Advertisement

Dolar/TL pazartesi günü rekor tazeledikten sonra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın müdahalesiyle 14 seviyesinin altına geri çekilmişti. Salı günü öğleden sonra yeniden yükselişe geçen dolar kuru çarşamba günü 14,79 ile rekor tazeledi.

Dolar/TL Kasım ayında yüzde 40’a yakın yükseliş kaydettikten sonra Aralık başından bu yana da yüzde 8 civarında yükseldi. Türk lirası dolar karşısında sene başından bu yana yüzde 95 değer kaybederken en son 2001 yılında yıllık bazda bu kadar büyük bir değer kaybı yaşanmıştı.

Türkiye’nin kredi temerrüt risk primi (CDS) 523 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıllık tahvil faizi yüzde 21,95 civarında seyrediyor.

Dolar/TL'nin 3 aylık ima edilen oynaklığı Aralık başında 47,55'e kadar yükselirken 1 aylık ima edilen oynaklığı da 3 yılın zirvesine tırmanmıştı.

TCMB'nin son müdahalesi en büyüğü oldu

TCMB’nin 1 Aralık tarihindeki ilk müdahalesi yaklaşık 650 milyon dolar, 3 Aralık’taki ikinci müdahalesi yaklaşık 400 milyon dolar, 10 Aralık’taki üçüncü müdahalesi ise yaklaşık 500 milyon dolar seviyesindeydi. TCMB’nin dördüncü ve 2,5 milyar dolarlık son müdahalesi ile birlikte toplam tutar yaklaşık 4 milyar seviyesine yükseldi.

Küresel piyasalar Fed toplantısına odaklandı

Yatırımcılar Fed’in kararını 15 Aralık akşamı açıklayacağı Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısına odaklandı. Fed Başkanı Jerome Powell halihazırda daha hızlı bir varlık alımı azaltımına hazır olduğunu belirtmiş ve enflasyonun artık geçici olduğunu düşünmediklerini vurgulamıştı.

Bloomberg ekonomistleri Fed politika yapıcılarının varlık alımı azaltma hızını iki katına çıkarabileceğini ve faiz artırımları için daha dik bir patika belirleyeceğini düşünüyor. Faizlerin yükselmesi de faizsiz bir varlık olan altın üzerinde baskı oluşturarak altın fiyatlarının düşmesine neden olabilir.

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan Satın Alma Gücü Paritesi'ne göre kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) endeksi 2020 yılı sonuçlarına göre 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalaması 100 iken, bu değer Türkiye için 62 oldu ve AB ortalamasının yüzde 38 altında kaldı.

Karşılaştırmalarda, 27 AB üyesi ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), 5 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Arnavutluk), 1 potansiyel aday ülke (Bosna-Hersek) ve Birleşik Krallık kapsandı.

Karşılaştırmalarda yer alan 37 ülke arasında SGP'ye göre kişi başına GSYH endeksi en yüksek ülke 263 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 30 ile Arnavutluk oldu. Kişi başına GSYH endeksinde Lüksemburg AB ortalamasının yüzde 163 üzerinde, Arnavutluk ise yüzde 70 altında değere sahip oldu.

Türkiye'nin 2020 yılı kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 68 oldu

Kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 27 Avrupa Birliği ülkesi ortalaması 100 iken, Türkiye için 68 oldu ve AB ortalamasının yüzde 32 altında kaldı. Karşılaştırmalarda yer alan 37 ülke arasında kişi başına fiili bireysel tüketim değeri en yüksek ülke 145 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 39 ile Arnavutluk oldu.

Türkiye'nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi, 2020 yılı sonuçlarına göre 38 oldu. Bu değer, AB ülkeleri genelinde 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin Türkiye'de 38 Euro karşılığı Türk Lirası ile satın alınabileceğini gösterdi.

Gram altın, salı günü 800 TL'nin altına geriledikten sonra dolar kurundaki artışla beraber yeniden yükselişe geçti. Dolar/TL'nin 14,76 ile yeni bir zirve görmesiyle gram altın da 838 TL ile rekor tazeledi.

Küresel altın fiyatları ise yatırımcıların Fed toplantısına odaklanmasıyla son iki gündür dar bir fiyat aralığında dalgalı bir seyir izledikten sonra keskin bir düşüş yaşadı.

Altın yatırımcıları Fed’in kararını 15 Aralık akşamı açıklayacağı Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısına odaklandı. Fed Başkanı Jerome Powell halihazırda daha hızlı bir varlık alımı azaltımına hazır olduğunu belirtmiş ve enflasyonun artık geçici olduğunu düşünmediklerini vurgulamıştı.

Bloomberg ekonomistleri Fed politika yapıcılarının varlık alımı azaltma hızını iki katına çıkarabileceğini ve faiz artırımları için daha dik bir patika belirleyeceğini düşünüyor. Faizlerin yükselmesi de faizsiz bir varlık olan altın üzerinde baskı oluşturarak altın fiyatlarının düşmesine neden olabilir.

Singapur Değerli Metal Borsası CEO’su Victor Foo, Fed’in parasal teşvikleri beklenenden erken azaltmasının faizlerin de daha erken artıracağı anlamına geldiğini belirterek, “Dolar bu haberlerle halihazırda güçleniyor ve altın fiyatlarında aşağı yönlü bir trend bekliyoruz” dedi.

Gram altın fiyatı

Gram altın, geçen haftaya 785 TL civarında başladıktan sonra salı günü 773 TL’ye kadar gerilemişti. Çarşamba gününden itibaren dolar/TL ve küresel altın fiyatlarındaki seyirle kademeli olarak yükselen gram altın, haftaya 796 TL civarında başladıktan sonra dolar/TL'deki yükselişle 800 TL'yi geçerek 837 TL’ye kadar ulaşmıştı.

Dolar/TL’nin 14,75 seviyesine kadar tırmanması gram altındaki bu yükselişi etkilerken, dolar kurunun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın müdahalesi sonrasında 14’ün altına çekilmesiyle gram altın da yeniden 800 TL’nin altına gerilemişti.

Gram altın, küresel altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen dolar kurunun 14,76 seviyesini görmesiyle çarşamba günü 838 TL ile yeni bir zirve görmüş oldu.

Ons altının sene başından bu yana yüzde 4’e yakın kayıp vermesine rağmen, gram altın dolar/TL’de yaşanan yüzde 80’e yakın yükselişle beraber yıl başından bu yana yüzde 75 yükseliş kaydetti. Bu da dolar/TL’deki yükselişin altın fiyatlarındaki ayrışma üzerindeki etkisini gösteriyor.

Ons altın fiyatı

Geçen haftaya 1.783 dolar civarında başlayan ons altın, hafta boyunca dar bir fiyat aralığında seyrettikten sonra cuma günü açıklanan enflasyon verisi öncesinde 1.770 dolara kadar gerilmişti. Enflasyon verisiyle beraber toparlanan güvenli liman, haftayı 1.782 dolar ile kapatmıştı. Ons altın, salı günü haftanın ilk iki günü dar bir bantta işlem gördükten sonra 1.770 dolar civarına geriledi.

Avrupa’da doğalgaz fiyatları ABD’dekilere göre daha önce hiç bu kadar pahalı olmamıştı. Hollanda’da işlem gören vadeli doğalgaz kontratlarının gösterge fiyatı, ABD ‘deki doğalgaz fiyatlarından her bir milyon İngiliz termal birimi (MMBTU) başına neredeyse 40 dolar daha pahalı.

İki bölgenin doğalgaz fiyatları arasındaki farkın nedeniyse Avrupa’daki stokların kış aylarına göre düşük seviyelerde olması ve jeopolitik gerginliklerin tırmanması. Yatırımcılar Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri varlığını artırmasına odaklanırken, olası bir yaptırımla beraber Kuzey Akım 2’den gelecek doğalgaz aktarımının gecikebileceğine yönelik endişeler doğalgaz fiyatlarını yükseltti.

Hollanda 1 ay vadeli TZT doğalgaz kontratının fiyatı çarşamba günü megavatsaat başına 128 euro ile tüm zamanların en yüksek seviyesinde bulunuyor. Doğalgaz fiyatları en son Ekim ayı başında 116 euroya kadar tırmanmış, sonrasında Kasım başında 64 euroya kadar gerilemişti.

Rusya’nın Avrupa’ya sağladığı doğalgaz Kasım ayı boyunca artış kaydetse de geçen yılın aynı dönemine göre hala düşük seviyelerde bulunuyor.

Rusya’nın boru hatları üzerinden geçen yıl Kasım ayında Avrupa’ya aktardığı doğalgaz miktarı 450 milyon metreküp cicvarında bulunurken bu yıl 340 milyon metreküp civarında bulunuyor.

İngiltere’de enerji piyasasını düzenleyen kurumlar enerji tedarikçilerinin fiyat oynaklıklarına karşı dirençlerini ölçmek için Ocak ayından itibaren stres testine başlayacak.

İngiliz enerji regülatörü Ofgem, şirketlerin bu testlerde finansal zayıflıklar göstermeleri durumunda koşulların geliştirilmesini sağlayacak. Çarşamba günü yayımlanan plan enerji şirketlerinin ne hızda müşterilerini artırabildiğini de sınırlayabilecek ve Ofgem riskli gördüğü takdirde şirketlerin büyümesini durdurabilecek.

Avrupa enerji piyasalarında şimdiye kadar görülen fiyat oynaklıkları İngiltere’nin enerji sektörünü de sarstı. Ülkedeki 4 milyon kullanıcı iflaslardan dolayı enerji tedarik şirketini değiştirmek zorunda kalırken Ofgem’e karşı yöneltilen eleştiriler de arttı.

Ofgem CEO’su Jonathan Brearley, planla ilgili yaptığı açıklamada “Gayet açık önlemler belirledik ve enerji tedarikçileri için stres testlerini artırıyoruz. Böylece şirketler uygunsuz riskleri tüketicilere yansıtamayacak” dedi.

Financial Times’ın haberine göre, ABD aralarında drone üreticisi DJI ve yapay zeka şirketi Megvii’nin de bulunduğu sekiz Çinli şirketi Uygur azınlıklarının takip edilmesine dahil oldukları gerekçesiyle yatırım kara listesine almaya hazırlanıyor.

Dawning Information, Sugon ve Yitu gibi şirketler de bunların yanında ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım uyguladığı Çin askeri kompleksiyle ilişkili şirketler listesine dahil olacak. Amerikalı yatırımcıların bu listeye dahil olan şirketlere yatırım yapması yasaklanırken diğer kara listeye dahil olan şirketlerin ise her türlü Amerikan teknolojisine erişmesinin yasaklı olduğu biliniyor.

ABD Temsilciler Meclisi'nden Sincan kararı

ABD Temsilciler Meclisi, Çin’in Sincan bölgesinden gelen mallara, eğer şirketler bu malların zorla çalıştırılan kimseler tarafından üretilmediğini kanıtlayamazsa, yasak getiren bir tasarıyı onayladı. Bu tedbir, Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı baskıları cezalandırmayı amaçlıyor.

Temsilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelosi, tasarı sözlü oylama ile kabul edilmeden önce yaptığı açıklamada, “Çin hükümeti tarafından Uygur halkına ve diğer Müslüman azınlıklara karşı işlenen süregelen soykırım, tüm dünyanın vicdanına karşı bir meydan okumadır” dedi.

Tasarı söz konusu onayın ardından, partiler üstü desteğin olduğu Senato’ya gidecek. Burada da onaylanması durumunda, imza için Başkan Joe Biden’a gönderilecek.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, yaptığı açıklamada, “Yönetim, küresel tedarik zincirinin zorla çalıştırmadan arındırılmasını sağlamaya yönelik bu tasarının uygulamaya koyulması için Kongre ile yakın bir çalışma yürütecek ve aynı zamanda, yarı iletkenler ve temiz enerji dahil ülke içi ve üçüncü taraf temel tedarik zincirleri için de çalışılacak” dedi.