Advertisement

CUMHUR ÖRNEK - EROL OYTUN ERCAN

Bloomberg’in konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Roberto Azevedo, 2021’de bitecek olan görev süresinden önce, pozisyondan ayrılmayı planladığını üye devletlerle ile paylaştı.

Bu ayrılık pandemi öncesi de yapısal sorunlarla boğuşan Dünya Ticaret Örgütü için zor bir zamana denk geldi. Gümrük tarifesi savaşlarının yanında, geçen sene ABD’nin panel katılımlarını engelleme yoluyla uzlaşma mekanizmasını da felç etmesiyle DTÖ büyük bir darbe almıştı.

2018 yılının ortalarından itibaren kademeli bir şekilde düşüşte olan dünya ticaret hacmi endeksi, bu yapısal krizin yansımalarını gösteren en önemli göstergelerden. Bu düşüş pandemiyle beraber hız kazansa da köklerinin öncesine dayandığı da bu göstergeden anlaşılıyor.

Trump yönetimiyle beraber Çin’e karşı uygulanan korumacı politikalara karşı DTÖ’nün etkili bir önlem alamaması da uluslararası organizasyonların egemen devletler karşısında yaptırım gücü eksikliği çektiğini tekrardan göstermiş oldu.

Koronavirüs Sürecinde Korumacılık Önlemleri Hız Kazandı

Koronavirüs süreci de korumacılık önlemlerinin artmasına neden oldu. Küresel ticareti etkileyen kararları takip eden Global Trade Alert organizasyonunun verilerine göre, korumacılık öngören ticaret kararlarının sayısı koronavirüsün en yoğun yaşandığı dönem olan mart ayında ciddi artış gösterdi.

En çok ihracat kısıtlaması getiren ülkeler 12 kısıtlama kararı ile Hindistan ve Norveç olurken, en çok ihracat yasağı uygulayan ülke Hindistan ve Sırbistan oldu.

Ticaret yasakları pandemi sürecinde ana olarak gıda ve medikal ürün ihracatında yoğunlaştı. Gıda maddelerinin ihraç edilmesi hakkında en çok yasaklama kararı alan ülke 4 karar ile Sırbistan olurken, medikal ürün ihracatına en çok yasaklama kararı getiren ülke 7 karar ile Hindistan oldu.

Stratejik öneme sahip bu iki üründe korumacılığın artması sağlık krizinden sonra bir gıda krizini de tetikleyebilme potansiyeline sahip. Kriz zamanlarında dünya ticaretini düzenlemede etkili olamayan DTÖ ise diğer uluslararası organizasyonların karşılaştığı yaptırım gücü eksikliği eleştirileriyle karşı karşıya kalıyor.

Uluslararası iş birliğini, çözümleri ve fırsat eşitliğini artırarak güvenli bir ticaret ortamı yaratmayı hedefleyen organizasyonun işlerlik ve etkililiğinin sorgulandığı bu zamanlardaysa genel direktörün erken ayrılma kararı DTÖ’yü farklı bir kriz içerisine sürüklüyor.