Advertisement

İdlib'deki saldırının ardından Türkiye'nin kapılarını açma kararından sonra telefonlar gelmeye başladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer, bir yük paylaşımına Batı girmezse kapıları açarız dedim. Bunlar bu işi hafife aldılar. Şimdi kapıları açınca telefon telefon üstüne gelmeye başladı. 'Kapıları kapattık, bitti o iş' dedik. Rakam ciddi manada yükseldi" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle;

Türkiye'nin Suriye sınırlarında özellikle İdlib'de tarihi mücadele verdiği şu günlerde gösterdiğiniz birlik ve beraberlik için teşekkür ediyorum.

Burada olan STK'larımıza baktığımızda milletimizin her kesimini temsil ettiğini görüyorum. Türkiye'nin en büyük gücü, bu birliği, beraberliği ve dayanışmasıdır. Bizler böyle yumruk gibi bir arada olduğumuz sürece Allah'ın izniyle bu ülkenin sırtını yere getirebilecek hiçbir güç yoktur.

 

"Kapıları açınca telefon telefon üstüne gelmeye başladı"

Ülkemizi terör örgütleriyle kuşatma, ekonomik tuzaklarla tökezletme peşinde olanlara aradıkları fırsatı vermeyeceğiz. Şunu unutmayalım; şubat ayının başlarında bir süreç başladı. 4 milyona yakın mülteci bizim ülkemizde. Şimdi de 1,5 milyon mülteciyi sınırlarımıza sürmek suretiyle bize bir yük daha getiriyor. Eğer, bir yük paylaşımına Batı girmezse kapıları açarız dedim. Bunlar bu işi hafife aldılar. Şimdi kapıları açınca telefon telefon üstüne gelmeye başladı. 'Kapıları kapattık, bitti o iş' dedik. Rakam ciddi manada yükseldi.

Bu akşam Bulgaristan Cumhurbaşkanı ile bir araya geleceğiz, Şansölye Merkel ile bir araya geleceğiz. 4'lü 5'li bir araya gelelim gibi teklifler var. Sayın Putin ile de bunu değerlendireceğiz. Ateşkesdir, diğer adımlardır bu adımları atar ve neticeye kavuştururuz.

15 Temmuz'un hemen ardından 'Başaramayacaksınız, milletimizi bölemeyeceksiniz, vatanımızı parçalayamacaksınız, bu ülkeye diz çöktüremeyeceksiniz' dedik. Bugün de aynısını söylüyoruz. Bu sabah itibariyle, şu ana kadar 135 tank, 22 zırhlı araç, 45 top, 44 ÇNRA, 5 hava savunma rampası, 12 tanksavar, 29 uçaksavar, 1 İHA, 8 helikopter, 24 zırhlı araç, 9 mühimmat deposu, 2 uçak, 2 füze rampası, 2 bin 557 rejime ait asker ve orada yardımcı onlarla beraber bu mücadelenin içindeki kişiler etkisiz hale getirildi.

"Putin ile gelişmeleri değerlendireceğiz"

Rusya Devlet Başkanı Vladimin Putin ile görüşeceklerini ifade eden Erdoğan, "Gelişmeleri değerlendireceğiz. Temenni ederim ki artık ateşkesi veya diğer adımları atar ve bu işi süratle neticeye kavuştururuz." dedi.

Erdoğan, "15 Temmuz'da başaramadıklarını Suriye üzerinden hayata geçirmeye çalışanları bir kez daha hüsrana uğratmakta kararlıyız." değerlendirmesinde bulundu.

"Çok ağır bedeller ödetiyoruz"

"Yumruk gibi bir arada olduğumuz, duvarın tuğlaları gibi kenetlendiğimiz sürece bu ülkenin sırtını yere getirebilecek güç yok." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her bir şehidimize karşılık onlarca Rejim unsurunu etkisiz hale getirerek, uçağından tankına imha ederek çok ağır bedeller ödetiyoruz. Temennimiz bir an önce bu mücadeleyi zaferle neticelendirerek daha fazla kan dökülmesinin önüne geçmektir. Bunun için sahadaki mücadelemiz yanında tüm diplomatik kanalları kullanıyoruz. Türkiye'nin son 17 yılda diğer alanlarla birlikte savunma sanayisinde kat ettiği mesafe olmasaydı bugün böyle bir mücadeleyi çok daha zor şartlarda yürütmeye çalışıyor olacaktık. Kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan harekatlarımızı icra edebiliyorsak, bugüne kadar döktüğümüz terler, elde ettiğimiz neticeler sayesinde."