Advertisement

Türkiye’de yeni haftada kamuoyu ve piyasaların gündeminde ilk sıralarda açıklanacak makro ekonomik göstergeler yer alacak. Bu göstergelerin başında salgın yılına ilişkin büyüme verileri öne çıkacak.

Türkiye Mart ayında ilk vakanın açıklanmasıyla virüs önlemlerini uygulamaya başlamış, tüm dünyada olduğu gibi bu önlemler ekonomik aktivite üzerinde bozucu bir etki yaratmıştı. Önlemlerin ekonomik etkilerini sınırlamak için parasal genişleme devreye alınmış, açıklanan kredi kampanyalarıyla iç talebin canlı tutulması amaçlanmıştı.

Küresel turizm sektörüyle birlikte Türkiye’de de turizm sektörünün gelirleri sert düşerken, cari dengede de bunun baskısı hissedildi. İşsizlik tarafında ise işten çıkarma yasağına rağmen geniş tanımlı işsizlikte yüksek seviyeler izlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıklayacağı milli gelir verileri salgınla geçen 2020’nin ekonomik hikayesine ilişkin tüm detayları da ortaya koyacak. İşte veriler açıklanmadan önce not etmeniz gerekenler....

Ekonomistler %2,3 büyüme bekliyor

Türkiye'de ekonomistler salgının ekonomi üzerinde olumsuz etkilerinin ağır bir şekilde hissedildiği ve birçok ülkede daralmanın kaydedildiği 2020'de Türkiye'nin yüzde 2'nin üzerinde büyüme kaydedeceğini öngördü.

Bloomberg HT Araştırma Birimi'nin hazırladığı ve 21 kurumun katıldığı ankette 2020 yılı için medyan tahmin yüzde 2,3 olarak kaydedildi. Ankette en yüksek tahmin yüzde 2,5 olurken en düşük beklenti ise yüzde 1,3 olarak açıklandı.

Ekonomistler yılın son çeyreğinde ise büyümenin önceki çeyreklere kıyasla hızlanacağına işaret etti. Anket sonuçlarına göre ekonomistlerin yılın son çeyreğine ilişkin medyan beklentisi yüzde 7,3 oldu. Bu veriyle ilgili en yüksek tahmin yüzde 8,3; en düşük tahmin ise yüzde 3,5 oldu.

2021'e ilişkin beklentilerini paylaşan 19 kurumun medyan tahmini ise bu yıl büyümenin yüzde 4,5 olacağı yönünde oldu.

Büyümenin 2020 yılında yüzde 0,3 oranında gerçekleşmesini bekliyoruz. 2022 ve 2023 yıllarında istikrarlı bir büyüme dönemine gireceğiz Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan

Ekonomi yönetiminin beklentileri

Türkiye’de resmi tahminler de Türkiye’nin 2020’de pozitif büyüme kaydedeceğini öngördü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Şubat başındaki kabine toplantısında 2020 büyümesine dair rakam vererek öngörüde bulunmuş ve öncü göstergelerin yüzde 1 büyümeye işaret ettiğini belirtmişti.

Erdoğan konuşmasında, “Son uluslararası analizler, G20 ülkeleri içinde 2020 yılını pozitif büyüme ile kapatabilecek iki ülkenin Türkiye ve Çin olduğunu gösteriyor. Ekonominin üretim, tüketim, yatırım harcamaları ve ihracat tarafı oldukça güçlü seyrediyor. Büyüme bakımından önemli bir gösterge olan imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi kesintisiz 8 aydır yüzde 50'nin üzerinde gerçekleşiyor. Yeni ihracat siparişleri ile ağustostan bu yana endeksteki güçleniş daha da hızlanırken istihdamda 2017 sonundan beri en yüksek seviyeye ulaştık. Amacımız yatırımların çoğalması, üretim kapasitemizin gelişmesi ve sektörlerimizin rekabet gücünün artmasıdır." ifadelerini kullanmıştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ise bakanlığa atandıktan kısa bir süre sonra bakanlığının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki sunuşunda orta vadeli programla paralel bir beklenti paylaşmıştı.

Elvan, sunumunda “Büyümenin 2020 yılında yüzde 0,3 oranında gerçekleşmesini bekliyoruz. 2022 ve 2023 yıllarında istikrarlı bir büyüme dönemine gireceğiz. İşsizlik Yeni Ekonomi Programı dönemi sonunda yüzde 10,9'a gerileyecek. Önümüzdeki dönemde büyümenin, özellikle istihdam artışıyla birlikte refaha yansımasını hedefliyoruz.” diye konuşmuştu.

Eylül ayının sonunda açıklanan 2021-2023 orta vadeli programında 2020 gerçekleşmesi yüzde 0,3 olarak öngörülürken, 2021 büyüme tahmini ise yüzde 5,8 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yönetiminin ise Şubat ayında yaptığı ekonomist toplantısında 2020 yılına ilişkin büyüme beklentisi yüzde 2,5 olarak açıklanmıştı. TCMB 2020 yılı son çeyreği için ise yüzde 7-8 arasında bir büyüme gerçekleşebileceğini öngörmüştü.

Uluslararası kurumlar beklentilerini revize etti

Salgının etkileriyle Türkiye'de ekonomik aktivite diğer ülkelerde olduğu gibi ilk dönemlerde sert bir şekilde yavaşlarken, yılın sonuna doğru makroekonomik göstergelerde toparlanmalar kaydedilmişti.

Öncü göstergelerden gelen sinyaller sonrasında birçok yabancı kurum da Türkiye'ye ilişkin büyüme beklentilerini revize etti.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm raporu Ocak ayı güncellemesinde 2020 için Türkiye büyüme tahminini yüzde 1,2 olarak güncelledi. IMF Ekim ayında yüzde 5 küçülme tahmini yayımlamıştı.

2021 büyüme tahmini Ekim ayına göre 1 yüzde puan artırılarak yüzde 6’ya yükseltildi. IMF 2022 Türkiye büyüme tahminini ise Ekim ayına göre 0,5 yüzde puan düşürerek yüzde 3,2 olarak açıkladı.

Dünya Bankası ise daha önce yüzde 3,8 daralma öngörürken daha sonra bu beklentisini yüzde 0,5 büyümeye revize etti. Dünya Bankası 2021 Türkiye büyüme beklentisini ise yüzde 5'ten yüzde 4,5'e indirdi. Kuruluş, 2021 beklentisini Kovid-19 vakalarındaki hızlı yükseliş, beklenenden zayıf seyreden turizm ve daha sıkı para politikasının toparlanma üzerinde yaratacağı etki dolayısıyla düşürdü.

Dünya Bankası 'Küresel Ekonomik Beklentiler' raporunda Türkiye için 2021 büyüme tahminini yüzde 4,5’e çekti. Kuruluşun önceki raporda tahmini yüzde 5’ti.

Kuruluş 2021 tahminini düşürmesine gerekçe olarak Kovid-19 vakalarındaki hızlı yükseliş, beklenenden zayıf seyreden turizm ve daha sıkı para politikasının toparlanma üzerinde yaratacağı etkiyi gösterdi.

Kuruluş Avrupa ve Orta Asya bölgesinin ikinci büyük ekonomisi olan Türkiye ekonomisinin, 2021 yılında iç talepteki toparlanmanın sürmesi ve dış talebin artması ile birlikte yüzde 4,5 büyüyeceğini öngördü.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye ekonomisi için 2020 yılı büyüme tahminini güncelleyerek yüzde 5 daralmadan yüzde 1,1 büyümeye revize etti.

IMF ve Dünya Bankası yaptıkları revizelerde 2020’de büyüme beklerken, OECD ise daralma bekleyen tarafta yer aldı.

OECD, Türkiye ekonomisine ilişkin 2020 daralma beklentisini yüzde 1,3'ten yüzde 0,2'ye revize etti. Kuruluştan yapılan açıklamada, Türkiye'nin salgından tam anlamıyla toparlanmasının zaman alacağı ifade edildi. Bunun yanında hedefli teşvikler ve yapısal reformların da Türkiye'nin toparlanmasını destekleyeceği belirtildi.

Öncü göstergeler son çeyrekte güçlendi

Türkiye’de yılın ikinci çeyreği ekonomik aktivitenin sert şekilde zayıfladığı bir çeyrek olarak kaydedilirken, takip eden çeyreklerde toparlanma ivmesi görüldü.

Büyüme açısından öncü göstergelerde bu toparlanmanın izleri görüldü. Bu göstergelerin başında gelen sanayi üretimi tarafında takvim etkisinden arındırılmış veri 2020 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 10,1 arttı. Bir önceki çeyreğe göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise yüzde 4,8 arttı.

İmalat tarafından bir başka önemli gösterge olan satın alma yöneticileri endeksinde (PMI) de benzer bir seyir görüldü. Nisan ayında 33,4 ile dibi gören endeks Temmuz’da 56,9 seviyesine yükselerek yılın zirvesini kaydetmişti.

İç talep açısından gösterge olarak kabul eden Tüketici Güveninde Nisan’da görülen düşük seviye sonrasında 2020’nin son iki çeyreğinde görece yatay bir seyir izlendi.

Dış talep tarafında ise açığın 2020’de hızla arttığı görüldü. 2020'de Türkiye'nin ihracatı 169,5 milyar dolar oldu. İthalat ise 2020'de 219,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Verilere göre 2020'de dış ticaret açığı 49,9 milyar dolar oldu.
Verilere göre ihracat 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 6,3 geriledi. Buna karşın ithalat 2020'de yüzde 4,3 artış kaydetti. Dış ticaret açığında ise artış yüzde 69,1 oldu.