Advertisement

Koronavirüs salgını sebebiyle artan can kayıpları ve durma riskiyle karşı karşıya kalan ekonomiler ülkeleri aşı yarışına soktu.

Çin, ABD ve Almanya’da hızlanan aşı araştırmalarına katılan son ülkenin de İngiltere olduğu belirtiliyor. İngiliz gazetesi The Guardian, Oxford Üniversitesi araştırmacılarının çalışmalarını hızlandırdığını ve ay sonuna gelmeden insanlar üzerinde deneye başlayacağını duyurdu. Oxford’da gerçekleşen deneylerin olası bir aşının özellikle yaşlı insanlar üzerinde etkisine odaklanacağı belirtiliyor.

Salgının ilk günlerinde otoriteler tarafından yapılan olası bir aşının dolaşıma girmesinin 1 yıla kadar alabileceğine dair uyarılara rağmen ülkeler aşıya ilk ulaşan taraf olmak için milyarca dolar ayırmaya başladı bile. ABD, Çin ve Avrupa ülkeleri klinik deneyler gerçekleştirilirken, hükümetlerin başarılı bir sonucu propaganda aracı olarak kullanması riskinin altı çiziliyor.

Alman şirketler milyonlar çekiyor

Geçtiğimiz haftalarda Alman yetkililere dayandırılan bir haber ABD başkanı Donald Turmp’ın aşı üzerinde çalışan Alman şirket CureVac’e 1 milyar dolar’lık teklifini ortaya çıkarmış, takiben AB kurumları aynı şirkete 80 milyon Euro’luk destek sağladıklarını açıklamışlardı.

AB ülkeleri adına bayrağı Alman şirketleri taşıyor. 17 Mart’ta resmi açıklamayla yarışa giren Alman şirketi BioNTech, Fosun Pharma ve Pfizer ile işbirliğini açıklamasının ertesi gün şirketin hisselerinde %38 yükseliş kaydedilirken, şirketin ana hisse sahipleri Thomas and Andreas Struengmann ikizlerinin servetlerine kişi başı 1,4 milyar kattığı konuşuluyor. Ortaklık için Fosun’un 50 milyon dolarlık satın alımı dışında 85 milyon dolarlık destek sağlayacağı belirtiliyor. Trump’ın teklifini reddeden CureVac’in çoğunluk hissesine sahip isim de Alman milyarderlerinden Dietmar Hopp.

ABD’nin teşvik cazibesini kırmaya çalışan Avrupa Komisyonu geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama ile koronaya karşı özel sektör aşı ve ilaç araştırmalarına toplam 140 milyon Euro’luk destek sağlayacağını ve bu desteğin 17 ayrı projeye verileceğini duyurdu.

Public Citizen rakamlarına före ABD’de ise 2003 SARS salgınından beri süren koronavirüs ailesine karşı aşı çalışmalarına kamu tarafından 700 milyon dolar harcandı. Ancak uzmanlar kamu vergi gelirleri ile desteklenen ilaç sektörünün olası bir aşı durumunda milyarca dolar kazanç sağlayacağını ifade ediyor. Örneğin Regeneron firmasının koronavirüse karşı süren çalışmaları sebebiyle yapılan harcamaların %80’i devlet tarafından karşılanırken yapılan anlaşma içerisinde başarı durumunda ihtiyaç duyulabilecek bir fiyat kontrolü mekanizması bulunmuyor.

Asya geri kalmıyor

Aşı yarışında Çin de adımlarını hızlandırıyor. Kamu kontrolünde ilerleyen araştırmalara hem general, hem virolog ünvanı taşıyan Dr. Chen Wei liderlik ediyor. Çin hükümetinin öncelik verdiği aşı çalışmalarında askeri kapasite ve kamu bütçesi beraber ilerliyor. Rakamlar kesin olarak açıklanmasa da harcamaların ABD ve Avrupa’dan geri kalmadığı belirtiyor.

Aşı çalışmalarını henüz resmileştirmemiş ülkelerden biri de İsrail. Hafta başında sosyal medyada yapılan başarılı sonuç duyuruları yalansa da ülkenin aşı geliştirme sürecinde olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar İsrail’in çabalarının 18 aya kadar sonuç verebileceği görüşünde. Ülkede araştırmalara Biolojik Araştırmalar Enstitüsü ve Migal Galilee Araştırma Enstitüsü liderlik ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü yetkililerine göre olası bir aşının piyasalara ulaşması için en erken tarih önümüzdeki sene ortaları. Ülkeler tarafında harcanan milyarlarca doların bunu değiştirip değiştirmeyeceği ise henüz merak konusu.

 

Editör
Dilara Sarı