Advertisement

Yaklaşık üç aydır tüm dünya ülkeleri COVİD-19 virüsünün yarattığı tehlike ile mücadele ediyor. Zengin-fakir, zayıf-güçlü demeden her ülke bu virüsten nasibini aldı ve bir çok insanını kaybetti. Gelinen noktada yavaş yavaş bir normalleşmeden söz edebiliyoruz. Tahminlere göre birkaç ay sonra COVİD-19 gündemimizden düşecek. Peki ya sonrasında ne olacak?

COVİD-19 sadece insan hayatına ve sağlığına yönelik hazarlar oluşturmadı. Bu virüs Ekonomik anlamda da tüm ülkelere büyük yaralar açtı ve açmaya da devam edecek.

Dünyada korumacılık artacak, her ülke kendine yeterli hale gelmeye çalışacak. Gördük ki elinizde varsa üretebiliyorsunuz. Örneğin nonvowen kumaş üretimimiz olmasaydı maskelerimizi üretemeyecektik. Tedarik zincirleri mümkün olan en kısa haline gelecek, ülkeler tedarik zincirini kendisine en yakın ve riski en az olacak şekilde tasarlayacak.

Devletler vatandaşlarının gıda güvenliğine daha çok dikkat edecek. Tarımda da korumacılık artacak, hastalık bulaşma riskini en aza indirecek yöntemler kullanılacak, sertifikasyon ve sağlıklı ambalaj çok önemli hale gelecek, gıdaya ulaşım maliyeti artacak.

Tüketiciler daha nazlı olacak, başta moda sektörü olmak üzere tüketim ürünlerini daha dikkatli alacaklar, fiyatlara karşı duyarlılıkları artacak, satın almalarını elektronik olarak yapacaklar. Lojistik sistemler ve tedarik zincirleri çok daha önemli hale gelecek. Eğitim sektörü ilk okuldan üniversiteye kadar dijital eğitime daha çok önem verecek. Beyaz yakalılarda evden çalışma artacak. Yüz yüze toplantılar artık on-line olarak gerçekleştirilecek. Sosyal mesafenin korunabileceği mimari tasarımlar ön plana çıkacak, şimdiki kadar büyük ticari ve okul binalarına ihtiyaç kalmayacak. Hastalıkların hastaneye gitmeden ön tanısının konulmasına imkan verecek telefon bağlantılı küçük analiz kitleri gelişecek. Kırsal kesime ve köye dönüş başlayacak.

Peki bizler bu duruma uyum sağlayabilmek için ne yapmalıyız?

Öncelikle artık eski usul iş yapma biçimlerini bırakacağız. Ülkemizde toplam faktör verimliliğini artıracağız. Artık her yere geniş bant ve çok hızlı internet bağlantısı acil olarak gerekiyor. Bütün dünya dijital sistemleri kullanacağı için dünyada verimlilik artacak, bu da büyük maliyet baskısı yaratacak. Devletimizin de mevcut mevzuatı gözden geçirerek bürokrasiyi en aza indirecek verimlilik artırıcı mekanizmalar düzenlemesi gerekiyor.

Dijital teknolojiyi tarıma hızlı bir şekilde adapte ederek mevcut topraklarımızın hepsinden yararlanarak maksimum üretim yapmamız gerekiyor. Hammaddesi bizde bulunan bütün ara mallarını ülkemizde rekabetçi bir şekilde üretmenin yoluna bakmalıyız. Özellikle moda sektöründe dünyada tedarik zincirleri yeniden yapılanacak. Bizim acilen yerimizi almamız gerekiyor. Küçük işletmeler dahil herkes finansal sistemden daha iyi faydalanabilmek için daha iyi kayıt tutacaklar. Finansal sistem de teminatlarda gayrimenkule değil insan sermayesine dayalı finansman modeline geçmeli.

Artık dünyada ekmek aslanın midesinde. Çünkü rakip artık her yerde, sanal dünyada tuşların arkasında. Yeni dönem hızlı bir paradigma değişimi ile geldi. Kendimizi bu değişime hazırlamazsak yarın çok geç olabilir. Bu anlamda

Son olarak fakir ülkelerin kendilerini bu virüsten korumaları için bütün ülkelerin destek olması gerekli. Aksi halde yığınlar halinde bu insanlar büyük bir göç hareketine başlayacaklar.

Zeki Kıvanç

Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı