Advertisement

2019 yılının Aralık ayında Çin’den başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını küresel düzeni beklemeyen bir şok ile ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak etkiledi. Tüm dünya ülkeleri bu kriz karşısında büyük bir sınavdan geçmektedir. Beklenmeyen bu şok karşısında birçok ülkenin salgınla mücadelede ağır dramlara sahne oldukları görülüyor. Bunlar arasında refah düzeyi yüksek ülkelerin yer alması, salgın sonrası süreçte yeni dünya düzeninin farklı bir boyut alacağını göstermektedir.

Türkiye, salgınla mücadelede Güney Kore, Tayvan Singapur, Almanya, Avusturya gibi başarılı sınav veren ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye aralarında İtalya, ABD, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, İsrail, Ermenistan, İngiltere ve Somali’nin de bulunduğu 50’den fazla ülkeye salgınla mücadele kapsamında tıbbi yardım göndermiştir. Salgınla mücalede gösterilen bu başarı sürecin yarattığı olumsuzluklarla baş etmede ilham olacaktır.

Diğer taraftan uzaktan eğitimin süratli bir biçimde devreye girmesiyle sürece toplumsal uyum hızlandırılmış ve birçok alanda insanların evinden kısmi olarak çalışarak salgının hasarları hafifletilmeye çalışılmıştır.

Kriz sürecinde, tüm dünyada olduğu gibi hizmet sektörü; yeme, içme, oteller, alışveriş merkezleri en fazla etkilenen gruplar olmuştur. Üretim ise sektörlere göre değişiklik göstermiş gıda ve temizlik ürünleri üretimi artarken tekstil ve ayakkabı sektöründe daralmalar yaşanmış, ihracatta büyük bir düşüş söz konusu olmuştur. Nisan ayında en önemli ihracat pazarımız Avrupa pazarındaki daralma Türkiye ihracatını ciddi oranda azaltmıştır.

Mayıs ayından itibaren kademeli olarak hizmet ve üretime dönüşler yavaş ve sınırlı bir kapasiteyle devreye gireceklerdir. Arzdaki bu artışa talebin karşılık verebilmesi zaman alabilir. Hükümetin, kurumların, bankaların arzı canlandırmaya dönük adımların, talep cephesi için de atılması durumunda ekonomik toparlanma sağlanabilecektir. Talebin tekrar canlanması ve krizin yarattığı olumsuz etkilerin ortadan kalkması, sosyal devletin salgın sürecinde olduğu gibi sonrası dönemde de devreye girmesiyle mümkün olacaktır.

Salgın sonrası dünyayı yeni açılımlar, yeni fırsatlar beklemektedir. Türkiye, geleceğe yönelik olarak bu sürecin yarattığı şoku fırsata çevirebilir. Türk iş dünyasının salgın sürecinde, değişken şartlar altında adaptasyon kabiliyeti çok başarılıydı. Örneğin tekstil sektörü hızlı bir şekilde kurgusunu yaparak maske üretiminde iç ve dış talebe cevap verebilmiştir. Tıbbı araç gereç üretiminde başarılı örnekler sergilenmiştir. Türkiye emsallerine göre daha hızlı reaksiyon göstermiştir, dolayısıyla yeni oluşacak trendlere ve yeni ekonomik oluşumlara uyum sağlayacağı beklenmektedir.

Türkiye, Kovid-19 sonrası süreçte ihracat pazarı ve yatırımlar açısından yeni fırsatlar yakalayabilir. Avrupa pazarına yakınlığı ve tedarik güvenliği açısından Türkiye, Avrupa’nın veya dünyada birçok ülkenin güvenilir ve sürdürülebilir tedarikçisi olma yolundadır.

Çetin DEMİRCİ

Ardahan TSO YKB