Advertisement

Financial Times’ın haberine göre, Evergrande’nin Çinli alacaklıları ödenmeyen 13 milyar dolarlık borç için şirkete dava açtı. Evergrande’ye karşı açılan davaları incelemekle görevli mahkemeye 24 Ağustos’tan 9 Aralık’a kadar 367 dosya geldi.

FT’nin gizli bir Evergrande yöneticisine dayandırdığı bilgiye göre ise şirket sınırlı kaynaklarıyla bu kadar fazla alacaklıya ödeme yapabilecek durumda değil.

Çin Merkez Bankası (PBOC) Başkanı Yi Gang, Hong Kong’daki bir seminere video mesajı yoluyla yaptığı açıklamada, “Kreditörler ve hissedarların hak ve çıkarlarına, yasal öncelikleri göz önünde bulundurularak tümüyle saygı gösterilecektir” demişti.

Yi, Evergrande sorununun bir piyasa olayı olduğunu ve piyasa odaklı bir yolla çözülmesi gerektiğini söylemişti.

Yi, China Evergrande Group’un geçen hafta yükümlülüklerini yerine getiremeyebileceği yolunda bir açıklama yaptığını, bunun Hong Kong’da endişeleri artırabileceğini, ancak Hong Kong’un finansal faaliyetler için etkili bir sistem kurduğunu ve bu gibi sorunları çözmek için iyi tanımlanmış yasal bir çerçeveye sahip olduğunu sözlerine eklemişti.

Fed’in 2022 Haziran ayında faiz artıracağına dair beklentiler, çarşamba günü gerçekleştirilen toplantı sonrasında zirveye çıktı. Beklentiler Kasım sonunda Omikron varyantına dair endişelerle hızlı bir şekilde geriledikten sonra Aralık ayında neredeyse ikiye katlandı.

Federal Açık Piyasa Komitesi, çarşamba günü politika faizinde herhangi bir değişiklik yapmadı fakat varlık alımı azaltımı hızını ikiye katlayarak 30 milyar dolara çıkardı. Fed politika yapıcıları ise 2022 ve 2023 yıllık üçer faiz artırımı, toplamda 6 faiz artırımı gerçekleşmesini bekliyor.

Karar metninde enflasyonun pandemi ve tedarik zinciri sıkıntıları ile yükseldiği ifade edildi. Metinden enflasyonun geçici olduğu yönündeki ifadelerin de çıkarıldığı görüldü. Metinde ekonominin görünüme yönelik devam eden risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Fed ekonomiye ilişkin projeksiyonları da yayımladı. Buna göre Eylül ayında yüzde 5,9 olarak açıklanan 2021 büyüme beklentisi yüzde 5,5 seviyesine çekildi. 2022 büyüme beklentisi ise yüzde 3,8'den yüzde 4'e yükseltildi. 2023 büyüme tahmini yüzde 2,5'ten yüzde 2,2'ye düşürüldü.

Avrupa gösterge elektrik fiyatı olan Almanya 1 ay vadeli elektrik fiyatı, Fransa’nın güvenlik önlemleri nedeniyle dört nükleer reaktörü kapatmaya hazırlanmasıyla yüzde 10 civarında yükseliş kaydederek megavatsaat başına 355 euroya kadar tırmandı. Fransa’da elektrik fiyatları ise megavatsaat başına bir günde 393 eurodan 540 euroya tırmandı.

Fransa’nın elektrik dağıtım şirketi Electricite de France, bu hafta Chooz’daki iki nükleer reaktörünü kapatmaya hazırlanırken Civaux’daki iki reaktörünün de kapalı kalma süresini bahar aylarına kadar uzattı. Kapatılan reaktörler Fransa’daki nükleer elektrik üretim kapasitesinin yüzde 10’unu oluşturuyor.

Bloomberg’in modeline göre sadece Fransa’nın elektriklik talebi gelecek hafta yüzde 7 artarak 80 gigavata çıkabilir. Fransa aynı zamanda sınırında bulunan ülkeler için ana elektrik tedarikçisi konumunda. Bu da Almanya, İspanya, İtalya ve İngiltere gibi ülkeler için de daha yüksek elektrik fiyatları anlamına geliyor.

Avrupa’da doğalgaz fiyatları da düşen sıcaklıklar, artan talep ve jeopolitik gerginliklerle beraber rekor seviyelerde bulunuyor. Hollanda’da vadeli doğalgaz kontratları megavatsaat başına 131,5 euro seviyesinde işlem görüyor.

Filipinler Merkez Bankası, ekonomik toparlanmayı desteklemek amacıyla politika faizini sabit bıraktı. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi de politika faizinde herhangi bir değişiklik yapılmayacağı yönündeydi. Filipinler pesosu, faizlerin sabit tutulmasının ardından yüzde 0,5 yükseliş kaydetti.

Endonezya Merkez Bankası genişlemeci makroihtiyati tedbirlere devam edeceklerini, kredi faizleri ile mevduat faizleri arasındaki farkın açıldığını ve kredi toparlanmasının daha dengeli olduğunu belirterek politika faizini yüzde 3,5 seviyesinde sabit bıraktı.

Tayvan Merkez Bankası da ekonomist beklentilerine paralel olarak politika faizinde herhangi bir değişiklik yapmadı ve politika faizini yüzde 1,125 seviyesinde tuttu.

Endonezya Rupisi sene başından bu yana yüzde 2,19 değer kaybı yaşarken Filipinler pesosu yüzde 3,94 civarında değer kaybetti. Diğer gelişen ülke para birimlerinin performansıyla karşılaştırıldığında, Endonezya rupisi en az değer kaybeden beşinci para birimi olurken Filipin pesosu da en az değer kaybı yaşayan yedinci gelişen ülke para birimi oldu.

Dolar/TL, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararı sonrasında 15,65 ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Sterlin/TL 20 seviyesini geçerken euro/TL 17,22 civarında bulunuyor.

Dolar/TL pazartesi günü rekor tazeledikten sonra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın müdahalesiyle 14 seviyesinin altına geri çekilmişti. Salı günü öğleden sonra yeniden yükselişe geçen dolar kuru çarşamba günü 14,80 seviyesinin üzerine tırmanmıştı.

Dolar/TL Kasım ayında yüzde 40’a yakın yükseliş kaydettikten sonra Aralık başından bu yana da yüzde 10 civarında yükseldi. Türk lirası dolar karşısında sene başından bu yana yüzde 50'den fazla değer kaybederken en son 2001 yılında yıllık bazda bu kadar büyük bir değer kaybı yaşanmıştı.

Türkiye’nin kredi temerrüt risk primi (CDS) 524 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıllık tahvil faizi yüzde 22,1 civarında seyrediyor.

TCMB faizleri 100 baz puan indirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini beklentiler doğrultusunda 100 baz puan indirdi. Karar metninde arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki arızi faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin ima ettiği alanın kullanımının tamamlanmasına karar verildiği belirtildi.

Bloomberg HT Araştırma Birimi'nin 17 kurumun katılımıyla gerçekleştirdiği ankette medyan beklenti politika faizinin 100 baz puan indirimle yüzde 14'e çekilmesi yönündeydi.

Ankette iki kurum 200 baz puanlık faiz indirim beklentisi içinde olduğunu belirtirken, bir kurum 75 baz puan ve diğer bir kurum ise 25 baz puan indirim tahmininde bulunmuştu.

TCMB Döviz piyasasına satım yönünde müdahaleye başlamıştı

Faiz kararından önce en kritik gelişmelerden birisi döviz piyasasına satım yönünde yapılan müdahaleler oldu.

TCMB’nin 1 Aralık tarihindeki ilk müdahalesi yaklaşık 650 milyon dolar, 3 Aralık’taki ikinci müdahalesi yaklaşık 400 milyon dolar, 10 Aralık’taki üçüncü müdahalesi ise yaklaşık 500 milyon dolar seviyesindeydi. TCMB’nin dördüncü ve 2,5 milyar dolarlık son müdahalesi ile birlikte toplam tutar yaklaşık 4 milyar seviyesine yükseldi.