Advertisement

Kısa sürede tüm dünyaya yayılan ve Ülkemizde de etkisini gösteren korona virüs salgınına karşı, devlet ve milletçe top yekûn bir mücadelede bulunduk. Ülke olarak bu salgınla olan sınavımızı başarıyla veriyoruz.

İlimizde 15 Mart tarihinden itibaren pandemi ilanının ardından Valiliğimiz başkanlığında kurulan ilgili kurullarca gerekli çalışmalar yapılmakta, bizlerde Ticaret Borsası olarak gereken desteği sağlamaktayız.

Salgının ekonomiye olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi için başta Cumhurbaşkanlığımızın ve Bakanlıklarımızın aldığı tedbirler ve sundukları destek paketleri kobilerimiz için bir can suyu olmuştur.

Üretim ve istihdam sağlayan birçok işletme tüm Dünya’da olduğu gibi İlimizde de süreçten etkilenmiştir. İşletmelerin finansman ihtiyacını karşılayacak, kredilerini erteleyecek, yeni finansmana ulaşmasını kolaylaştıracak ve istihdamın devamını sağlayacak düzenlemelerle ihracatçının desteklenmesi ve bazı sektörlerde KDV ve SGK primlerinin ertelenmesi iş dünyasını memnun etmiştir. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı tedbir paketi üretim, ticaret ve istihdamın yara almadan devamını sağlayacaktır. Ayrıca iş dünyası olarak gelecekte etkilenebilecek sektörler için de ihtiyaç halinde hükümetimize taleplerimizi iletmeye devam edeceğiz.

Hükümetimiz tarafından açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı iş dünyasının ayakta kalması açısından olumlu katkıları oldu. Kamu bankaları aracılığıyla sunulan destek paketleri, Kısa Çalışma Ödeneği gibi hızlı tedbirler istihdamda ve piyasaların işleyişinde yaşanabilecek olumsuzlukların etkisini azalttı. Koronavirüs salgınının istihdam, üretim, ticaret ve ödeme sistemine olası etkilerini en az düzeyde tutmak amacıyla uygulamaya alınan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” tedbirlerinin sağlıklı olarak işlemesi ve ekonomik faaliyetin desteklenmesi için bankacılık sektörü tarafından uygulamaya geçilen Çek Ödeme Destek Kredisi ve Ekonomik İstikrar Kalkanı Kredi Desteği, sektör farkı olmaksızın, salgından ekonomik olarak olumsuz etkilenen firmalara gereken desteği sağlamıştır.

Gerçekleştirilen tüm bu desteklere ilave olarak Mücbir sebep halinin kapsamının genişletilerek tüm sektörlerin kapsama alınması iş dünyamız için önemlidir. Birbiriyle bağlantılı sektörlerden birinin mücbir sebep kapsamında olup, diğerinin olmaması aynı sebepten sıkıntı yaşayan ticaret erbaplarımızı zor durumda bırakmaktadır.

Diğer bir husus ise İflas erteleme kararı, iflas erteleme tedbir kararı veya konkordato kararı almış olmakla birlikte faaliyetlerini sürdüren üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemiz için önemli bir kazanç olmaya devam eden azımsanmayacak sayıda firmamız bulunmaktadır. Bu Firmalarımız KGF desteklerinde kapsam dışında bırakılmıştır. Bu tip firmaların; istihdama, ihracata, içinde bulunduğu bölgede gerçekleştirdiği ekonomik büyüklüğe ve buna bağlı olarak desteklediği yan sektörlere verdiği katkılar gibi kriterlerin de dikkate alınarak konunun uzmanları tarafından değerlendirilmesi ve KGF desteklerinden yararlandırılmasının yolunun açılması ülke ekonomisine de katkı sağlayacaktır.

Bizler tarım ve tarıma dayalı sanayi sektörünün temsilcileri olarak, TOBB Başkanımız ve Tarım Bakanımıza iş hacmi daralan sektörlere ilişkin düşüncelerimizi, taleplerimizi ilettik. Tarım ile ilgili yeni beklentilerimizi dile getirerek, tarımsal üretimin kesintisiz devam ettirilmesini ve yeni teşviklere ihtiyaç duyulduğunu aktardık. Tarım ve Orman Bakanımız yeni önlemlerin yolda olduğunu belirterek, hazine arazilerinden ekilebilir olanların tarıma kazandırılacağını, Et ve Süt Kurumu üzerinden süt üretimini desteklemek için arz fazlası süt ve süt tozu alınacağını, karkas hayvan kesimlerinin 35 TL altına düşmeyeceğini, tarımsal ürün stoklarının yeterli olduğu, yağlı tohumlar desteği ile besi desteğinin de en kısa zamanda verileceğini aktardılar. Bunlar sektörümüzün adına olumlu gelişmeler. Bunun yanında yerli üretimi desteklemeye yönelik alınan kararlar,ithalatta konulan ek vergiler yerli üreticiyi korumak adına çok kıymetli.

Ayrıca sokağa çıkma yasağında tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunanlara muafiyet kararının; üretimin sürdürülebilirliği, istihdamın devamlılığı, zirai faaliyetlerin ve perakende sektörünün direncini koruması, üretimde aksaklığın engellenmesi adına çok önemli ve gerekli bir düzenlemedir.

İçinde bulunulan süreçte KOBİ’lerin en büyük sorunlarından birisinin de finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, ülkemiz ekonomisinde önemli yer tutan KOBİ’lerin finansman sorunlarının giderilmesine katkı sağlamak üzere, 2017 ve 2018 yıllarında toplamda üç kez gerçekleştirilen “TOBB Nefes Kredisi"ne Birliğimiz öncülüğünde kaynak ayırarak üyelerimizin yanında yer aldığımızı bir kez daha gösterdik.

Halkbank Cansuyu ve kamu bankaları İşe Devam kredilerinin üyelerimize nefes vereceğine inanıyorum.

Sözlerime son verirken İnşallah normalleşme sürecinde, bundan sonraki dönemin 'yeni normal' olduğunu göz önünde bulundurarak milletçe hızla adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Ekonominin yeni normale hızla adapte olacağını düşünüyorum. İşte bu dönemde güçlü üretim altyapısı, genç ve eğitimli insan kaynağı, küresel değişimlere hızlı adapte olan iş dünyası ve gelişmiş sanayisi ile hep birlikte, planlı ve doğru adımları atarak, güçlenerek çıkacağımıza inanıyorum. Milletçe bu süreci karşılıklı özen ve hassasiyetle en güvenli şekilde aşacağımıza ve Devletimizin, iş dünyamızın ve çalışanlarımızın kenetlenmesiyle bu zorlu dönemi en az hasarla atlatacağımıza inancımız tamdır.

Saygılarımla,

S.Kaya ÜZEN

ÇTB Yönetim Kurulu Başkanı