Advertisement

HANDE BERKTAN

Sanayi ve dijital dönüşümle tüketici alışkanlıkları, ürün ve hizmetler başta olmak üzere tüm değer zincirleri değişmekte. Uluslararası cephede bu dönüşümle rekabetin kuralları yeniden yazılırken, imalat sanayiden, bilime, eğitimden, işgücü piyasasına ve tüm sektörlerde birçok stratejik fırsatlar sunuluyor. Bu dönüşümün özünde ise yazılım sektörü yatıyor. Bugün cep telefonumuzdan gönderdiğimiz mesajında, banka ATM cihazından yaptığımız bir işlemin de, online toplantılardan, elektronik ticarete yaptığımız her işin gerçekleşmesinde yazılım var.

Dijital dönüşümün temelini oluşturan yazılım sektörünün şekillendirdiği dijital ürün ve hizmetler pazarı, dünya genelinde 2 trilyon dolar büyüklüğe yaklaştı. Etkilediği piyasa değerinin ise bu rakamın 8 ile 10 katı büyüklükte olduğu tahmin ediliyor. 2019 yılında 565 milyar dolar ekonomik büyüklüğe ulaşan global yazılım sektörünün gelecek beş yılda yüzde 5 büyümesi beklenmekte. Yazılım sektörü yalnızca bahsedilen büyüklüğü ile değil ekonomide yarattığı zincirleme etki ile de stratejik bir sektör konumunda. Ancak Türk yazılım sektörü global yazılım liginden istediği payı henüz alabilmiş değil. İhracatımızın sadece yüzde 0.5’i bilişim sektörünün alt kümesi olarak yazılım sektöründen geliyor. Gelişmekte olan diğer ülkeleri incelediğimizde yüzde 2 ile 3 seviyelerine ulaştıklarını görüyoruz.

Yüzde 1’lik pay 13 milyar dolar gelir sağlıyor

Genç nüfusu ve Avrupa’ya coğrafi yakınlığıyla Türkiye artan bilişim pazarından en fazla faydalanabilecek ülkelerden biri.
Yabancı dil sorununun çözülmesi, sektöre ödeme, vergilendirme gibi desteklerin verilmesi, işgücü yetkinliklerinin artırılmasını sağlayacak eğitim altyapının kurulması, teknokent desteklerinin sürdürülebilir kılınması durumunda bu pazardan alınabilecek her yüzde 1’lik pay için binlerce kişilik ek istihdam ve dolaylı etkileri ile 9 ile 13 milyar dolarlık toplam gelir elde etmek mümkün olacak. Ayrıca yerli yetkinlikleri artırarak küresel yazılım sektörü açısından Türkiye’nin cazibe merkezi olması yönünde çalışmaların yapılması gerekmekte. Kamunun özellikle yazılım sektörüne dair stratejileri belirliyor olması gerek.

2023’de teknoloji yatırımları içinde dijital dönüşüm yatırımlarının payının yüzde 53’e ulaşması bekleniyor

İş dünyasının çatı örgütü TÜSİAD ile Deloitte’un ortak hazırladığı Yazılım Sektör Raporu’nda dijital dönüşüm hizmetlerine dünya çapında yapılan harcamaların 2023'te 2,3 trilyon dolara ulaşacağı tahmin edilmekte. Bu harcamaların 2019 ile 2023 dönemi boyunca istikrarlı bir şekilde artması ve beş yıllık bileşik yıllık büyüme oranının yüzde 17,1 olması beklenmekte. 2023'te dünya çapındaki toplam teknoloji yatırımı içinde dijital dönüşüm yatırımlarının yüzde 53’e ulaşması ile önemli bir dönüm noktasına yaklaşılması bilinmekte. International Data Corporation (IDC) raporlarına göre dijital dönüşüm teknolojisi yatırımlarının toplamının önümüzdeki dört yıl içinde 7,5 trilyon dolardan fazla olacağı öngörülmekte. Amerika Birleşik Devletleri, dünya genelindeki toplamın üçte birini karşılayarak dijital dönüşüm harcamaları ile en büyük pazar konumundadır.

Yazılım sektörü stratejik sektör olarak konumlandırılmalı

Raporda ayrıca böylesine katma değere sahip sektörün Türkiye’de gelişimini destekleyecek öneri başlıkları, ürün geliştirme destekleri, dijital vergilerin azaltılması, sektörün stratejik sektör kapsamına alınıp özel desteklerin verilmesi gerekliliği yer almakta.

Yayınlarımda görüşlerini aldığım sektör temsilcileri, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlıklarının sektöre yatırım desteğinde bulunmalarının kuşkusuz sektörün yüzünü değiştirebileceğini dile getiriyor. Ayrıca uzun vadeli finansman kaynaklarının yazılım geliştiren firmalara sağlanıyor olması gerekliliği de vurgulanıyor.

302 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ve yüzde 53’lük pazar payı ile yazılım sektöründe liderliğini koruyan ABD, 2019 yılında bu sektörde 3 milyon kişiyi istihdam etmiş ve sektördeki ihracatı 37 milyar dolarlık hacme ulaşmıştır. ABD şirketlerinin dünyanın yazılım pazarlarına liderlik edebilmesinde ve istikrarlı denizaşırı pazar payıyla neredeyse tüm pazar segmentlerinde rekabet edebilmesinde ABD’nin güçlü fikir hakları yasalarının ve yaptırımlarının etkisi büyüktür. ABD’nin yazılım sektöründe lider firmalar geliştirdiği, dünyadaki ilk ve en büyük kümelenme olan silikon vadisi de bu yasal düzenlemelerden faydalanmaktadır.

Türkiye’nin katma değerli ürün ve hizmet geliştirmesinde, lokomotif görevi görecek olan yazılım sektörü kamu tarafından stratejik sektör ilan edilip yol haritası çizilmeli. Dijital dönüşüm değişen pazar ve iş dünyası gereksinimlerini karşılamak için insan, iş süreçleri ve teknoloji alanında bütüncül bir dönüşümdür.