Advertisement

Bu yıl Türkiye ekonomisinde, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın liderlik ettiği yeni ekonomi yönetiminin 2018'deki kur şokları ve ekonomik daralma riskine karşı başlattığı 'dengelenme-disiplin-değişim' süreci etkisini hissettirdi.

Eylül 2018'de 2019-2021 dönemini kapsayan Yeni Ekonomi Programı (YEP) ile hayata geçirilen bu süreç, 76 milyar liralık tasarruf paketiyle başlamıştı. 2019'un Eylül ayında açıklanan yeni programda ise bu kez dengelenmenin tamamlandığı, değişimin başlayacağı vurgusu yapıldı.

2020-2022 döneminin yol haritasını ortaya koyan yeni programda, 2018'den farklı olarak, büyüme hedefleri arttırıldı, cari açık ve enflasyon beklentisi ise düşürüldü.

2019'un ilk yarısına, daralan ekonominin gölgesinde gidilen 31 Mart yerel seçimleri ve ardından 23 Haziran'da yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi damgasını vurdu. Yerel seçim süreci ekonomi ve kurlar üzerinde baskı yarattı.

Temmuz ayı başında Murat Uysal'ın başkanlık koltuğuna oturduğu Merkez Bankası'nın agresif faiz kararları, ekonomideki daralmayı durdurmaya yönelik önlemler, enflasyon ve işsizlik 2019'da ekonomi gündeminin öne çıkan başlıklarıydı.

Enflasyondaki gerileme ve gelişen ülke merkez bankalarının faiz kararlarıyla zemin elde eden TCMB 4 toplantıda gerçekleştirdiği 1200 baz puanlık indirimle politika faizini yılbaşında bulunduğu yüzde 24 seviyesinden yüzde 12'ye çekti.

2019'da ihracat ve turizm gelirleri dengelenme sürecini desteklerken ekonomik aktivitede 2019 yılının ilk yarısında ılımlı bir toparlanma gerçekleşti.

Geçen yılın son çeyreğinde yüzde 2,8, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,3 ve yılın ikinci çeyreğinde de yüzde 1,6'lık daralan türkiye ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 0,9 ile yeniden büyüme sürecine girdi. YEP'de yıl sonu büyüme hedefi yüzde 0.5 olarak güncellendi.

Kur şoklarının etkisiyle 2018'de yükselen ve yüzde 25,24 ile tepe noktasına ulaşan enflasyonda, bu yıl kurun nispeten stabil hale gelmesi, gıda arzındaki artış ve ithalattaki azalmanın etkisiyle düşüş görüldü. Eylül'de tek haneyi gören, Kasım itibariyle yüzde 10.56'ya çıkan enflasyonun, yıl sonunda yüzde 12 hedefinin altında kalması bekleniyor.

İhracat ise küresel ekonomideki gelişmeler, korumacılık önlemleri ve ABD – Çin arasında kızışan ticaret savaşlarının etkisinde artışını sürdürdü. Kasım ayı sonunda ihracat geçen senenin 11 ayına göre yüzde 1,77 artışla 165 milyar 67 milyon dolara ulaştı.

Bu yılın Ocak ayında yüzde 14.7'lik işsizlik oranıyla başlanırken, Mayıs ayı yüzde 12.8'le işsizlikte en düşük oranın gerçekleştiği ay oldu. YEP'de işsizlik oranı için bu yıl yüzde 12.9'luk hedef yer belirlendi.

2019'da ayrıca Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk kalkınma planı olan ve 2019-2023 dönemini kapsayan 11. kalkınma planı da yayınlandı.

Plan dahilinde 2023'te gayrisafi yurt içi hasılanın 1 trilyon 80 milyar dolara kişi başına milli gelirin 12 bin 484 dolara yükseltilmesi, ihracatın 226,6 milyar dolara çıkartılması hedeflendi.

2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nin açıklanması da 2019'un önemli satır başları arasında yer aldı. Söz konusu stratejiyle son 10 yılda ortalama yüzde 16,5 olan milli gelirde imalat sanayisinin payının 2023'te yüzde 21'e çıkarılması planlandı.

Ayrıca Türkiye'nin gelecek dönemde ihracattaki hedeflerinin yer aldığı "İhracat Ana Planı" da açıklandı. Planda 17 hedef ülke belirlenirken, makine, otomotiv, elektrik-elektronik, kimya ve gıda endüstrisi olmak üzere 5 hedef sektör seçildi.