Advertisement

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/ Türkiye-Güney Afrika İş Konseyi Başkanı ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, "Güney Afrika’da önemli altyapı projelerine ihtiyaç duyuluyor. Ülkenin tek yetkili enerji üretim ve dağıtım şirketi ESKOM’un yenilenmesi en önemli altyapı projelerinden biridir. Buna benzer şekilde yeni otoyol, hastane ve maden arama sahalarına yönelik birçok proje gündemde. Finansman konusunda yeterli desteği arkasına alan Türk inşaat sektörü, Güney Afrika'da çok başarılı işler çıkarabilir." dedi.

Ebiçlioğlu, AA muhabirine, Türkiye ve Güney Afrika'nın ekonomik geleceğine ve Güney Afrika'daki iş fırsatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Malzeme ve ürün temini amacıyla 2000’li yıllarda iş dünyasına getirdiği maliyet rekabetçiliği ile alternatif bir kaynak olarak kullanılmaya başlanan Çin'in, son yıllarda birçok üretim kolunda ana tedarikçi konumuna geldiğini hatırlatan Ebiçlioğlu, Kovid-19 krizinin birçok ülkeyi Çin ile ticaretini gözden geçirmek zorunda bıraktığını kaydetti.

İlk başlarda tedarik güvenliği anlamında yapılan sorgulamaların gittikçe artan milliyetçi yaklaşımlar ve salgının gelişimi ile ilgili çıkan haberlerin etkisinde yeni bir üretim üssü arayışına dönüştüğünü belirten Ebiçlioğlu, "Birçok üretim kaleminde üretici bir ülke olmamızın verdiği potansiyel, KOBİ’lerimizin ve ana sanayimizin gelişmiş ihracat anlayışı ile Türkiye’nin sadece Güney Afrika ile değil birçok başka bölge ve ülke ile de ticari ilişkilerini geliştireceğine inanıyoruz. Bu noktadaki fırsatı değerlendirmek için sanayimizin ve ihracat kabiliyetlerimizin Güney Afrika’da ve Afrika’da daha çok tanıtılmaya ihtiyacı var." değerlendirmesini yaptı.

- "Çin’in daha da rekabetçi fiyatlar ile yanıt verebilecek olması tehdit"

Ebiçlioğlu, son yıllarda çok başarılı bir şekilde yürütülen iletişim kampanyaları ile Türkiye'nin birçok Güney Afrikalı için önemli bir turizm destinasyonu olarak algılandığını ifade eden Ebiçlioğlu, Türklerin sanayici kimliğinin bu ülkede henüz yeterince bilinmediğini söyledi.

Türkiye'nin Güney Afrika'da Çinli sanayicilerle rekabet edebilmesi için çok yönlü ve proaktif çalışmaları planlaması gerektiğini anlatan Ebiçlioğlu, şu bilgileri verdi:

"Çin’in uzun döneme yayılmış Afrika stratejisi içerisinde gerek yatırım ortaklıkları gerekse birçok üretim malzemesinde bölgeye yaptığı güçlü ihracatı doğrultusunda halen ticaret ortağı olarak yüksek bir algısı bulunmaktadır. Dünyada daralan talep ve Çin’e karşı bazı dünya devlerinin takındığı tutuma, Çin’in daha da rekabetçi fiyatlar ile yanıt verebilecek olması da ayrıca bir tehdit unsurudur.

Buna karşın Türkiye son yıllarda kalite ve marka yönetimine yaptığı yatırımlar, yüksek hizmet anlayışı, karşılıklı güvene dayalı uzun süreli ticari ilişki geliştirme ve yönetme becerileri ile başka avantajlara sahip bir ülkedir. Özellikle salgının etkisinde önemi daha çok ortaya çıkan tedarik merkezlerinin, birçok başka önemli pazarda olduğu gibi Güney Afrika’ya da lojistik yakınlık açısından stratejik konumdaki ülkemizin ihracatını artıracağını düşünüyoruz."

- "Türkiye’nin başarıları ayrı bir iletişim çalışması ile daha görünür kılınmalı"

Ebiçlioğlu, ihracatın geliştirilmesinde finansmanın çok önemli bir araç konumunda bulunduğunu anımsatarak, Kovid-19 etkisinde piyasalardaki bozulmanın finansmanın önemini daha da artıracağını söyledi.

Bu süreçte Güney Afrika’ya yapılan ihracatı desteklemek için mutlaka karşılıklı ticaret anlaşmaları ile desteklenecek çerçeve sözleşmelere ve bu sözleşmeler kapsamında daha çok finansman sağlanmasına ihtiyaç bulunduğunu aktaran Ebiçlioğlu, şunları kaydetti:

"Güney Afrika’da önemli altyapı projelerine ihtiyaç duyuluyor. Güney Afrika devletinin bir iştiraki olan ve ülkenin tek yetkili enerji üretim ve dağıtım şirketi ESKOM’un yenilenmesi en önemli altyapı projelerinden biridir. Buna benzer şekilde yeni otoyol, hastane ve maden arama sahalarına yönelik birçok proje gündemde. Finansman konusunda yeterli desteği arkasına alan Türk inşaat sektörü, Güney Afrika'da çok başarılı işler çıkarabilir.

Bu projelere verilecek proje finansmanı ile Türk firmaların bu projeleri üstlenmesi, bu sayede gerek Türkiye’den yapılacak ihracatın artırılması gerekse ülkede yerleşik misyonların geliştirilmesi ile hizmet sektöründe de firmalarımızın yer almaya başlamasının önü açılabilir. Bu noktada Güney Afrika hükümetinin özellikle kritik altyapıların milli sahipliği konusundaki hassasiyetine dikkat edilmesi gerekecektir. Bu konu birçok projenin gerekliliği konusunda ülkede geniş tabanlı bir mutabakat olsa da devreye alma aşamasında birçok politik problem yaratmaktadır. Bunun dışında ülkemizin üretici kimliğinin tanıtımına ayrıca bir kaynak ayrılması gereklidir.

Bahsettiğimiz alternatif üretim üssü arayışında öne çıkabilecek bir ülke olmamız için Türkiye’nin tüketici elektroniği, makine ve ekipman üretimi, savunma sanayi, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerindeki başarıları ayrı bir iletişim çalışması ile daha görünür kılınmalıdır."

- Otomotiv ve yan sanayisinde önemli fırsatlar

Ebiçlioğlu, koronavirüs pandemisi boyunca Güney Afrika'daki birçok üreticinin faaliyetlerini sonlandırma noktasına geldiğini hatırlatarak, bu çerçevede krizden çıkış noktasında ülkenin daha fazla mal ithal etmeye ihtiyacı olacağını yineledi.

"Türkiye’nin çok geniş ihracat ürünleri yelpazesinin yüksek bir ivme ile ihracatımızı artıracağını öngörüyoruz." diyen Ebiçlioğlu, şunları aktardı:

"Güney Afrika son 2 yıldır sistematik bir şekilde sanayileşmesini artıracak master planlar üzerinde çalışmaktadır. Yeni yatırımcı çekme ve ülkedeki sanayi ürünlerinin içindeki yerlileştirme oranını arttırmaya yönelik konular politik olarak önceliklendirilmektedir. Bunlara örnek olarak verilebilecek otomotiv master planı şu an yüzde 30’lar civarında olan yerlilik oranını 5 sene içinde yüzde 60’lara çıkarmayı hedeflemektedir.

Benzer şekilde çelik kullanılan ürünler sektörüne yönelik master plan çalışması devam etmektedir. Bu planların hedeflerine ulaşması ancak yatırımların artırılması ve ülkede yeni üretim kapasiteleri kurulması ile mümkün olacaktır. Bu master planların getireceği teşviklerin de değerlendirilmesi ile ülkemizdeki çok gelişmiş otomotiv sanayisi ve yan sanayileri gibi iş kollarının Güney Afrika’ya doğrudan yatırım fırsatı olduğunu düşünüyoruz."

- Ülke toplumlarında Afrika Birliği konusunda fikir birliği artıyor

Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Güney Afrika'nın sağlık, eğitim, enerji üretim ve dağıtım konularında çok önemli miktarda dönüşüm yapmaya ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, ülkenin bu sektörleri dönüştürmek için yatırım çekmesi ve yeterli miktarda uzmanlığı da transfer etmesi gerektiğini hatırlattı.

Türkiye'nin son yıllarda bu alanlarda artan özel sektör yatırımları ile hizmet sektöründe dünyaya daha çok açılabilecek noktaya geldiğini anlatan Ebiçlioğlu, bu konuda da Türk yatırımcıların önünde bir fırsat olduğunu söyledi.

Güney Afrika’da yerleşik bir sanayici olarak kıta içerisindeki büyüme fırsatlarına baktığında da bazı pozitif açılımların oluşumunun hızlanacağını savunan Ebiçlioğlu, Afrika Birliği görüşmeleri kapsamında oluşan yakınlaşmanın şu an yaşanan salgının etkisinde Afrika ülkelerini birbirine daha da yakınlaştırdığını kaydetti.

- "Afrika’da üretilen mal ve hizmetler mutlaka artacak"

Afrika Kıtası'nın tamamındaki sorunların altyapı ve finansman eksikliğinden beslenen ortak konular olduğunu aktaran Ebiçlioğlu, bu konulara kalıcı çözümün kıta içerisindeki ticaretin arttırılması ile ulaşılacağı konusunda güçlü bir kamuoyu oluştuğunu anlattı.

Ebiçlioğlu şu bilgileri verdi:

"Afrika ülkeleri dışarıdan ithal ettiği mal ve hizmetlere yıllık olarak toplam 500 milyar dolar ödemektedir. Bunun sadece 55 milyar dolarlık kısmı Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ile elde ediliyor. Dolayısıyla Afrika’nın tamamı için büyük bir net cari açık söz konusu.

Afrika şu an geldiği farkındalık ile bu açığı kapatmaya yönelik adımlar atıyor ve birçok Afrika ülkesinde üretim politikalarını destekleyici uygulamaların hızlandığını görüyoruz. Kovid-19 etkisinde oluşan yeni üretim yeri arayışları ve yükselen milliyetçilik anlayışı ile Afrika’da üretilen mal ve hizmetlerin orta ve uzun vadede mutlaka artacağını bekliyoruz."

- "Yeni bir ventilatörü Güney Afrika’da üretmek üzere çalışmalar sürüyor"

DEİK/Türkiye-Güney Afrika İş Konseyi Başkanı ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Koç Topluluğu'nun salgının ilk günlerinden itibaren çalışanlarının, iş ortaklarının ve müşterilerinin sağlığını koruyacak önlemleri birinci derecede önemle hayata geçirdiğini söyledi.

Bu çerçevede Güney Afrika’daki üretim tesisleri ile satış ofislerinde ve gerek Dünya Sağlık Örgütü'nün gerekse Koç Grubu'nun yönlendirmeleri ile uyumlu olacak birçok uygulamanın mart ayı başından itibaren devreye alındığını kaydetti.

Şu an topluluğun Güney Afrika’daki Defy şirketinin tüm çalışma yerlerinde çalışanlara düzenli ateş ölçümü yapıldığını aktaran Ebiçlioğlu, şu bilgileri verdi:

"Çalışanların sağlık kontrolü, ortak kullanılan tüm alanlarda derin hijyenik temizlik, üretim istasyonlarında çalışan işçilerimiz arasında 2 metrelik güvenlik mesafesi gibi birçok önlem devreye alınmıştır. Ayrıca Güney Afrika makamlarının salgınla mücadelesine destek olmak üzere birçok ilave projede sosyal sorumluluk çerçevesinde devam etmektedir. Türkiye’de olduğu gibi Güney Afrika’daki sağlık çalışanlarını desteklemek üzere ülkedeki 100’den fazla hastaneye beyaz eşya bağışlarımıza devam ediyoruz.

Defy şirketimizdeki Ar-Ge ekibimiz ülkenin savunma sanayisinin en büyük üreticisi Denel firması ve University of Cambridge ile birlikte yeni bir ventilatörü Güney Afrika’da üretmek üzere çalışmalarına tüm hızıyla devam etmektedir.

- Pandemiye Türkiye'de yakalanan Güney Afrikalı dansçıların geri dönüşleri sağlandı

Bu arada Ebiçlioğlu, ticari diplomasinin kriz dönemlerinde hayati işlevine bir örnek de verdi.

Ebiçlioğlu, "Güney Afrikalı 29 kişilik bir dansçı ekibi Kovid-19 pandemisi sürecinde Türkiye’de mahsur kaldı. Ekibin ülkesine dönüşü için Türk Hava Yolları (THY) ile Güney Afrika Türk Büyükelçisi iletişime geçti ve geri dönüşlerini sağladık." bilgisini verdi.

AA