Advertisement

DCD Energy Ceo Orkun Özgencil Bloomberg HT'deki "Üst Düzey" programında Arzu Maliki'ye konuk oldu.

Küresel enerji görünümü ile başlayalım trendler ne yöne doğru gidiyor? Türkiye bu görünümün neresinde, doğru adımları atabiliyor muyuz?

Özgencil: Türkiye'ye bakarsak cari açığımızın en büyüğü enerji açığımız, doğalgaz ve petrol ithalatından kaynaklanıyor. Biz global olarak da rakip olabilmek için kendi enerjimizi üretmek zorunda olan bir ülkeyiz. Ürettiğimiz malları da katma değerli bir şekilde yurt dışına ihraç etmeliyiz. Biz hala Türkiye'de kendi rüzgar kapasitemizi kullanabilen bir ülke değiliz. Ciddi kaynaklarımız var, tarım atıklarından, çöplere kadar değerlendirmeliyiz.

Şu anda herkesin beklentisi YEKDEM'de sürecin nasıl şekilleneceği ve fiyatların nasıl olacağı..Bunun aslında çok acil bir şekilde devletimiz tarafından düzenlenmesi ve kamuoyuna açıklanması gerekiyor. Biz de buna göre artık yol haritamızı tekrardan çizelim. Biz ekonomik olarak da bir badire atlattık. Dolar kuru düşüyor, emtia fiyatları düşüyor, yatırımcılar da aslında artık yatırımlarına yönelmek istiyorlar.

Siz DCD Energy olarak neler yapıyorsunuz? Hem yurt içi hem de yurt dışı yatırım planlarınızı anlatır mısınız?

Özgencil: Türkiye'de rüzgar santralleri yapıyoruz. Şu anda Çanakkale, İzmir bölgesinde, önümüzdeki aylarda da Konya ve benzer bölgelerde rüzgar müteahhitliği devam edecek...Türkiye'de yine ilk defa, Türkiye'nin güneybatısı, ve kuzeyinde olmak üzere 3 pilot noktada çöp yakma tesisleri geliştirdik Avrupalı ve Çinli ortaklarımızla birlikte..Bu aslında belediyelerle beraber ortak bir çalışmamız. Türkiye'de bu yeraltı sularına karışan çöpümüzü artık bir enerji kaynağı olarak kullanarak sıfır emisyon, sıfır atık olarak planlıyoruz. Burada hedefimiz enerji üretebilmek hem de sanayiye ve evlere iletebilmek.

DCD Türkiye'de kuruldu ama Hollanda'da da bir şirketimiz var; aynı zamanda Kanada'da Yukon'da varız. Orada Kanadalılara enerji üretmek için yola çıktık, eksi 40 derecede orman atıklarını kullanarak üretim yapıyoruz. Hollanda'da gemi inşaat sektörünün elektrifikasyon ve güç üniteleri için çalışmaya başladık ama onun paralelinde başka gelişen projelerimiz de oldu ve bu teknolojileri Türkiye'ye taşıma projeleri de yaptık.

Son zamanlarda elektrik ve doğalgaza gelen zamlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Bizim yurt dışına bağımlı olmamızın da burada etkisi var değil mi?

Özgencil: Benim düşüncem kendi yerli kaynaklarımızı kullanarak, kendi türbinlerimizi geliştirdiğimiz zaman biz bu cari açığı kapatabilir ve gerçekten rekabet edilebilir bir enerjiyi kullanabilir hale geleceğiz. Türkiye artık rüzgar türbinleri üretilebilir duruma geldi, birçok yatırımcı da bunları üretmek için yola çıktı. Planladığımızdan çok daha fazla santral olması gerekiyor. Maalesef şu anda konjonktürel olarak biraz geri durmuş durumdayız, işte bu YEKDEM'in tekrar açıklanmasıyla birlikte inşallah tekrar koşacağız. Yatırımcı YEKDEM'i bekliyor.

Yurt dışından yatırımcı ilgisi nasıl enerji sektörüne?

Özgencil: Biz zaten enerji çeşitliliği açısından çok adım attık, petrol ve doğalgazın Türkiye'den transit geçişi içinde aynı şekilde yatırımlarımız mevcut. Bu hatlar aslında Avrupa'yı besleyecek düzeye geldi. Bu zaten bizim stratejik olarak bir kenara ayırdığımız bir kısımdı. Birim maliyet enerji fiyatlarımızı çok daha aşağı çekebiliyor olmamız gerekiyor, bunu da kendi enerjimizle ve kaynaklarımızla yapmamız gerekiyor. Zaten bunlar transparan bir şekilde yatırımcının önüne konursa ilgi de çok var. Umuyorum ki birkaç ay içinde daha bir stabil duruma geldiğimizde bu ilgiyi göreceğiz.

Küresel ısınma çok fazla alarm veriyor, buzullar eriyor..Çevre açısından bakarsak enerji sektörüne hangi görevler düşüyor?

Özgencil: Fosil yakıtlar her yerde var tamam ama bizim de biliçlenmemiz lazım, bundan sonraki nesiller çok daha sıcak ve kurak iklimler içerisinde yaşamak zorunda kalacaklar. Gıda savaşları, su savaşları konuşuluyor. Alternatifini bulamadığımız sürece global ölçekte de enerjisiz kalabiliriz. Biz önce ormanlarımızı kesmemek için çaba gösterelim sonra da enerjimizi rüzgardan, güneşten, çöpten, yenilenebilir türevlerden yapalım.

Türkiye şu anki konjonktüre göre enerjide nasıl bir strateji izlemeli?

Özgencil: Ben Türkiye'yi gerçekten hem jeopolitik açıdan hem de dünya enerji piyasasında çok şanslı görüyorum. Bizim en az 2bin-3bin megawatt her sene enerji üretimi konusunda devreye almamız gerekiyor, dolayısıyla çok işimiz var. Çevreyi bir toparlayalım, petrolü ve doğalgazı bir kenara bırakalım ve kendi kaynaklarımızı kullanarak enerji üretelim ve satarak ticaret yaparak ülke ekonomisini geliştirmeye çalışalım.

 

Kapat