Advertisement

Susquehanna Financial Groups’un verilerine göre, çip teslimat süresi Ekim ayına göre dört gün artarak 22,3 haftaya yükseldi. Böylece çip teslimat süresi şirketin verileri derlemeye başladığı 2017 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış oldu.

Birçok otomobil üreticisi bu yıl yaşanan çip tedarik krizinden dolayı üretim 2021 üretim hedeflerini aşağıya çekmişlerdi. Renault, çip tedarik sıkıntıları nedeniyle 2021’de 500 bin araç daha az üreteceğini ama tam yıl operasyonel kar marjı oranının yılın ilk yarısına paralel olmasını beklediğini söylemişti.

Toyota Motors da yarı iletken darlığı ve Çin’de elektrik enerjisi yetersizliğinden dolayı küresel otomobil üretimini Kasım ayında yüzde 15 azaltarak 150 bin araca düşüreceğini açıklamıştı.

Çip üreticisi Intel ise ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) çip üretiminde kullanılan Optiplane ithalatına yasak getirmesinin çip krizini daha da kötüleştirebileceğini düşünüyor.

Japonya’daki yatırımcılar, hisse fiyatlarının Omikron endişeleriyle gerilediği 3 Aralık haftasında yabancı hisse senetlerinde rekor alım gerçekleştirdi. Toplamda 1,2 trilyon yen (10,7 milyar dolar) tutarında hisse alımı gerçekleştiren yatırımcılar, Kasım ayının büyük bir kısmında net satıcı olmuşlardı.

T&D Varlık Yönetimi Baş Stratejisti Hiroshi Namioka, gerçekleştirilen alımların bir kısmının hisse fiyatlarında yaşanan düşüş sonrasında portföylerin yeniden dengelenmesi amacıyla olabileceğini belirtti. Japonya hisselerini içermeyen MSCI Kokusai Endeksi geçen hafta yüzde 5 düşüş kaydettikten sonra bu hafta yeniden 3 bin 200 seviyesine tırmandı.

Küresel piyasalar, Omikron varyantının risk iştahını baskılamasıyla geçen hafta hızlı bir düşüş yaşamıştı. Barclays ve Morgan Stanley gibi kurumlar ise Omikron varyantı ve Fed politikalarının piyasaları nasıl etkileyebileceğine dair farklı görüşlere sahip.

Barclays stratejistleri, Fed’in açıklamalarının şahinleşmesinin de Omikron varyantının da hisselerdeki ralliyi durduramayacağını söylerken, Morgan Stanley hisse senetleri için en büyük risk faktörünün Omikron varyantı değil Fed’in aksiyonları olduğunu belirtmişti.

Stratejistlerin ABD borsalarına yönelik 2022 tahminlerinde ciddi ayrışmalar yaşanıyor.

Bloomberg’in S&P 500 endeksi için derlediği tahminlerin aralığı 4 bin 440 ile 5 bin 300 arasında değişiyor. Yüzde 20’lik bu fark, son 10 yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor.

Amerikan Merkez Bankası Fed’in para politikasında başladığı sıkılaştırma ve koronavirüs pandemisine ilişkin gelişmeler Wall Street’e yönelik öngörülerin ayrışmasında etkili oluyor.

Ned Davis Research Baş Stratejisti Ed Clissold gelecek yıl ABD şirketlerinde karlılığın azalmasını ve S&P 500 endeksinin daha sıkı bir Fed politikasıyla önce “sığ bir ayı piyasasına girmesini”, ardından yılı ılımlı şekilde artıda tamamlamasını bekliyor.

Clissold S&P 500 endeksinin 2022 senesini 5 bin puandan tamamlayacağı görüşünde. “Koşullar 2022’de neredeyse kesin olarak piyasa dostu olmayacak” diyen Clissold, çift haneli bir düzelmenin yüksek bir ihtimal olduğu öngörüsünde bulundu.

Credit Suisse ve JPMorgan iyimser kanatta

Bu temkinli öngörü Credit Suisse Group AG and JPMorgan Chase & Co. stratejistlerinin beklentileri ile ters düşüyor.

Credit Suisse ABD Hisse Baş Stratejisti Jonathan Golub, şirket karlılıklarına yönelik görünümün iyileştiğine ve finansal koşulların gevşek olmasının beklendiğine değinerek, S&P 500 için 2022 tahminini yakın zamanda 200 puan artışla 5 bin 200 seviyesine çıkardı.

JPMorgan Küresel Araştırma Eş Direktörü Marko Kolanovic de pandeminin sona ermesi ve ekonominin tam olarak toparlanmasıyla piyasa oynaklığının gelecek yıl azalmasını bekliyor.

SEFER YÜKSEL

Aktif Bank Aktif Ventures Grup Başkanı Yakup Sezer, açık bankacılık ile gelen veri paylaşımının inanılmaz bir konu olduğunu, verinin sahipliğinin finansal kurumlardan alınıp müşteriye verildiği devrimsel bir değişim olduğunu kaydetti. Bloomberg HT televizyonunda Finansal Teknoloji programına konuk olan Sezer, arayüzlerin ve platformların çağına girildiğini ifade etti. Bu durumun verinin ve müşterinin sahibi finansal kurumlar için riskli de bir konu olduğunun altını çizen Sezer, “Düşünün bir uygulama yaptınız. Bu uygulamanın başka banka hesaplarına erişme hakkı var. Müşteri sizin kanallarınızın hiç birini kullanmayabilir. Dolayısyla bu konuda çok ciddi fintechlerin çıkacağını düşünüyoruz. Arayüzlerin çağına giriyoruz aslında. Bankaları ilginç bir şekilde zorlayacak kabiliyetlerin geldiğini göreceğiz. Bu, görünmez bankacılık dediğimiz, servis bankacılığı biraz da odur aslında, Türkiye’deki bankaları belki oraya doğru itecek ” diye konuştu.

‘Servis bankacılığı en devrimsel gelişmelerden biri’

Türkiye’deki finansal ekosistem açısından servis bankacılığının en devrimsel gelişmelerden biri olduğunu kaydeden Sezer, “Türkiye’de bu alana girmek isteyen çok sayıda fintech ve büyük kurum olduğunu biliyoruz. Bunların hepsi lisans almak zorundaydı. Servis bankacılığı modeliyle farklı bir yapıya geçilmiş olunacak. Hem fintechler için hem de büyük platformlar için, bankacılık hizmetlerini gidip bankadan almak ya da müşteriyi bankaya yönlendirmek değil de, o platform üzerinden akan bütün işlemlerin o platformun içinden akması demek bu. Yani platformların çağı dediğimiz bir dünyaya giriyoruz” diye konuştu.

‘Birinci önceliğimiz servis bankacılığı’

Aktif Ventures olarak yol haritalarının çok net olduğunu ve birinci konularının servis bankacılığı olduğunu söyleyen Sezer, “Şu anda servis bankacılığı hizmeti verecek olan bir fintechi hayata geçiriyoruz. Servis bankacılığı da tek başına yeterli olmuyor. Servis Bankacılığı API Pazar Yeri diye konumlandırdığımız yeni bir fintech üzerinde çalışıyoruz” dedi.

“Servis bankacılığı taslağı yayınlandıktan sonra büyük ihtimalle ilk örneklerini bizim platformumuz üzerinden inşa edilmiş olarak göreceğiz” diyen Sezer, Aktif Ventures’ın yoğunluğunun bununla birlikte daha çok dijital bankacılık tarafındaki hizmetler olacağının altını çizdi. Sezer, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da servis bankacılığı, açık bankacılık ve dijital bankacılık ile ilgili çalışmalarının olacağını sözlerine ekledi. Servis bankacılığının lansmanını bu ay sonu ya da ocak ayında yapacaklarını kaydeden Sezer, “Diğer fintechleri de 2022’de parça parça ortaya çıktığını göreceksiniz. Bunlar büyük inisiyatifler olacak ve arkasında Aktif Bank’ın gücünün olduğu çalışmalar olacak” dedi.

‘Fintech girişim kurucusuyuz’

Fintech girişim kurucusu Aktif Ventures ile global bir fintech etkinleştiricisi (Fintech enabler) olmak üzere yola çıktıklarını beklirten Sezer, “Bir kurumsal şirket bir fintech gibi, bir fintech kası gibi hızlı davranıp bir standart yapı içerisinde fintech inşaa edebilir. Çok daha farklı finteche, çok daha farklı niş alandaki fintechlere ihtiyacımızın olduğunun farkındayız ve bunu bir girişim kurucusu modeliyle yapmaya stratejik olarak karar verdik. “ dedi. Aktif Ventures’un fintech kuran bir fintech olduğunu kaydeden Sezer şöyle devam etti: “Ama arkasında Aktif Bank’ın kabiliyetleri var, bankanın ve iştiraklerinin lisansları var. Onları harmanlayıp, merkeze toplayıp, sadece kendimiz için kullanmayıp aynı zamanda bu kabiliyetleri dışarıya servis bankacılığı ile açarak, dışarıdaki fintechlerin de bu ekosistemi istediği gibi kullanabileceği, bir pozisyona taşımak istiyoruz Aktif Ventures’u. Bu kurumsal gücü start-up dinamizmi ile birleştiren, oradan hem kendi fintech kuran hem de yeni fintechler kurulmasına imkan veren yeni bir yapıdan bahsediyoruz.”