Advertisement

Çin'de Kovid-19 pandemisinin büyük ölçüde kontrol altına alınmasıyla birlikte, Altın Hafta tatili, ülkenin ekonomik sıçrama ve sağlık önlemlerine yönelik güveni gözler önüne seriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre 1 Ekim'de başlayan bir haftalık tatilin ilk dört gününde 425 milyon insan yurt içinde seyahat etti. Rakamlar, geçen yılın neredeyse yüzde 80'ini buldu.

Dünyanın geri kalanıyla çelişen faaliyet artışı Çin'in görece hızlı toparlandığını gösteriyor. Küresel turizm sektörünün 2020 yılında en azından 1.2 trilyon dolar kayıp vermesi bekleniyor. OECD'nin Eylül itibarıyla tahmini Asya devinin yıllık yüzde 1.8 büyüme kaydedeceği yönünde. Bu da Çin'i G - 20 ülkeleri arasında büyümesi beklenen tek ülke yapıyor.

Pozitif görünüm ülkenin yeni bir koronavirüs dalgasından kaçınabileceği ve Çin'in agresif karantina uygulamalarının yeni bir dalgaya engel olduğu varsayımını içeriyor. Ancak milyonlarca kişinin virüs testi ya da karantina zorunluluğu olmadan ülke içinde seyahat etmesi riski artırıyor. Çin, geçen ay geçerli oturma izni taşıyan yabancılara sınırlarını açtı.

Hong Kong Şehir Üniversitesi'nden sağlık güvenliği öğretim üyesi Nicholas Thomas, "Turizmin devam etmesine izin vermek şüphesiz riskli. Bazı açılardan bu dünyanın geri kalanının gelecek yıl küresel seyahat yeniden başladığında ne yapacağının erken bir provası." dedi.

Çin Ağustos ayından bu yana hiç yerel virüs enfeksiyonu rapor etmedi. Ancak Eylül'de iki asemptomatik vaka bulundu. Hükümet Kovid kısıtlamalarının neredeyse tamamını kaldırdı. Grup turlarına ilişkin yasak Temmuz'da kaldırıldı. Artık ülkenin tüm bölgelerindeki tüm şehirler düşük risk olarak sınıflandırılıyor. Eyaletler arası seyahatlerde virüs testi sonucu istenmiyor.