Advertisement

Avrupa Merkez Bankası (AMB) yetkililerinin yeniden akıllarına gelen deflasyon korkuları, Euro Bölgesi'nin daha fazla parasal teşvike ihtiyacı olup olmadığına ilişkin Christine Lagarde'ın vereceği savaşların şimdiden sinyalini veriyor.

Avrupa'da 1930'lardan beri barış zamanında yaşanan en sert resesyonu tetikleyen koronavirüs pandemisi, zihinlerde fiyat ve ücretlerde Büyük Buhran dönemine benzer bir düşüşün görüntüsünü yeniden canlandırdı.

AMB'nin geçen hafta acil varlık alım programını 1.35 trilyon euro (1.53 trilyon dolar) ile yaklaşık iki katına çıkarmasından sonra İcra Kurulu üyesi Fabio Panetta, deflasyonist baskıların dirildiğini söyledi. İspanya Merkez Bankası Başkanı Pablo Hernandez de Cos ise bu riskin gerçekleşmemesi için söz konusu adımın gerekli olduğunu vurguladı.

Ekonomistler politika yapıcıların yıl sonundan önce programı artırmak durumnda kalacaklarını halihazırda öngörüyor. Buna karşın Avusturya Merkez Bankası Başkanı Robert Holzmann, fiyatlar birkaç ay düşse bile “bunun ekonomik anlamda deflasyon olmadığını” söyleyerek söz konusu endişelere çıkıyor.

Diğer yandan Bundesbank, arz tarafında devam eden bozulmalar ve şirketlerin çökmesinden dolayı verilen desteğin hayatta kalan işletmelere daha fazla fiyatlama gücü verdiğini belirtiyor. Bankanın aylık raporunda “Düşen talep hizmetler ve sanayi ürünlerinin fiyatları üzerinde baskı oluştursa da arz tarafında pandeminin neden olduğu enflasyonist unsurlar ile dengelenecektir.” ifadesi yer aldı.

Söz konusu tartışma krizin ve krize karşı alınan önlemlerin eninde sonunda fiyatları destekleyip desteklemeyeceğine ilişkin geniş bir fikir ayrılığını yansıtıyor.

UniCredit baş ekonomisti Erik Nielsen, süregelen tartışmayla ilgili olarak Bloomberg TV ile gerçekleştirdiği mülakatta “Benim için asıl sorun insanları, özellikle Avrupa'da, büyük mali ve parasal teşvikin enflasyonist olacağı yönündeki saplantıları. Ben gelecek beş yıl civarında böyle bir şey öngörmüyorum.” dedi.