Advertisement

Lozan Antlaşması ve ardından Cumhuriyet’in ilanıyla sona eren Kurtuluş Savaşı’nın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başladığı tarihtir 19 Mayıs 1919...

Esaretten kurtulmak, bağımsızlığa kavuşmak için atılan ilk adımdır 19 Mayıs... Yenilmiş, yıkılmış, ezilmiş bir topluluktan bir ulus yaratmak için atılan ilk adımdır 19 Mayıs...

Milli Mücadele olarak da anılan Kurtuluş Savaşı’nın 103 yıl önce başladığı, Cumhuriyet’in kurulmasıyla sonuçlanacak olan yaklaşık 4,5 yıllık çok zorlu bir dönemin ilk günüdür 19 Mayıs... Ve Atatürk’ün “benim doğduğum gündür” dediği tarihtir 19 Mayıs 1919...

19 Mayıs aslında yalnızca Atatürk’ün değil bir anlamda ulusal egemenliğe dayalı, bağımsız Türkiye’nin de doğum günüdür.

Osmanlı İmparatorluğu ve İtilaf Devletleri arasında 1. Dünya Savaşı'nın ardından 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi ile düşman gemileri Çanakkale Boğazı'ndan geçerek İstanbul'a demirledi.

Anadolu adım adım işgal edilirken İngiltere, Yunanistan'ın Karadeniz kıyılarında bir Pontus Rum devleti kurma isteğine de destek verdi.

Bölgede Rum çetelerinin saldırıları artmaya başlarken Türk grupların kargaşa çıkardığı iddia edilerek İngilizler, Osmanlı Hükümeti’ne 21 Nisan 1919'da, "Siz asayişi sağlayamazsanız biz Samsun'a çıkıp bölgeyi işgal edeceğiz" anlamı taşıyan nota verdi.

15 Mayıs'ta İzmir, Yunan orduları tarafından işgal edildi. 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirilen Mustafa Kemal, 16 Mayıs'ta "Bandırma Vapuru" ile İstanbul'dan yola çıktı.

Mustafa Kemal, kendi deyimiyle "Kendisini İstanbul'dan uzaklaştırmak ve Anadolu dağlarında çürütmek" isteyenlerce 9. Ordu Müfettişliği ile görevlendirildi, ancak müfettişliği kabul ederken görevinin geniş yetkilerle donatılmasını sağladı.

Mustafa Kemal'i ve beraberindekileri taşıyan Bandırma Vapuru, 16 Mayıs'ta İstanbul'dan yola çıktığında, Kız Kulesi açıklarındayken İtilaf Devletleri denetim görevlilerince vapurda, silah ve kaçak malzeme araması yapıldı. Arama sürerken, "kaptan yeri"nde bulunan Mustafa Kemal'in kararlılığını göstermek amacıyla hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söylediği kaptan, demir aldırmaya başladı.

Hürriyet uğruna...

Subayların gemiyi terk etmelerinin ardından Karadeniz'e yönelen Bandırma'nın güvertesinde Mustafa Kemal Paşa, yanındakilere şunları söyleyecekti: "Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silah kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu'ya ne silah ne cephane götürüyoruz. Biz ideali ve imanı götürüyoruz."

Mustafa Kemal, puslu bir pazartesi sabahı, 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a vardı. Mustafa Kemal, yurdun Kurtuluş Mücadelesi'ni Samsun'a ayak basarak başlatmış oldu. Düşman işgaline karşı bilinçlendirilerek halkın Kuvayı Milliye'ye destek olması sağlandı.

Büyük Önder'in Samsun'a çıkışı, Yunan askerlerinin İzmir’den çıkarıldığı 9 Eylül 1922'ye kadar sürecek büyük mücadelenin de ilk adımı oldu.

Mustafa Kemal Samsun’da kaldığı Havza'dan kurtuluş meşalesini yakarak ayrıldı.

Gençliğe emanet

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ilk defa 1926 yılında Gazi Günü adı altında Samsun'da kutlandı. 24 Mayıs 1935'te Atatürk Günü adı altında resmiyet kazanmıştır. Beşiktaş'ın girişimleriyle Fenerbahçe Stadı'nda kutlanan bu ilk 19 Mayıs, Galatasaray ve Fenerbahçeli yüzlerce sporcunun da katılımıyla bir spor günü hâline geldi. Bu organizasyondan bir süre sonra gerçekleşen Spor Kongresi'nde söz alan Beşiktaş Kurucu Üyesi Ahmet Fetgeri Aşeni, kutlanan Atatürk Günü'nün tüm gençliğe mal edilebilmesi için "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında her yıl yapılmasını teklif etti. Kongrede oylanan bu öneri kabul edildi ve Atatürk'ün de onayıyla yasalaştı. 19 Mayıs, 20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" adını aldı.

1981 yılı Atatürk Yılı olarak kabul ve ilan edildi. Kutlamalar kapsamında "Gençlik ve Spor Bayramı’nın adı da "Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" olarak değiştirildi.