’den elde ettiği yüksek karlarla kapattığı ve böylece yatırımcılarının memnuniyetini sağladığı söyleniyor.   Ayrıca Amazon, Google ve Facebook’un arkasından, dijital reklam gelirlerinde üçüncü sırayı almış durumda, rakiplerini yakalamayı hedefliyor.

2019 sonu itibarıyla, Google Arama %90 pazar payına yaklaşmış durumda. Video paylaşım platformu Youtube ise büyümenin başını çekiyor.   Şirket dünyada dijital reklam pastasının çok önemli bir kısmını elinde tutuyor.  Bunlar dışında bulut hizmeti Google Cloud, Android işletim sistemi tarafından desteklenen telefonlar ve akıllı ev ürünleri, Google’un büyümesini sağlıyor.  Google, mevcut alanlarda hakimiyetini sürdürürken, Google Alışveriş ile e-ticaret alanında kendine yeni büyüme alanı yaratıyor, sürücüsüz araçlar ABD’de yasal hale geldiğinde, otonom araç Waymo ile hizmet vermeye hazırlanıyor.

Facebook, özellikle 2019 yılında yaşadığı veri gizliliği sorunları ve Mark Zuckerberg’in ABD Kongresi’nde ifade verdiği süreçlere rağmen, büyümesini sürdürdü.  Facebook, Messenger, Whatsapp ve Instagram gibi uygulamaların, günlük aktif kullanıcı sayısı 2 milyar civarında.   Global anlamda geniş, sadık, müşteri kitlesine sahip ve reklam pastasında da Google’ın yakın takipçisi olma yolunda ilerliyor.   Facebook, platformunu online mağazaya dönüştürüyor, e-ticaret alanında büyüme hedefliyor.  ABD Kongresi’nin tepkisini çeken ödeme sistemleri çözümü Libra ile de ilgili pazara girmeye çalışıyor.

Apple, Microsoft, Google, Amazon, Facebook... Büyüklükleri ve etkileri ile, 2020’de dikkat çekmeye devam edecekler. Müşterilerine en uygun ve  fark yaratan çözümleri ulaştırırken, bu şirketlerin, düzenleyici kurumlar tarafından daha çok mercek altına alınmalarını bekliyorum..   Yeni dönemde, düzenleyiciler, bu şirketlerin büyümek için hakimiyetlerini ve kaynaklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadıklarına daha yakından bakacaklar. Çok fazla gücün, çok az sayıda şirketin elinde bulunmasından bahisle, bu şirketlerin, gelecek dönemlerde daha etkili regulasyonlara maruz kalacaklarını tahmin etmek zor değil..  Bunun ötesinde daha nelerin olabileceği ile ilgili, ABD’de, 1980’lerde AT&T’ye yönelik yapılan yaptırımları hatırlamak yeterli olacaktır. Bu da ilerisi için farklı bir yazı konusu.