Davos'ta son gün
-
Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen, Araştırma Müdürü Çağlar Kuzlukluoğlu ve Bloomberg Muhabiri Simin Demokan Davos'un son gününden zirvede öne çıkanları aktardı.
Davos 2026 Dünya Ekonomik Forumu’nun son gününde Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen, Araştırma Müdürü Çağlar Kuzlukluoğlu ve Bloomberg muhabiri Simin Demokan, zirvede öne çıkan başlıkları değerlendirdi. Forumda küreselleşmenin geleceği, ABD’nin yeni pozisyonu, Avrupa’nın güvenlik arayışı ve teknoloji gündemi dikkat çekti.
Klaus Schwab sonrası ilk Davos
Davos 2026, Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu Klaus Schwab’ın yer almadığı ilk zirve olması nedeniyle yakından izlendi. Schwab’ın ayrılığının ardından BlackRock CEO’su Larry Fink’in forum eş başkanı olarak sürece ağırlık koyduğu belirtilirken, Açıl Sezen bu yılki organizasyonun “son yılların en yüksek profilli ve en güçlü katılımlı Davos’u” olduğuna dikkat çekti.
“Küreselleşme bitti” çıkışları zirveye damga vurdu
Zirvenin en çarpıcı ve “tarihi” olarak nitelendirilen mesajları küreselleşmenin geleceğine ilişkin açıklamalar oldu.
Kanada’dan Mark Carney’nin konuşması, Açıl Sezen’e göre zirvenin en önemli çıktısıydı. Carney, küreselleşmenin sona erdiğini belirterek orta ölçekli ülkelerin yeni bir yol haritası çizmesi gerektiğini vurguladı ve “nostaljinin bir strateji olmadığını” söyledi.
ABD Ticaret Temsilcisi Howard Lutnick ise Amerikan yönetimi içinden küreselleşmenin bittiğini açıkça dile getiren ilk isim oldu. Lutnick, küreselleşmenin ne ABD’ye ne de küresel ekonomiye fayda sağladığını savunarak bu süreci bir “kırılma noktası” olarak tanımladı.
Trump Davos’a damga vurdu
Zirvenin en baskın figürü, geniş bir Amerikan delegasyonu ve CEO’lardan oluşan kalabalık bir heyetle Davos’a gelen ABD Başkanı Donald Trump oldu.
Trump, kendi başkanlık döneminin ilk yılı için önemli bir kazanım olarak gördüğü Gazze Barış Gücü anlaşmasının imza törenini Davos’ta gerçekleştirdi. Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da imza attığı anlaşmaya toplam 20 ülke katıldı.
Yarım saat süren konuşmasında Trump, büyük ölçüde kendi başkanlık performansını öne çıkaran ifadeler kullandı. Sezen, Trump’ın diplomatik nezaket unsurlarını geri planda tuttuğunu ancak piyasaların tepkisinden çekindiği için Grönland gibi konularda daha yumuşak bir dil benimsediğini ifade etti.
Forum alanında Amerikan heyetinin bayraklı atkılarla adeta bir “takım” gibi dolaşması da zirvenin en dikkat çekici görüntülerinden biri oldu.
Avrupa ve NATO: Güvenlik ve verimlilik vurgusu
Zirvede Avrupa’nın mevcut jeopolitik risklerin farkına vararak “silkinme” arayışına girdiği gözlemlendi.
Almanya’dan Friedrich Merz, bürokrasinin azaltılması, savunma harcamalarının artırılması ve daha fazla çalışma çağrısında bulundu. Merz, Almanların İsviçrelilere kıyasla yılda ortalama 100 saat daha az çalıştığını hatırlatarak verimlilik sorununa dikkat çekti.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise ABD’nin geri çekilmesi ihtimaline karşı tüm üye ülkelerin savunma harcamalarını artırmak zorunda kalacağını vurguladı.
Yapay zekâdan tıp teknolojilerine
Siyasi başlıkların yanı sıra zirvede yapay zekâ, tıp teknolojileri, eğitim ve sanayi gibi alanlarda geleceğin teknolojileri de ele alındı. Bu teknolojilerin sanılandan çok daha kısa sürede günlük hayata entegre edileceği mesajı öne çıktı.