Erdoğan farklılıktan dem vurdu
-
AKP İl Başkanları toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, her satırda farklılıkları kucakladıkları meseajını verdi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''AK Parti, halk oylamasını zafer sarhoşluğuyla değil, büyük bir olgunlukla karşılayıp tüm farklılıklara kucak açarken kimilerinin hala düşmanlık aşılaması asıl tahammülsüzlük değil midir? Uluslararası bir organizasyonda bütün dünyanın gözü önünde kendi ülkesinin devlet başkanını, başbakanını, meclis başkanını yuhalayanların yaptığı tahammülsüzlük değil mi?'' dedi.
Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuştu.
Türkiye'nin 6 bin yıldır hoşgörü içinde, kardeşçe yaşamakta olduğunu belirten Erdoğan, farklı yaşam tarzlarının, farklı düşüncelerin, farklı dünya görüşlerinin bu topraklarda yeni çıkmadığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bunlar hep vardı. Bundan sonra da olacaktır. Herkes herkesi sevmek, bağrına basmak zorunda değildir ama saygı duymak ve tahammül etmek zorundadır. AK Parti halk oylamasını zafer sarhoşluğuyla değil, büyük bir olgunlukla karşılayıp tüm farklılıklara kucak açarken kimilerinin hala düşmanlık aşılaması asıl tahammülsüzlük değil midir? Yüzde 58'in iradesine saygı duymayı beceremeyenlerin, çıkan sonucu tebrik edemeyenlerin yaptığı tahammülsüzlük değil mi? Uluslararası bir organizasyonda bütün dünyanın gözü önünde kendi ülkesini Devlet Başkanını, Başbakanını, Meclis Başkanını yuhalayanların yaptığı tahammülsüzlük değil mi? Bir kaç köşe yazarı dışında bu konu ele alınmamıştır. Denize giren bir mütesettir öğretmene çocuklarının yanında saldırıp boğmaya çalışmak tahammülsüzlük değil midir?
Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın görüşme çağrılarına nezaketen bile olsa karşılık vermemek tahammülsüzlük değil midir? İstediği sonuç çıkmıyor diye millete 'bidon kafalı', 'göbeğini kaşıyan adam' demek tahammülsüzlük değil midir? İş adamalarını 'yeşil sermaye', 'kırmızı sermaye' diye ayırmak tahammülsüzlük değil midir? Medyayı 'yandaş medya' diye suçlamak, 'İslamcı medya' diye tanımlamak tahammülsüzlük değil midir?''
"Farklı renklerin yerleştiği yerlerde hizmet veriyoruz"
Yapılan yanlışları ölçü olarak kabul edip siyasetlerini belirlemediklerinin ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
''Bize yapılan haksızlıkları, yanlışlıkları nazara alarak politika belirlemiyoruz. Ülke böyle yönetilmez, böyle yönetmiyoruz. Biz hep söyledik; 'Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü' anlayışıyla bizi sevsin, sevmesin herkesi kucaklıyoruz. Herkese aynı samimiyetle hizmet ediyoruz. Biz, o farklı renklerin haritalara yerleştirildiği yerlere de hizmet ettiriyoruz. Oranın da yolunu yapıyoruz, oranın da altyapısını yapıyoruz, oraya da hızlı treni getiriyoruz. Eskişehir'de 'Hayır'lar fazla çıktı diye oraya farklı bir muamele uygulamıyoruz. Ne gerekiyorsa, ne yapılması gerekiyorsa hepsini yapıyoruz. Bugün Türkiye'de en fazla kamu yatırımı alan ilimiz Tunceli'dir. Hiçbir ayrıma tabi tutmadık, tutmayacağız. Neden? Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti'nin topraklarıdır o topraklar. 780 bin kilometre karenin her karışına biz bu hizmeti götüreceğiz. Efendim, 'Orada farklı mezhepte insanlar yaşıyor...' Kim yaşarsa yaşasın, yaşayan insandır. Hizmeti götürürüz.''
Tahammül ve hoşgörü konusunu kaşıyanların, milleti sınıflara ayıranların önce dönüp aynaya bakmaları gerektiğini belirten Erdoğan, ''Mesele bu. Biz, kimseyi dışlamadığımız için herkese kapımızı açık tuttuğumuz için herkese hoşgörüyle yaklaştığımız için AK Parti olarak büyüyoruz. Onlar dışladıkları için ittikleri için küçülüyorlar. Biz, sevdiriyoruz, onlar nefret ettiriyorlar. Biz, hoş görüyoruz, onlar hor görüyorlar. Biz, kapıları açıyoruz, onlar kapıları kapatıyorlar. Aramızdaki fark bu. Onlar korku yayıyor, biz ümit aşılıyoruz. Sonra 'Niçin başarısız oluyoruz?' diye soruyorlar. Başarısız oldukça da millete olan öfkeleri artıyor. Millete olan öfkelerini işte bu tür mahalle baskısı iddialarıyla belli kesimlere yöneltmeye çalışıyorlar. 8 yılın ardından hala AK Parti'nin gizli ajandası olduğuna inananlar varsa bizi değil, kendilerini sorgulasınlar'' diye konuştu.
"Kaygısı olan vatandaşlarımızı rahatlatmak, bizim görevimizdir"
''Bugün hala samimiyetimizden şüphesi olanlar, samimiyetimizi test etmek gereği duyanlar varsa, bir 8 yıl öncesinin Türkiye'sine, bir de bugünün Türkiye'sine baksınlar, kararı ondan sonra versinler'' diyen Erdoğan, bugünün Türkiye'sinin 8 yıl öncesinin Türkiye'sine oranla hiç kuşkusuz daha demokratik, daha özgür, daha modern olduğunu söyledi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Bugünün Türkiye'si, geçmişe nazaran birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini çok daha fazla pekiştirmiş, kuvvetlendirmiş Türkiye'dir. Bugünün Türkiye'si düne göre, geleceğe çok daha fazla umutla bakan, 21. yüzyılın bir Türkiye yüzyılı olacağına daha güçlü şekilde inanan bir Türkiye'dir. Bunu bütün dünya biliyor, bütün dünya kabul ediyor. Ama bizdeki bazı çevreler kabul edemiyor.
Bugünün Türkiye'si iç politikasıyla, dış politikasıyla, ekonomisiyle, demokratik standartlarıyla geçmişle kıyas dahi kabul etmeyecek derecede ileri bir Türkiye'dir. Bugün millet iradesi üzerine vesayet kararlarının çöktüğü değil, milletin egemen olduğu bir Türkiye var. Bugün özellikle artık üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğünün olduğu bir Türkiye süreci başlıyor, başladı. Bütün bunlara rağmen hala kaygısı olan vatandaşlarımızın bu kaygısını gidermek benim de teşkilatımın da boynunun borcudur. Kendimizi daha fazla, daha iyi anlatmak için tüm kaygıları, korkuları, endişeleri gidermek için, istismar zeminlerini ortadan kaldırmak için daha fazla çalışacağımızı, daha fazla ter dökeceğimizi burada özellikle belirtmek istiyorum.''