Advertisement
ENERJİ ABONE OL

İLAYDA KILIÇAY

Trakya'da kurulması planlanan doğalgaz merkezi için izlenecek yol haritasının yıl sonuna kadar netleştirileceği açıklandı. Ancak sektör uzmanları yalnızca Rusya’nın sağlayacağı doğalgaz ile ticaret merkezi olunamayacağını vurgularken, sübvansiyonların kaldırılması, serbest rekabetin sağlanması gibi gerekliliklere dikkat çekti.

Eski BOTAŞ Doğalgaz Daire Başkanı ve Enerji Uzmanı Arif Aktürk Trakya’da kurulması planlanan doğalgaz ticaret merkezinde izlenecek yol haritası için lokasyondan önce hukuki, ticari ve teknik engellerin ortadan kaldırılması gerektiğine vurgu yaptı.

Aktürk, “Ülkemizde kağıt üstünde kısmen de olsa liberalmiş gibi görünen doğalgaz piyasasında bir oyuncu olan BOTAŞ’ın hazihazırda yoğun bir fiyat sübvansiyonu var. Sübvansiyonlar sürdüğü müddetçe ticari olarak bir pazaryeri, ticaret merkezinden söz etmemiz imkansız” dedi.

Enerji krizinin en önemli başlıklardan biri olduğu Avrupa’da mevcut dönemde dahi doğalgaz piyasasına müdahale edilmediğini belirten Aktürk, rekabetin hiçbir oyuncu lehine veya alehine olmayacak şekilde ‘koşulsuz’ sağlanması gerektiğini belirtti.

“Sadece Rusya’nın sağlayacağı doğalgaz ile ticaret merkezi olunamaz”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’de gaz merkezi kurulabileceği açıklamalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'yi doğalgazda enerji merkezi haline getirecek adımlar atıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de, “Trakya’da kurmayı planladığımız doğalgaz ticaret merkezi için izlenecek yol haritasını yıl sonuna kadar netleştireceğiz” diye konuşmuş ve Henry Hub ve TTF gibi bir yapının Türkiye’ye kazandırılacağını belirtmişti.

Türkiye’nin arz çeşitliliğinde teorik olarak şanslı olduğunu belirten Aktürk, pazardaki engellerin kaldırılması durumunda mevcut giriş kapasiteleri ile arz çeşitliliğinin kendiliğinden artacağını belirtti.

“Çoklu tedarikçilerin gaz arzını farklı esnekliklerdeki kontratlarla sağlaması gerekiyor. Bir tek Gazprom’un tek başına sabit bir tedarik esnekliğinde sağladığı doğalgaz ile ticaret merkezi ve fiyat oluşumu olmaz” ifadelerini kullanan Aktürk, alıcıların sayısının engelsiz şekilde artırılması, sadece fiziki olarak tüketiciler değil, finansal oyuncuların da vadeli işlemler yapabilmesinin sağlanması gerekliliğine dikkat çekti.

Aktürk, “Bunun için 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunun tadiline ve revizyonuna ihtiyaç bulunmaktadır. Üçüncü olarak da fiziki taşıma kısıtlarının hem gaz girişleri noktasında, hem de gaz çıkış noktalarında artırılması ve Avrupa ile çift taraflı çalışan boru hattı kapasitelerinin yaratılması gerekmektedir” diye konuştu.

“Rusya’nın önerisini yanlış anladık”

Aktürk, BOTAŞ’ın iletim sisteminin bir havuz olması nedeniyle ticarete konu edilen gazın Trakya’da, Güneydoğu’da ya da Ege’de olmasının bir sorun olmadığını dile getirdi. Aktürk “Trakya kelimesini kullananlar daha baştan ya konuyu bilmeden ya da Rusların önerisini tam anlamadan konuya yaklaşmaktadır” dedi.

Rusya’nın önerisinin çok yanlış anlaşıldığını, asıl istenilenin “Türk Akım 3 ve 4’ü inşa edip yine Türk Akım 2 felsefesinde bu gazı Trakya üzerinden transit geçirmek” olduğunu söyleyen Aktürk, “Bizim yapmamız gereken mutlaka yeni yapılacak Türk Akım 3 ve 4’ün Türk Akım 1 gibi BOTAŞ’ın iletim sistemine bağlanmasını sağlamamız. Bunun için Gazprom’a ısrarcı olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“BOTAŞ ile DESFA arasındaki iletim hattının bağlantısı 11,5 milyar metreküp seviyesine kolayca çıkarılabilir”

Aktürk, Türkiye ile Yunanistan arasında BOTAŞ ile DESFA iletim hattı bağlantısının Türkiye tarafına yapılacak kompresör istasyonu yatırımı ile 11,5 milyar metreküp seviyesine kolayca çıkarılabileceğini ve bunun yapılması gerektiğini belirtti.

Aktürk, Trans Anadolu doğalgaz boru hattının (TANAP) Trakya çıkışının giriş noktası olarak da tanımlanması için TANAP yönetimi ile görüşülüp atıl kapasitenin Avrupa’ya doğru kullanılmasının sağlanması gerektiğini ifade etti.

“Bulgaristan tarafında boru hattı yatırımlarına ihtiyaç var”

Bulgaristan tarafında boru hattı yatırımlarına ihtiyaç olduğunu belirten Aktürk, en önemli hukuki darboğazın Rusya-Ukrayna krizinden dolayı şu anda bu bölgede oluştuğunu belirtti.

Aktürk, “Türk Akım 2 ile gelen gaz daha önce Trans Balkan denilen hattan tersine çalıştırılarak Avrupa’ya günde 45 milyon metreküp gaz taşınmakta. Aslında bu kapasite Türk Akım 1’in devreye girip Türkiye’nin ihtiyacının oradan karşılanması sonucu boşa çıkmış bir kapasitedir. Ruslar bu kapasiteyi kullanarak Avrupa’ya yılda 15 milyar metreküp gazı halihazırda taşımaktadır. Şimdi ilave gelecek Rus gazının Avrupa’ya taşınması hususu siyasi olarak kolay olmayacaktır” dedi.

“Doğalgaz piyasasının derinliği için sübvansiyonlar kaldırılmalı”

Enerji uzmanı Aktürk doğalgaz piyasasında derinliğin sağlanması için, sübvansiyonların kaldırılması ve rekabete aykırı hususların engellenmesi gerektiğini vurgularken, “Gaz kanunu ve lisans yönetmeliği değiştirilerek tüketicilerin dışındaki finansal oyuncuların da ticarete katılımı sağlanmalı, tüketicilerin de gazı yeniden satışının önündeki engeller kaldırılmalı” ifadelerini kullandı.

“Avrupa’nın Türkiye üzerinden ilave gaz alabileceğini tahmin etmiyorum”

Halihazırda Türkiye üzerinden Türk Akım 2 ile Avrupa’ya gaz akışının sürdüğünü belirten Aktürk Avrupa’nın bu sene sorun yaşamayacağını ancak 2023 kış ayları için durumun endişe verici olduğunu söyledi. “Avrupa’nın Türkiye üzerinden ilave gaz alabileceğini tahmin etmiyorum” diyen Aktürk şunları belirtti: “İlave Rus gazına ihtiyaçları olduğunda Kuzey Akım 2’de bir sorun yok oradan alabilirler. Zaten kısa dönemde Türkiye üzerinden daha da fazla Rus gazı teknik kısıtlar nedeniyle gidemez.”

“Teoride mümkün, pratikte zor”

Akdeniz Ülkeleri Enerji Şirketleri Birliği Petrol ve Doğalgaz Direktörü Doç. Dr. Sohbet Karbuz ileride Avrupa Birliği (AB) ve Rusya ilişkileri yumuşasa dahi AB’nin doğalgazı Türkiye değil Ukrayna üzerinden almayı tercih edeceğini belirtti.

Doç. Dr. Karbuz durumu şu sözlerle özetledi: “Biz Türkiye olarak Rusya ve gazı ithal ettiğimiz diğer ülkelerden teoride bir merkez üzerinden Avrupa’ya satabiliriz, pratikte ise çok zor.”

“Kazakistan ve Türkmenistan gazı için çalışılmalı”

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney Türkiye Direktörü Onur Okutur da Trakya'da kurulacak doğalgaz ticaret merkezi için mevcut arz kaynaklarına yenilerinin eklenmesi gerektiğini ifade etti.
Okutur, mevcut Rusya, Azerbaycan ve İran'dan gaz getiren boru hatlarının yeni oluşturulacak gaz ticaret merkezine arz sağlayıp sağlayamayacakları ve ne kadar sağlayabileceklerinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.

“Oluşturulacak gaz merkezinin derinlik kazanması için tedarikçi ve alıcı çeşitliliğinin artırılmalı, farklı vade ve özelliklerde ticarete konu ürünler geliştirilip pazara konu edilmeli” diye konuşan Okutur, arz çeşitliliği için Kazakistan ve Türkmenistan gazını Türkiye’ye taşıyacak ana ya da tali boru hattı projeleri üzerinde çalışılması gerektiğini belirtti.

Avrupa'nın her türlü alternatif gaz tedarik imkanına duyduğunu ancak Türkiye’den mevcut taşıma kapasitesinin Avrupa'nın ihtiyacının çok ufak bir kısmına karşılık geldiğini söyleyen Okutur, “Türkiye'ye yakın Güneydoğu Avrupa ülkelerinden Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerin ihtiyaçlarının kısmen Türkiye üzerinden karşılanması mümkün” dedi.

“En azından kış sonuna kadar gaz fiyatları 100 doların üzerinde kalacak”

Saxo Bank Emtia Strateji Müdürü Ole Hansen, Ocak ve Şubat aylarında ‘çok soğuk’ bir kışa girilebileceği işaretlerinin alındığını belirtirken en azından kış sonuna kadar gaz fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmasını beklediğini söyledi.

Hansen, Mozambik'in Avrupa'ya LNG ihraç etmeye başlayan en son ülke olmasıyla, alternatif kaynaklarda arzda artış görüyoruz. Bu, umutsuzca Rusya'nın yerini alacak yeni enerji tedarikçileri arayan Avrupa için olumlu bir haber. Mozambik'in ilk LNG tedarikini ülke dışına çıkarması on yılı aşan bir süreçti” diye konuştu.