Advertisement

Akar'ın açıklamalarından satır başladı şöyle:

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

TSK'nın temel görevi ülkemizin, milletimizin birliğini bütünlüğünü sağlamak. Bununla ilgili yaptığımız mücadelede öne çıkan hususlar birincisi FETÖ, PKK, YPG, DEAŞ ve terör örgütleriyle mücadelemiz büyük bir başarıyla, azimle, kararlılıkla devam etmektedir. 462 bin kilometrekarelik alanda deniz kuvvetlerimiz kendilerine verilen görevi başarıyla yerine getiriyor. Bu etkinliklerimizi yürütebilmemiz için elimizde iki husus var. Birincisi personelimiz, diğeri silah araç ve gereçleri, lojistik. 1927'den beri devam eden Askerlik Kanunu'muz var. Yeni bir askerlik sistemi olduğu ihtiyacı çıktı. Bütün modelleri gözden geçirdik. Milli ve tarihi değerlerimiz üzerinden hareket ettik. Olabildiğince yeni sistem. Reform diyebiliriz ama temelleri tarihimizde var.

"REFORM DİYEBİLİRİZ AMA KÖKLERİ GELENEKLERİMİZE DAYANIYOR"

Sistemi kurgularken kişisel, mesleki ve teknik özelliklerini göz önünde bulundurduk. Askerlik gençlerinin eğitim ve işini olumsuz etkilememeli. Bizim asıl meselemiz öngörülebilir ve sürdürülebilir olması. Gençlerin geleceğinin kendi ihtiyaçlarının planlamalarını sağlamak aynı zamanda. Sistemde yükümlülük olarak 2 milyon 200 bin  şu veya şu şekilde askerliğini ertelemiş gencimiz var. Her yıl takriben 700 bin gencimiz askerlik çağına gelmiş durumda. Bunların uygun bir sıra ve usulle askerlik hizmetlerini yaptırmaya çalışıyoruz. Rakamlarda, sayılarda, istekte, tercihlerde birtakım farklılıklar çıkarsa bu konuda deneyimli olan Bakanlıklarımız var. Bir şekilde kura ile halledeceğiz.

"HARP OKULLARIMIZ FONKSİYONLARINI AYNEN SÜRDÜRECEK"

Tüm sistemleri çalışırken milli, manevi ve mesleki değerlerimizi daima göz önünde tutuyoruz. Biz hem tarihimizi, milli ve manevi değerlerimizi, mesleki değerlerimizi unutmadan, içinde bulunduğumuz koşullara adaptasyona tam olarak sağlanması için gerekli gayreti gösteriyoruz. Bu sistem tamamlandığımızda subay, astsubay okullarımız fonksiyonlarını aynen devam ettirecekler. Harp okullarımız fonksiyonlarını aynen sürdürecek. Burada kaybettiğimiz, göz ardı ettiğimiz hiçbir şey asla söz konusu değildir.

"GELENEKLERİMİZ VE GELENEKLERİMİZİ YAŞATACAK BİR SİSTEM"

Profesyonelliği iyi anlamamız ve iyi anlatmamız lazım. Türk Ordusu'nun peygamber ocağı olarak aldığımız ordu-millet geleneği olan bir ülkeyiz. Adı ne olursa olsun tamamen para karşılığı hizmet edenlerden müteşekkil bir ordu istemiyoruz. Mutlaka Mehmetçiğimiz olacak bizim. tüm askerlerin paralı hizmet eden olmasını istemiyoruz. Daima bir tarafta bedelli,bir tarafta yükümlü olarak Mehmetçiğimizi silahlı kuvvetlerdi görmek istiyoruz. Burada muharip birliklerle alakalı çalışmalarımız. Erbaş ve erler de kullanılabilir. Örneğin komanda tugaylarımızı uzman personelimizden teşkil ediyoruz. Silahlı kuvvetlerimizi karma sistem olarak tarihi geleneklerimizi, göreneklerimizi yaşatacak bir şekilde devam ediyor.

"15 TEMMUZ'UN ZARARLARI BÜYÜK ÖLÇÜDE TELAFİ EDİLDİ"

Mehmetçiğin, 20 yaşına gelen erbaş ve er olma hakkı ve sorumluluğu kazanan gençlerimizle alakalı bir sistem bu. Bir tarafta uzman erbaşlarımız, astsubaylarımız, subaylarımız var. 15 Temmuz hain darbe girişiminin verdiği zarar ve ziyanın büyük ölçüde telafi edildi. Buradaki ana sistemi muhafaza edeceğiz. Ana sistemin içindeki gençlerimizin konumu, durumu ve gelişimiyle ilgili. Genç çok yetenekli ama imkan verilmemiş. Biz ona eğitim vereceğiz. Gençlerimiz bunları gecikmeli olarak ikmal edebilecekler.

"BİR ASTEĞMENİN ALDIĞI 5 BİN LİRA MAAŞIN 6 KATI OLACAK"

Subay olacak kişilerin yine lisans diploması olacak. Gençlere biz seçim hakkı sunuyoruz, şu şekilde bedelli, şu şekilde Dövizli, şu şekilde yükümlü olabilir diye. Gençlerimiz bunu kendi belirleyecek. 30 bin liraya gelince. Arkadaşlarımız ve üniversite hocalarıyla yaptığımız projeksiyonlarda burada hem bizim ihtiyaçlarımızın karşılanması hem de savunma ve güvenliğin tehlikeye girmemesi şeklinde. En optimal olarak arkadaşlarımız 30 bin lirayı buldular. Bir asteğmenimizin aldığı takriben 5 bin lira maaşın 6 katı. Askerlerin maaşı arttıkça bunlar artacak.

"15 BİNDEN 50'BİNE PROJEKSİYON YAPTIK, EN UYGUNU 30 BİN LİRA"

Bu konu kesinlikle çok ayrıntılı bir şekilde komutan arkadaşlarımız, subay, astsubaylarla, kıtadaki arkadaşlarımızla konuşulup, görüşülüp yapıldı. 15 binden 50 bin TL'ye projeksiyon yaptık, en uygun 30 bin TL. Kendi içinde yeterli sistem. Hem komisyonda hem Meclis'te bu sistemi koruyacak şekilde yapılması lazım. Şu an Meclis'te. Arkadaşlarımız ilgili arkadaşlarla temaslarını sürdürüyor. En kısa zamanda çıkacak. Yoğun bir çalışma içerisindeyiz. En kısa zamanda yasallaşacak, bayram öncesi olabilir.

S-400 VE F-35 KONUSU

"S-400 ANLAŞMASI İMZALANDI VE BİTTİ! BU BÖYLE BİLİNMESİ LAZIM"

Çevremizde ülkeler var. Onların uçakları füzeleri var. 82 milyonun güvenliği bakımdan birtakım sistemler alıyoruz. Bunların biri de hava savunma sistemi. S-400 bir şekilde belirlendi. Birtakım sıralı çalışmalarla belirlendi,bir anda çıkmadı ortaya. Türkiye'de ilgili kurum ve kuruluşlar, bakanlıklar birtakım kriterler belirledi. Biz bu kriterlerle çıktık ortaya. Birlikte üretim var, ihracat var. Bu anlaşma imzalandı ve bitti. Bunu Cumhurbaşkanımız da birçok kez tekrarladı.

"HAZİRAN'A YETİŞMEYEBİLİR AMA ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA GELECEK"

F-35'deki sistemlerle oradaki bilgilerin S-400 tarafından algılanacağı bunun da bir boşluk doğurabileceği gibi değerlendirme var. F-35'le S-400'lerin birbirine yakın olduklarını söylüyoruz. Bir çalışma grubu, NATO, ikili heyetler vasıtasıyla bunları görüşelim, tartışalım. Bu bizim için bir ihtiyaç. Amerikalı dostlarımızla müttefiklerimizle görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Amerikalıların son yaptığı teklifle bizim ilgili kurum ve kuruluşlarımız ayrıntılı bir şekilde değerlendirme. Ekim-Kasım ayında sonuçlanacak. Orada başarılı bir şekilde tamamlayabilirsek çalışmalarımızı genişleteceğiz. S-400'lerle ilgili kurum ve kuruluşlarımız yaptığımız anlaşma çerçevesinde anlaşmalar var. Haziran'da yetişmeyebilir ama önümüzdeki aylarda gelecek. Süreç başladı.

"ŞU ANDA 4 PİLOTUMUZ ABD'DE 1-35'LERLE İLGİLİ ÇALIŞIYOR"

Sayın Cumhurbaşkanımız birçok açıklama yaptı. Hatta NATO Genel Sekreteri de Türkiye'nin egemenlik ve bağımsızlığı noktasında savunma sistemleri alma konusunda hak sahibi olduğunu söyledi. Bu tür açıklamaların ittifak ve dostluk bakımından sıkıntılı olduğunu söylememiz lazım. Açıklamalar bazen maksadını aşıyor. Varsayımlarla ilgili konuşmayalım. Bize verilen sorumlulukları tam olarak sürdürüyoruz. Bizim ödememiz gereken F-35 paralarını ödedik. Bu hususlarda en yetkili hanımefendi tarafından gündeme getirilen hususlar. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'ne teslim edilmiş dört adet F-35 var. 4 pilotumuz eğitime devam ediyor. Yüzlerce astsubayımız eğitim aldı ve döndü. Bizim Malatya'da F-35'leri konuşlandıracağımız yerde inşaatlar sürüyor. Normal bir düzen devam ediyor.