Advertisement

Ekrem İmamoğlu, Habertürk'te gazeteciler Nagehan Alçı, Mehmet Akif Ersoy, Deniz Zeyrek'in sorularını yanıtladı.

İmamoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Didem Arslan Yılmaz: YSK'nın gerekçeli kararını nasıl yorumluyorsunuz?

EKREM İMAMOĞLU: Ne yazık ki dağ fare doğurdu demiştim. Çok kötü bir süreç Türkiye demokrasisi adına. YSK Türkiye'nin demokrasi sürecine büyük bir darbe vurmuştur. Öncesinde başlamıştı sıkıntılı süreç. 31 Mart gecesi başlamıştı. Kaygılarımız 31 Mart öncesinde de vardı. Örneğin devletin tüm yetkili yetkilileri 'dünyanın en güvenilir seçim sistemi Türkiye'de' diyorlardı. Seçimi kaybedenler mazeret uydururlar diyorlardı. Biz temkinli yaklaşarak bakın seçim stratejisi olarak meydan meydan geziyor olabilirsiniz, yapmayın, işinize bakın. Özellikle bakanlıklara mesajlar yolladım meydanlarda, televizyon programlarında. Kendilerinden çok emin, buna sadece devletin bakanları, yetkilileri değil AK Parti Genel Başkan yardımcıları, hatta sayın Cumhurbaşkanı. Sayın Cumhurbaşkanı'nın açıklaması bir adım  daha ileriye gidip, seçime hazırlıklı olduklarını ifade ederken her sandıkta AK Partili insanların görev yaptıklarını söyledi.

"YSK MİLLETİN İRADESİNE AYKIRI BİR KARAR VERDİ"

Biz de büyük çaba gösterdik sandık güvenliğiyle ilgili olarak. O gece devletin eliyle Anadolu Ajansı birçok ekrana yansıyan bilgileri verme noktasında Türkiye tarihinin belki dünya tarihinin en rezil gecesini yaşattık. Devlet yetkili kurumlarından bir kişi 'niye yapmıştır' demiyor. Biz elimizdeki ıslak imzalı tutanakları üzerinden hakkımızı savunduk. 14 saat bu ülkeye veri verilmemiştir. Pişkin konuşmalar olmuştur. Tedbirli olduk. Onların sandık görevlilerin bazı yerlerde bizden daha fazla olduğunu biliyoruz. Hakkımızı aradık. 6 Mayıs itirazlar vs. 45 gün uydurdular. Hak olanları elbette, bazı içtihatlara göre hak kabul edilen itirazlar elbette vardır. Birçok gerekçe uydurma. Negatif olumsuz tarih yazdılar. Demokrasiye darbe vurdular, halkın iradesini yok saydılar. YSK hukuka aykırı bir karar verdi.

"HAKKINI ARAMA KONUSUNDA BU KADAR NAKLEN YAYIN OLMAMIŞTIR"

YILMAZ: Oy farkı 29 binden 13 bine nasıl düştü sorusu yöneltildi. Geçersiz oyların yeniden sayıldı. Burada bilinçli, organize iş var deniyor. Ne dersiniz?

İMAMOĞLU: Uydurma, çok basit örnek vereceğim. 31 Mart gecesi 3 bin 870 oyla kazandık, elimizdeki sağlam verilere göre diyen bir aday var. Çıktı açıklama yaptı. Partililerine kendisini alkışlattı. Biz hep temkinli davrandık. 1 Nisan günü ilerleyen saatlerinde bir tahminde bulundum, bazı hatalar, eksiklikler var. 17-18 bin oyla kazanacağımızı düşünüyorduk. 24 saat içinde 13 civarında naklen yayın yaptım. Herhalde rekordur. Hakkını arama konusunda bu kadar naklen yayın olmamıştır.

Farkın kapanmayacağını beyan ettim. Saat 04.40 itibarıyla 1 Nisan'da AK Parti il başkanlığında kazandıklarını ilan ettikleri o 3 bin 870 sayıyı beyan ettiler. Saat 10.00 itibarıyla YSK Başkanı Sadi Güven, 27 bin 899 gibi bir rakam açıkladı. Maddi hataları düzeltiyoruz diye biz açıklama yapmışız. Lehimize, AK Parti lehimen bu düzeltmeler yapıldıktan sonra aradaki fark 21 bin civarına indi. Burada bizim de rakibimizin de oyu arttı. Bağcılar'da 230 oy aldığımız sandıkta sıfır girilmiş. Tüm sandıkların sürecine gelmeden önce geçersiz oylar sayılması karar verildi. Burada da oy farkı oluştu. 6 ilçenin tamamının sayımı da yapıldı. Bir de dediler ki, sandıklara sondaj yapacağız, 59 sandık. Burada da bizim lehimize 13 oy çıktı. Baktılar ki gerekli farklılık olmuyor. YSK ret kararı verdi.

YILMAZ: AK Parti bu sayım sandıkların yüzde 10'unu oluşturuyor. Tamamı sayılsaydı fark kapanırdı.

İMAMOĞLU: Biz istatistik bilimine göre konuşuyoruz. Binali Bey'in mühendislik okumuş birisi olarak istatistik olarak yanlış bilgilerini görüyorum üzülüyorum.  Türkiye'deki her seçimi tekrar sayalım. İttifakın bir bölümü 1 oyla bile seçim kazanılır derken, İstanbul 13-14 binle kazanılmaz diye üzücü açıklamalar var. Geçersiz oylarda hatalar olduğu ortada.Buradaki istatislikle geçerli oyların istatistiki arasında ciddi fark var. Kimisi ampüle basmış, kimisi altı okun ucuna basmış. Bu AK Parti'de daha çok bize az olmuş.

KENDİ KARİYERİNİZİ ÇİZDİĞİNİZDE SİYASETTE BAŞARI ŞANSINIZ YOK

NAGEHAN ALÇI: 7'den 70'e kendinizi herkese tanıttınız. Mine Kılıç'ın yazdığı sizle ilgili kitabınızı okudum. Çok detay öğrendim. Eşiniz 'sabrı başarısının en büyük sırrıdır' diyor. Özkan Sümer'in 'olanla yetinmez, daha fazlasını ister' diyor. Beylikdüzü belediye başkanı olduktan sonra aklınıza herhalde İstanbul'u koydunuz. 2023'de İstanbul'u kazanın ya da kazanın Cumhurbaşkanı adayı olacağınızı düşünüyorum.

İMAMOĞLU: Bunları duymak elbette güzel. Benim siyasi ideallerimi asla ve asla bir makam hırsı üzerinden yapmadım. 2009'da Beylikdüzü'nde belediye başkanı adayı olmak istemiştim. Ama o dönemde partimin tercihi başka oldu. Partim bana ilçe başkanı olma yolunda telkinlerde bulundu. Özellikle 4,5 yıllık ilçe başkanlığım sürecinde asla ve asla kendi kariyerinizi çizdiğiniz an siyasette başarılı olma şansınız yok. Toplum size yön veriyorsa, karar vericiler takdir hakkınızı sizin lehinize kullanıyorsa çok ideal ve doğru bir iş.

"YSK'NIN DOĞRU KARAR VERECEĞİNE İNANIYORUZ DEDİM"

MEHMET AKİF ERSOY: YSK'yla ilgili iktidarın çok üst düzey yetkilileri defaten güvenirliği söylendi. Siz YSK ile ilgili seçimden önce şüphe içerisindeydiniz?

İMAMOĞLU: Bu kadar güven sunarken niye bu kadar endişeliyiz diye sorduk.

ERSOY: Sizen güven duyduğunuza dair açıklamalar yaptınız

İMAMOĞLU: Elbette YSK seçim sürecine karar verecek merci. Neticede tavırlar, davranışlar, karar alma biçimleri. Gerekçelere müdahaleleler.  Ben takip ediyoruz  dedim. YSK'yı  dikkatle takip ediyoruz dedim. Doğru karar vereceklerine inanıyoruz dedim. İnanmıyoruz mu diyecektim.

ALÇI: Sayın Sadi Güven'e CHP'liler çok haksızlık etti

İMAMOĞLU: Kimi kastediyorsunuz bilemem, ben etmedim.

ALÇI: Sayın Engin Altay.

ÇALDILAR, HIRSIZLIK YAPTILAR DENMEZ

İMAMOĞLU: Benim paramla, 82 milyon insanın parasıyla maaşlarını alan insanlar sürece ihanet etti, çok  net.

ERSOY: Siz AA'ya alternatif olarak ajans kuracağınızı söylüyorsunuz

İMAMOĞLU: Sizin gibi kurumlara bilgi akışı sağlamamız için elinde kurumsal dayanağı ve yazılımı olması gerektiğini söyledi arkadaşlarımız. Bizim için o  rezilliği yaşatan insanlar orada durdukça AA yok hükmündedir.

DENİZ ZEYREK: Genç bir delikanlı rakibinizin yanına sokuldu. Bu seçim neden yenileniyor d edi. O da çok basit çaldılar dedi. Ben de size bu seçim neden yenileniyor dersem...

İMAMOĞLU: Hukuksuzluk yaptılar, haksızlık yaptılar ama çaldılar denmez. Hele hırsızlar hiç denmez. Caminin önünde cuma namazının çıkışında yanınızda Diyanet İşleri Başkanı ile beraber kime diyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanını ben 6 Mayıs'ta uğurladım. 5 gün sonra çaldılar denmeye başlandı. Ramazan ayınız mubarek olsun dedim. Sizin de mubarek olsun dedi. Ben olsam bir hırsız varsa karşımda elini tutmam. Halk dilinde deniyor. Binali Yıldırım da çark etti. Sonra o da hırsızlar demeye başladı. Üzüldüğüm taraf şu, 16 milyon İstanbullu mu çaldı, YSK mı çaldı, sandık kurulu üyeleri mi çaldı? Kim çaldı? Ben 11 seçim yaşamış bir insanım.

"BEN 16 MİLYON İNSAN VE TÜRKİYE DEMOKRASİSİ MAĞDURUYUM"

İMAMOĞLU: Bir kelimeyi sürekli tekrar ederek insanların bilincinde bir algı oluşturuyorsunuz. Bir yalanı yeterince uzun, gürültülü, sık söylerseniz insanlar inanır. Sürekli tekrar tekrar söyleyin. Gobels'in sözü.  Şu anda insanlar gerçeği öğrenmiş durumda farkında değiller.

YILMAZ: Oylarım çalındı asıl mağdur benim dedi.Siz de öyle diyorsunuz. Kendi mağduriyetinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

İMAMOĞLU: Ben 16 milyon insan ve Türkiye demokrasisi mağdurum. Binali Yıldırım Bey niçin mağdur bilemiyorum. Kendisi İstanbul bile değil İzmir milletvekili.

"BEN HAKKINI ARAYAN VE KİMSEYE DE HAKKINI YEDİRMEYEN BİRİYİM"

İBB Meclisi'nin birinci oturumunda bu önergeyi Meclis'te sundum. Grup başkanı 'bunu komisyona havale edelim' dedi. Ben de geleneksel olarak bu teklif kararıyla oylanır,bunu daha önceki sayın Mevlüt Uysal yönetimi hazırladı dedim. Hayır gelsin inceleyelim dediler. Komisyona sevkedildi. Sayın Mevlüt Uysal döneminde sonra bizim ilavemizle Meclis'e gelen, komisyona gelen imzalanan bir sözleşmeye sayın Binali Yıldırım niye imza atar? Seçim dönemind 85 lira Akbili 40 lira yapacağım dediğimde kimin parasını kime dağıtıyorsunuz diye fırça attılar. Sonra biz yaptık dediler. 

ALÇI: Mağduriyet algısının kazandırdığını düşünüyor musunuz? Sayın Yıldırım da mağdur olduğunu söylüyor. Mağdur olmanın siyasetçiye kazandırdığı önkabülü üzerinden gidiyor. Halk Türkiye'de mağdur olana değil güçlü ve mağrur olana destek veriyor.

İMAMOĞLU: Ben diyorum ki 16 milyon İstanbullu ve demokrasi mağdur edilmiştir. Ben gayet mağrur hakkını arayan ve kimsenin hakkını yemeyecekbir karaktere sahip kişiyim. Bu mağdur süreci yaşayan halk karar verecek. En mağrur, en güçlü, projeleri olan bir karakterle seçimi kazanacağız halk adına. Kendi kişisel mağduriyetini beyan eden sayın Yıldırım en başından aday olduğu için mağdur olmuş olabilir.

"O SÖZÜ 15 YAŞINDAKİ GENÇ SÖYLEDİ! BU NASIL KURGUDUR?"

YILMAZ: Sosyal medyada Kuleli'de fotoğraf çektiniz. Niye orayı  tercih ettiniz?

İMAMOĞLU: Boğazın kenarındaydık. Kaldı ki müze şu anda orası. Komplo teorileriyle bu ülkede canlar alındı. İnsanlar hayatlarından edildi.Balyoz, Ergenekon vesaire. Şimdi aynı kafa neler uyduruyor? Bugün Haliç'te çekimler yapıyorduk. Bir arkadaş yerleşim yaptı, bayram kutlaması yapacağız, cami olsun dedim, yönetmen espriyi patlattı, sağ tarafta da Rum Patrikliği var dedi. 15 yaşında bir genç. Bakırköy'deyiz. 15-20 bin insana hitap ediyorum. İncirli'ye gidiyoruz. Binlerce insan bizimle yürüdü. En son 15 kişiye düştü. 15 yaşında genç, tüylerim diken diken oldu. Hiç bırakmadı, 2,5-3 km. Yumruğunu sıkarak 'Ekrem Abi her şey çok güzel olacak' dedi. Bu nasıl kurgu olabilir, Allah aşkına.  Dün bana 12-14 yaşındaki kız çocuğunun 'bu ülkeye adalet gelecek mi'  diyerek gözyaşlarını gördüm. Bu çocuk niye böyle konuşsun?