Advertisement

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yürütme Kurulu üyesi Yves Mersch'e göre AMB, pandemi varlık alım planının "acil durum yetkilerini" diğer varlık alım programlarına genişletmeyi denerse yasal bir sorunla karşı karşıya kalabilir.

Frankfurt'ta Pazartesi günü konuşan Mersch, "1.35 trilyon euroluk önlem her şeyden önce bir destek olarak oluşturuldu. Yönetim Konseyi'nin pandeminin bizi ne kadar etkileyeceğine ilişkin değerlendirmesine bağlı olduğunu her zaman söyledik. Yani pandeminin bittiğini söyleyemeyiz. Pandemi programıyla devam ederiz ya da pandemi programının özelliklerini varlık alım programına aktarırız. Benim yasadan anladığıma göre bu çok nadir görülen bir şey olur." dedi.

AMB'nin yasal hizmetlerinden sorumlu ve kendisi de bir hukukçu olan Mersch'in yorumları ileride gündeme gelebilecek tartışmaya ilişkin bir fikir veriyor. Aynı zamanda Mersch, 1998'de Lüksemburg merkez bankasının başındayken euronun ortaya çıkmasından beri kararların merkezinde oldu. Ayrıca 2012'den bu yana AMB'nin altı üyeli kurulunun bir üyesi olan Mersch, Aralık ayında görevini bırakacak.

Politika yapıcılar, Almanya'da üst mahkemenin bankanın -hala devam eden- 2015'teki varlık alım programını eleştirmesiyle bu yıl halihazırda yasal bir sorunla karşılaşmıştı.

Mart ayında start verilen pandemi aracı ise daha da güçlü. Parasal finansmanı önlemeyi amaçlayan sınırlamalardan muaf olmasından dolayı varlık alımlarında İtalya gibi stres altındaki ekonomilere ağırlık verilebiliyor. Parasal finansman merkez bankalarının hükümetleri finanse etmeleri anlamına geliyor ki bu yasa dışı.

Financial Times'ın bu haftaki bir haberinde AMB'nin acil durum önlemlerine ilişkin bir değerlendirme başlattığı ve bazı Yönetim Konseyi üyelerinin esnekliği eski programa doğru genişletmeyi düşündüğü belirtilmişti.

Böyle bir gelişmeden haberi olmadığını söyleyen Mersch, bunun sorun oluşturabileceğinin altını çizdi. Mersch, "Acil durum yetkilerine sahip olup bunları sonsuza kadar uzatırsanız yönetmek her zaman daha kolay olur. Biz, pandemi ve sıra dışı doğası nedeniyle kendimizi kendi koyduğumuz bazı kısıtlamalardan muaf tuttuk. Bu, geçici olması gerektiği anlamına geliyor." dedi.