Advertisement

1918-1920 İspanyol grip salgınından bir asır sonra benzer bir küresel salgın ile karşı karşıyayız. Teknolojinin ve bilimin zirvesinde tüm dünya bu salgın hastalıkla mücadele ediyor. Şu anda en büyük önlemi de toplumu izole etmekte buldu.
Bu izole ile birlikte üretim sistemi durdu, tedarik zincirleri tamamen kırıldı diyebiliriz. Medikal ve Gıda sektörü dışında çok ciddi olumsuzluklar var. Ülkemizde de bunun tedbirleri alındı ve alınmaya devam ediyor. Sosyal mesafenin korunamayacağı sektörlerde üretim büyük ölçüde durduruldu. Genel anlamda sanayi işletmelerinin yüzde 65-70’i kapalı durumda. Üretimin durması hem ülke ekonomisine hem de uzun vadede sosyal yaşantıya olumsuz etki yapacağını gösteriyor. Diğer taraftan ülkemizin yüzde 15 olan işsizlik oranları daha da yükselmesi beklenmektedir.

Virüs salgını sonrası küresel ekonomik yapıyla ilgili farklı boyutlarda değişimler yaşanması söz konusu olacaktır. Çokuluslu şirketler bu derece ciddi bir arz şokuyla yeniden karşılaşmamak için yatırım ve üretim stratejilerini baştan aşağıya gözden geçirebilirler. Bu bağlamda küresel tedarik zincirleri Çin başta olmak üzere Doğu Asya ülkelerinden diğer bölgelere doğru kayabilir. İmalat sanayiinde yüksek üretim deneyimi ve beşeri sermayesi olan ve çeşitli lojistik avantajlara sahip gelişmekte olan ülkeler, uzun vadede daha fazla doğrudan yabancı sermaye çekebilir. Virüs çalışma koşullarında da ciddi değişimlerin önünü açabilir. Yeni nesil teknolojiler sayesinde daha kolay hale gelen esnek çalışma saatleri ve evden çalışma modelleri daha hızlı şekilde yaygınlık kazanabilir. Bu trend özellikle hizmet sektöründe kendini daha derinden hissettirecektir.

Para politikalarının yetersiz kalacağı bu ortamda mali teşvikler son derece gereklidir. Ancak virüs salgını atlatıldıktan belli bir süre sonra artan bütçe açıklarının nasıl finanse edileceği ve kamu borç seviyesinin nasıl yönetileceği düşünülmeye başlanacaktır. Küresel borç ve vergi reformlarına yönelik hem ulusal hem de uluslararası ölçekte mücadeleler yaşanabilir. Alınacak olan önlem paketleri ve ekonomi programının adil olma özelliği de dikkate alınmalıdır. Öte yandan, COVID-19 salgını nedeniyle sosyal mesafe koyma önlemlerinin daha da yaygınlaşması ve özellikle stoklanabilir mal üreten işletmelerin çalışanları için de geçerli olması halinde farklı bir yaklaşım gerekecektir.

Tabi, bu süreçle birlikte devlet gerek üreticinin gerek tüccarın ayakta kalması için bir takım destekleri öne sürerek kısa vadede de olsa çarkın dönmesine vesile oldu. Ancak devletin sürekli piyasaya para pompalaması yine orta ve uzun vadede ülke ekonomisine ciddi darbe vuracaktır. Dolaysıyla tüm dünya ülkeleri gibi ülkemizde tabiri caizse üretim olmadan var olanı tüketiyor ama herkes şunu çok net bilmelidir ki yaşamın devam edebilmesi için elbette sağlık çok çok önemlidir. Bunun yanında yavaşta olsa çarkın dönmesi lazım. İçinde bulunduğumuz sürece göre vites küçültebiliriz, ayağımızı gazdan çekebiliriz, ancak el frenini çekmememiz lazım. Somut olarak şuna dikkat çekmek istiyorum. Bir taraftan devletin belirlemiş olduğu kaide ve kurallara riayet edeceğiz ancak yavaşta olsa üretime devam etmemiz gereklidir. Hayatın normalleşmesi süreciyle birlikte üretime hızlı bir şekilde başlanabilmesi için şimdiden gerekli önlemler alınmalıdır.

Üretime başlamak ülke ekonomisinin iyileşmesi açısından son derece önem arz etmektedir. Bir taraftan içinde bulunduğumuz yaşantıyı koruyup diğer taraftan da normalleşmeyle birlikte üretime yönelmek için altyapıyı hazırlamalıyız. Virüs sonrası çarkların dönmesi ve üretim için normalleşme sürecinde alınacak tedbirler hem ülkemiz hem ticaret açısından avantaj sağlayacaktır.

Hayatımız, sağlığımız her şeyden önemli. Gelecek nesilleri koruma, kollama ve büyüklerimizin sağlığı bizler için son derece önemlidir. Yayılım hızı kontrol altına alınır, belli ölçüde virüsün etkileri yavaşladığında ticari ve sosyal yaşantı da belli ölçüde normale binecektir.

Küresel salgının iktisadi etkilerini hızla yönetebilmek için bir tedbir paketi geliştirmek, küresel salgına karşı doğru tedbirlerin alınmasını kolaylaştıracaktır.

Mustafa USLU

Adıyaman TSO Başkanı