Advertisement

Sanayi ve ticaretin bugününü görebilmek için 2016 yılından bugüne bakmamız gerekiyor. 2016 yılındaki hain darbe girişiminden sonra ticarette bir daralma meydana geldi. Bu daralmanın etkilerini hafifletmek ve büyümeyi arttırmak için 2017 yılında KGF destekli kredi ile piyasalara fonlama yapıldı ve söz konusu kredilerin büyümemize pozitif etkisi oldu. Ancak bu durum tüketimi körükleyerek yaratılan fonların yatırıma ve sanayiye etkisi olmadı.

Anılan kredilerin ödeme günlerinin geldiği 2018 yılında ise ticaretteki artış zayıf olduğu için kredilerin ödemelerinde zorluklar ortaya çıkmaya başladı. 2018 yılı Ağustos ayı itibariyle karşılaştığımız kur dalgalanmasının güven endeksimizi olumsuz etkilemesi sonrasında ticari hacimde daralmanın yanında maliyet artışları ve piyasada durgunluk meydana geldi.

Piyasalarda yaşanan durgunluk, önce ticareti sonra da sanayi üretimini de etkilemeye başladı. 2019 yılı ikinci yarısından itibaren bu olumsuz etkilerin bir nebze telafisi olmaya başlamıştı ki bu seferde ülke olarak dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını ile karşı karşıya kaldık. Salgın ile mücadele çerçevesinde alınan tedbirler ticarette birkaç sektör dışında pek çok sektörü aşırı olumsuz etkilemeye başladı. Tüketimdeki daralma sonrasında fabrikalarımızın ihracat siparişlerinin iptali ile birlikte yaşadığımız süreç sanayiyi de etkisi altına almakla kalmayıp topyekün ekonomik bir krize sebep oldu.

Bu etkiler;

İstihdamda azalma, Talep azalması, Tedarik zincirinde sıkıntı ve Finansal sektörlerde de oluşacağı görülmektedir.

Bu çerçevede alınması gereken tedbirler olarak ise,

İstihdama destek, Talebi düzenleyecek destekler ki, bu destekler hibe şeklinde olmalı, Tedarik zincirinin kopmasına engelleyecek tedbirler, Yeni kaynak girişinin sağlanması..

Genel çerçevenin bölgemize yansımalarını gelince, Bölgemiz Organize Sanayi Bölgesi, Petrol, Gaz ve Petrokimya bölgesi, limanlar ve lojistik bölgesi ile ağır sanayi bölgesi (demir çelik) olmak üzere dört ana sektörden oluşmaktadır. Şubat ve Mart aylarında dünyada oluşan talep darlığı neticesinde ihracat taleplerinin iptaline sebep olduğundan salgın sürecinden çok fazla etkilenen sanayi kuruluşlarımız bu süreçte istihdamı da korumak adına kısa çalışma ödeneği desteğinden faydalanarak üretimi bir müddet durdurmak zorunda kaldılar. Nisan ayının son haftasından itibaren gelen olumlu sinyaller nedeniyle fabrikalar yavaş yavaş çalışmaya başlamış durumda ancak ihracatı desteklemek için firmalarımıza stok destek finansmanı verilmeli ki talep açıldığında da bu siparişlere cevap verebilirsinler.

Üretimi ve limanları ile birlikte Ege bölgesinin dünyaya açılan kapısı olan Aliağa’nın da dünyada büyümenin düşeceği gerçeği ile de birleştirildiğinde fazlası ile etkileneceği görülmektedir. Büyümenin başlayacağı öngörülen üçüncü çeyrekte ise firmalarımızın bu büyümeye hazır olabilmesi için öncelikle uzun vadeli ve ucuz finansmana erişebilmeleri gerekecektir. Ayrıca ihracatçı firmalarımıza stok destek finansmanı gerekli görülmektedir.

İç tedarik zincirinin de kopmaması adına kişilerin harcamalarını karşılayabilmek için karşılıksız yardımların yanında esnafın destekleneceği kalemlere elektrik, su doğalgaz faturaları ve kira destekleri de eklenmelidir. Çünkü perakende sektörü tedarik zincirinin tam orta noktasında yer almaktadırlar ki bu zincirin en sağlam durması gereken halka olarak önümüze çıkıyor. 3 yıldır süre gelen sıkıntılar nedeniyle zayıflamış bu halkının iyice kopmak üzere olduğu görülmektedir. Limanlarımız ise 2019 yılı yük trafiğine yakın bir seyir izlemekte olup önümüzdeki süreçte büyümeye bağlı olarak yük hareketlerinde artış ve azalışlar izlenecek olup, tahminen 2019 yılına yakın bir seyir izleyebiliriz.

Bunun yanı sıra tıp merkezleri ve dal merkezleri gibi özel sağlık sektörleri de bu salgın sonucunda sıkıntılar içerisinde olup desteğe ihtiyaç duymaktadırlar.

Bu dönemde, devletimizin oluşan yükü üstlenmesi beklentisi ile piyasaların acil kaynak girişine ihtiyaç bulunmaktadır. Aksi durumda finans sektörünün bu yükü kaldırması zor görülmektedir. Bu durumda zora düşecek sanayi kuruluşlarının, yurtdışı alıcıları tarafından ucuz fiyatlara satın alınmasının da önüne geçilmesi ülkemizin yerli üretim gücünü koruması açısından oldukça faydalı olacaktır.

Öncelikle yenmemiz gereken salgın nedeniyle uygulanan kurallara sadık kalmalı ve mümkün olmadıkça evden dışarı çıkmamalıyız.

Ömer ERTÜRK

Aliağa Ticaret Odası YKB