Advertisement

Altın fiyatları, yatırımcıların Fed’in faiz artırımlarına odaklanmasıyla yatay bir seyir izliyor. Gram altın ise 800 TL sınırında bulunuyor.

Fed’in para politikasını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) salı ve çarşamba günü toplanarak Ocak ayı için faiz kararını açıklayacak. Bloomberg anketine katılan ekonomistler Fed’in bu toplantıda Mart ayındaki faiz artırımının sinyalini vermesini beklediklerini belirtti.

Goldman Sachs ise Fed’in politika faizini Wall Street’in beklediğinden daha agresif bir şekilde artırma riski olduğunu söyledi. Goldman Sachs Baş Ekonomisti Jan Hatzius, haftasonu müşterileriyle paylaştığı bir notta Mart, Haziran, Eylül ve Aralık’ta olmak üzere 4 adet faiz artırımı beklediklerini söyledi.

Ons altın fiyatı

Ons altın, geçen haftayı yüzde 1’e yakın yükselişle kapatarak son 6 haftanın 5’ini kazançla geçirmiş oldu. Haftaya yatay bir seyir başlayan ons altın, geçen hafta ulaştığı 1.835 dolar üstü seviyeleri koruyarak 1.837 dolar civarında işlem görüyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın, geçen hafta küresel altın fiyatlarındaki yüksek seyre rağmen Dolar/TL ’deki dalgalanmadan etkilenmişti. Yeni haftaya da dolar kurundaki yükselişi takip ederek başlayan gram altın, pazartesi günü sabah saatlerinde 797 TL seviyesinde bulunuyor.

Dünyada en büyük altına dayalı borsa yatırım fonu olan SPDR’ye net para girişi geçen hafta cuma günü listelendiğinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Yatırımcılar SPDR Altın Fonu’na cuma günü 1,63 milyar dolar değerinde para yatırdı.

SPDR fonuna olan girişler yatırımcıların uzu dönemli altın yatırımlarının bir göstergesi olarak görülüyor. Değerli metal altının kayıpla kapattığı 2021 yılında SPDR fonundan ciddi derecede çıkış yaşanmıştı.

Ukrayna üzerinden ABD ve Rusya arasındaki gerilimin tırmanması, Fed’in bu haftaki toplantısı ve Bitcoin’deki sert düşüş sonrasında SPDR Altın Fonu’na bu miktarda bir giriş olması yatırımcıların güvenli liman varlıklara yöneldiğinin bir işareti olarak da yorumlanıyor.

Fed’in para politikasını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) salı ve çarşamba günü toplanarak Ocak ayı için faiz kararını açıklayacak. Bloomberg anketine katılan ekonomistler Fed’in bu toplantıda Mart ayındaki faiz artırımının sinyalini vermesini beklediklerini belirtti.

Goldman Sachs ise Fed’in politika faizini Wall Street’in beklediğinden daha agresif bir şekilde artırma riski olduğunu söyledi. Goldman Sachs Baş Ekonomisti Jan Hatzius, haftasonu müşterileriyle paylaştığı bir notta Mart, Haziran, Eylül ve Aralık’ta olmak üzere 4 adet faiz artırımı beklediklerini söyledi.

ABD’de Fed’in enflasyona karşı faizleri artırması doların kuvvetlenmesiyle beraber bu yıl gelişen piyasaları zor durumda bırakabilir. Fed faiz artırımının gelişen piyasaları nasıl etkileyeceği düşünüldüğünde ise akla ilk olarak 2013’teki taper tantrum geliyor.

Bloomberg Economics’in çalışmasına göre, Arjantin Fed’in faiz artırımlarına karşı en kırılgan ülke konumunda bulunurken Türkiye ikinci sırada yer alıyor. Arjantin ve Türkiye’nin ardından en fazla risk altında bulunan diğer ülkeler ise Güney Afrika, Kolombiya, Mısır ve Brezilya.

Rusya ve Suudi Arabistan gibi enerji ihracının ekonomide önemli bir yere sahip olduğu ülkeler ise en az kırılgan gelişen piyasa ülkeleri arasında yer alıyor. Doların yükselmesi dolar cinsinden fiyatlanan emtiadan elde edilen gelirleri de artırarak bu ülkelerin doların kuvvetlenmesinden daha az etkilenmesi anlamına geliyor.

Brezilya’nın halihazırda ekonomik resesyona sürüklendiğini ve buna ek olarak mali ve siyasi gerilimin de arttığını belirten Bloomberg Economics, Türkiye’de reel sektörün döviz cinsinden borcunun yüksek seviyelerde olduğunu belirterek ülkenin Brezilya’dan daha da endişe verici bir durumda olduğunu vurguladı.

Fed’den 50 baz puanlık faiz artırımı beklentileri artıyor

Milyarder yatırımcı Bill Ackman’ın ardından Singapur’daki PineBridge Investments Portföy Yöneticisi Omar Slim de Fed’in enflasyonla mücadele konusunda getiri eğrisinin gerisinde kaldığını ve Mart ayında faizi 50 baz puan artırması gerekebileceğini belirtti.

Slim “Fed’in uzun zamandır devam eden enflasyonun geçici olduğu söylemi kredibilitelerini azalttı, eğrinin gerisinde kaldıkları için Mart’ta 50 baz puanlık faiz artışı masada” değerlendirmesini yaptı.

Bloomberg’in opsiyon fiyatlamalarını kullanarak yaptığı hesaplamaya göre, Mart ayında Fed’in 25 baz puanlık bir faiz artırımının gerçekleşme ihtimalinin yüzde 100 üzerinde olması katılımcıların bir kısmının da 50 baz puanlık artırımı fiyatlamaya başladığını gösteriyor. Bu da piyasaların Mart ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımına neredeyse kesin gözüyle baktığına ve 50 baz puanlık bir artırımında gelebileceğine işaret ediyor.

Rusya’da Moskova Borsası Ukrayna üzerinden ABD ile Rusya arasında artan gerginliğin etkisiyle pazartesi günü yüzde 7 değer kaybetti. ABD’de vadeli piyasaslar ve Avrupa piyasaları da küresel risk iştahının azalmasıyla haftaya düşüşle başladı.

Nasdaq vadeliler yüzde 0,5 düşüş kaydederken Euro Stoxx 50 yüzde 2’den fazla düşüş kaydetti. CAC 40 yüzde 2 düşerken FTSE 100 yüzde 1,3 düşüş kaydetti. Borsalardaki düşüşte ve küresel risk iştahındaki azalmada ABD Dışişleri Bakanlığı, olsa bir Rusya müdahalesine karşı, Kiev büyükelçiliğindeki personelinin ailelerine Ukrayna'dan ayrılma talimatı vermesi de etkili oldu.

Dışişleri Bakanlığı, Rusya ile Ukrayna arasında artan gerilim üzerine Ukrayna'ya yönelik seyahat uyarısı yayınladı.

Uyarıda, "23 Ocak 2022'de Dışişleri Bakanlığı, devam eden Rus askeri harekatı tehdidi nedeniyle ABD'nin Kiev Büyükelçiliğinde doğrudan işe alınan çalışanların gönüllü olarak Ukrayna'dan ayrılmasına izin verdi ve diplomatik aile üyelerinin ayrılmaları talimatını verdi. Ukrayna'daki ABD vatandaşları, ticari veya diğer özel ulaşım seçeneklerini kullanarak ayrılmayı değerlendirmelidir." ifadesine yer verildi.

Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler fiyatlamaları baskılarken, negatif tablo Borsa İstanbul'a da yansıdı.

BIST 100 endeksi, günü yüzde 5,02 değer kaybıyla 1.910,29 puandan tamamladı. Endeks, önceki kapanışa göre 100,88 puan azalırken, toplam işlem hacmi 39,3 milyar lira seviyesinde gerçekleşti.

Bankacılık endeksi yüzde 3,83 ve holding endeksi yüzde 5,25 değer kaybetti. Tüm sektör endeksleri gerilerken, en çok kaybettiren yüzde 6,07 ile metal, ana sanayi oldu.

Bu arada, Borsa İstanbul'da endekse bağlı devre kesici sistemi devreye girdi.

BIST 30 endeksi şirketleri arasında en sert düşüş yüzde 6'ya yakın gerileme ile Tüpraş ve Erdemir'de yaşandı.

Küresel piyasalarda satış rüzgarı hızlandı

ABD ile Rusya arasındaki siyasi gerilimler küresel piyasalardaki risk iştahını olumsuz etkileyen unsurların başında geldi.

ABD'de güne pozitif başlayan vadeliler kırmızıya dönerken, Rus borsası da yüzde 6 düşüşle Aralık 2020'den bu yana en düşük seviyeyi gördü.

Enerji Enformasyon İdaresi’nin verilerine göre, ABD’de propan talebi 2004’ten bu yana tutulan verilerde rekor yüksek seviyeye ulaştı. ABD’nin Kuzey Doğu ve Orta Batı bölgelerinde geçirilen sert kışın bu yükselişte etkili olduğu belirtilirken, ülkedeki kırsal kesimin büyük kısmı ısıtma için propan kullanıyor.

BOTAŞ tarafından üreticilere gönderilen e-posta ile ilaç, et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri üreten işletmeler için doğalgaz kesinti uygulamasının sonlandırıldığı bildirildi.

Türkiye'nin üç büyük doğalgaz tedarikçisinden İran'ın teknik arıza bildirerek 10 gün süreyle Türkiye'ye gaz akışını kesmesi sonrasında BOTAŞ doğalgaz santralleri ve büyük ölçekli tüketicilere olan gaz akışını azaltma kararı almıştı.

BOTAŞ tarafından gönderilen yazıda son günlerde mevsimsel koşullardan kaynaklı doğalgaz tüketiminin artması ve yurt dışı arz kaynaklarından sağlanan doğalgaz kesintisi nedeniyle arz-talep dengesinde bazı güçlüklerle karşılaşıldığı belirtilmişti.

Gıda üreticisi kesintiden muafiyet istemişti

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı İsa Coşkun, doğal gaz ve elektrikte yapılacak kısıntıların süt ve et tedarik zincirinde aksamalara sebep olacağını belirterek sektörün enerji kısıntısından muaf tutulmasını talep etmişti.

Coşkun, yaptığı yazılı açıklamada, mevsim koşulları sonucu oluşan talep artışıyla arzda yaşanan sıkıntılar nedeniyle doğal gaz ve elektrikte yapılacak kısıntıların sektöre yansımalarını değerlendirdi.

Üyelerinin işletmelerine gelen ham maddeler olan çiğ süt ve etin hızlıca işlenmediğinde bozulma riski bulunduğunu hatırlatan Coşkun, "Özellikle çiğ süt çabuk bozulabilen bir ham madde olması sebebi ile 24 saatten fazla depolanamamaktadır. Bu nedenle süt ve süt ürünleri üretimi yapan şirketlerin çiğ sütü mamule çevirmek için kesintisiz çalışması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Coşkun, kısıtlamanın, süt ve et tedarik zincirinde aksamalara sebep olacağını vurgulayarak üretimin devamlılığı ve ham maddenin sürekliliği sebebiyle, süt ve et sektörlerinin enerji kısıntısından muaf tutulmasını talep etti.

Türkiye'de sanayi önce doğalgaz, ardından da elektrik kesintilerinden dolayı üretim ve ihracat planlamaları konusunda endişeli.

İran gazında yaşanan kesintinin ardından BOTAŞ'ın santral ve sanayiye yönelik gaz kısıntısının ardından Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) de sanayiciye elektrik kısıtlaması uygulayabileceğini açıklamıştı.

Söz konusu uygulamanın ilk adımı sanayi bölgelerinin tek tek TEİAŞ tarafından aranmasıyla atıldı.

Sanayiciye yazılı bir belge yollanmazken, 72 saatlik kesintiye uymayacaklar için “cezai müeyyidesi olacak” denildi.

Sanayiye yönelik enerji kesintilerinin ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, organize sanayi bölgesi başkanları, oda başkanları ve Türkiye ve Odalar Birliği (TOBB) sektör meclisleri ile bir araya geldi.

Organize sanayi temsilcileri tepkili

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, İran'dan Türkiye'ye gelen doğal gazın 10 gün süreyle kesintiye uğramasıyla başlayan elektrik kesintilerinin sanayi üretimini olumsuz etkilediğini bildirdi.

Kütükcü, Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) yaşanan elektrik kesintilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Üretimin ve ihracatın artış ivmesi gösterdiği bir dönemde OSB'lerde yaşanan elektrik kesintilerinin sanayicileri zorlamaya devam ettiğinin altını çizen Kütükcü, OSBÜK olarak konuyu yakından takip ettiklerini, Türkiye'den bazı yetkililerin de İran'a giderek sorunu çözüme kavuşturmaya çalıştıklarını aktardı.

Kütükcü, İran'dan Türkiye'ye gelen doğal gazın 10 gün süreyle kesintiye uğramasıyla başlayan elektrik kesintilerinin sanayi üretimini olumsuz etkilediğini vurgulayarak, şunları kaydetti.

"İran doğal gazının ülkemize arzında yaşanan kesintiyle birlikte önce sanayicilerimize, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) tarafından doğalgaz kullanımı ile ilgili kapasitelerini yüzde 60 ile sınırlandırmaları yönünde bir karar geldi. OSB'ler olarak bu süreci yönetmeye çalışırken, hemen ardından Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) OSB'lerimize ortalama üç günü bulan elektrik kesintileri yapılacağını bildirdi. OSB'lerimiz şu anda bu süreci yönetmek, sanayicilerimizin üretim kayıplarını minimumda tutmak için olağanüstü gayret gösteriyor. Ancak buna rağmen şunu biliyoruz ki, üretimin ve ihracatın ivmelendiği bir dönemde yaşanan elektrik kesintilerinin ekonomiye ve sanayi üretimine mutlaka olumsuz bir yansıması olacak. Temennimiz, hasar büyümeden, üretimin daha fazla kesintiye uğramadan bu problemin çözülmesi yönünde."

Gıda üreticisi kesintiden muafiyet istedi

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı İsa Coşkun, doğal gaz ve elektrikte yapılacak kısıntıların süt ve et tedarik zincirinde aksamalara sebep olacağını belirterek sektörün enerji kısıntısından muaf tutulmasını talep etti.

Coşkun, yaptığı yazılı açıklamada, mevsim koşulları sonucu oluşan talep artışıyla arzda yaşanan sıkıntılar nedeniyle doğal gaz ve elektrikte yapılacak kısıntıların sektöre yansımalarını değerlendirdi.

Üyelerinin işletmelerine gelen ham maddeler olan çiğ süt ve etin hızlıca işlenmediğinde bozulma riski bulunduğunu hatırlatan Coşkun, "Özellikle çiğ süt çabuk bozulabilen bir ham madde olması sebebi ile 24 saatten fazla depolanamamaktadır. Bu nedenle süt ve süt ürünleri üretimi yapan şirketlerin çiğ sütü mamule çevirmek için kesintisiz çalışması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Coşkun, kısıtlamanın, süt ve et tedarik zincirinde aksamalara sebep olacağını vurgulayarak üretimin devamlılığı ve ham maddenin sürekliliği sebebiyle, süt ve et sektörlerinin enerji kısıntısından muaf tutulmasını talep etti.

Goldman Sachs Group Inc. ekonomistleri, ABD Merkez Bankası Fed’in Mart ayından itibaren her Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısında faiz artırması yönünde risklerin arttığı görüşünde.

Jan Hatzius liderliğindeki ekonomistler tarafından hafta sonunda banka müşterileri ile paylaşılan raporda mevcut beklentilerinin Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere dört faiz artırımı yapılması ve Fed bilançosunun küçültülmesine yönelik açıklamanın Temmuz ayında yapılması yönünde olduğu belirtildi. Ancak raporda, enflasyon baskılarının, “risklerin bu baz senaryo üzerine bir miktar yukarı yönlü” olduğu anlamına geldiği ve Fed yetkililerinin “enflasyon görünümü değişene kadar her toplantıda” adım atabileceği değerlendirmesine yer verildi.

“Bu ilave bir faiz artırımı ya da mayıs ayında, yani daha erken, bir bilanço açıklaması ve dörtten daha fazla sayıda faiz artırımı ihtimalini artırıyor” denilen raporda, “Arka arkaya gelen toplantılarda faiz artışlarına geçiş için bir dizi potansiyel tetikleyici öngörebiliyoruz” ifadeleri yer aldı.

Fed yetkililerinin Ocak toplantısında 2018’den bu yana ilk faiz artırımının sinyalini vermeleri ve Mart ayında atılacak bir adımın önünü açmaları bekleniyor.

Küresel devlerin gelişen piyasalara yönelik beklentileri

Goldman Sachs ile BNP Paribas Asset Management, Fed gibi gelişmiş ülke merkez bankalarının bu yıl faiz artıracak olmalarına karşın, gelişmekte olan ülke merkez bankalarının daha sınırlı bir sıkılaştırma ihtiyacı olduğuna işaret ederek, gelişmiş ülke hisselerine yöneldi.

Gelişen ülke hisseleri ABD hisselerine göre 2007’den bu yana en ucuz seviyelerine inerken, Goldman’a göre gelişen ekonomiler bu yıl daha güçlü bir büyüme ortaya koyabilir.

BNP Paribas Asset’ten Daniel Morris de kasım ayında EM hisselerinde alıma geçtiklerini açıkladı. Morris, “Fed bu yıl faiz oranlarını piyasaların şu anda beklediğinden daha fazla artırabilir. Buna karşılık, birkaç gelişen ülke merkez bankası zaten politikalarını sıkılaştırdı ve bu nedenle yakın gelecekte destekleyici hale gelebilirler” dedi.

Bu hafta küresel piyasalarda ABD büyüme verisi ile Fed’in faiz kararı izlenecek.

Öncesinde Wall Street endeksleri geçen haftanın son işlem gününü ve hatta haftanın tamamını kayıplarla tamamladı. S&P 500 cuma günü yüzde 1,89, haftanın tamamında yüzde 5,68 geriledi ve 200 günlük hareketli ortalama seviyesinin altına indi. Nasdaq 100’de kayıp haftalık bazda yüzde 7,5’i aştı. Teknoloji endeksinin düşüşüşüne ilk çeyrek yeni abone beklentisi tahminlerin altında kalan Netflix’in hisselerindeki yüzde 20 üzeri kayıp etkili oldu.

Böylece ABD endeksleri koronavirüs pandemisinin patlak verdiği Mart 2020’den bu yana en kötü haftalık performanslarını geride bırakmış oldu. Düşüşlerde, bilançolara yönelik belirsizliklerin yanı sıra ABD faiz oranlarında artış beklentisi etkili oldu.

Yeni işlem gününün ilk bölümünde ise vadeli işlemlerde ABD endeksleri artıda. Asya borsalarında ise karışık bir görünüm hakim. Japon Nikkei yatay, Hong Kong Hang Seng düşerken, Çin CSI 300 yükseliyor. Son 5 günde yüzde 16’nın üzerinde düşen Bitcoin, yüzde 35 bin seviyesinde dengelendi.

Petrol fiyatları bu sabah yükseliyor. Geçen hafta yüzde 1,7581’den kapanan ABD 10 yıllık tahvil getirisi bu sabah yüzde 1,77’nin üzerinde.

Bloomberg Dolar Endeksi haftayı yüzde 0,38 yükselişle tamamladıktan sonra yatay.

ABD diplomatların ailelerini eve çağırdı

Küresel piyasalar ABD ile Rusya arasındaki Ukrayna gerilimini de yakından izliyor.

ABD ile Rusya arasında geçen hafta gerçekleştirilen görüşmelerin somut bir yol haritası ile sonuçlanmamasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, olası bir Rusya askeri müdahalesi tehdidine işaret ederek, Kiev büyükelçiliğindeki personelinin ailelerine Ukrayna’dan ayrılması talimatı verdi.

Dışişleri Bakanlığı, Rusya ile Ukrayna arasında artan gerilim üzerine Ukrayna’ya yönelik seyahat uyarısı yayınladı.

Bakanlığın açıklamasında, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı önemli bir askeri harekat planladığına dair raporlar geliyor” denildi. ABD yönetimi, Rusya’nın her an güçlerini Ukrayna’ya gönderebileceği uyarısını yinelerken, New York Times ABD Başkanı Joe Biden’ın doğu Avrupa ve Baltık devletlerine asker göndermeyi değerlendirdiğini yazdı.

Pazar günü daha erken saatlerde ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Rusya’ya yönelik acil yaptırımlar uygulanması yönündeki baskılara karşı çıkarak, bunun gelecekte batı ülkelerin seçeneklerini daraltacağını savundu. Kremlin ise İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın, Rusya’nın Kiev’de Rus yanlısı bir lideri göreve getirmek istediğine ilişkin iddiasını yalanladı.